Selâmün_aleyküm
  30 Hakkari Tanitim
 
HAKKARİ TARİHİ VE TARİHİ ESERLERİ
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE HAKKARİ

HAKKARİ İLİ TARİH 
Tarihçe Hakkari yöresinin adına ilişkin ilk bilgilere,10.yy da Arap tarih ve coğrafya kaynaklarında rastlanmaktadır. Ünlü Arap tarihçisi
 İbn-i Havkal yöredeki Hakkari (Akar) aşiretinin adına dayanarak Van Gölü’nün güneyine düşen bölgeyi Hakkari’ye (Hakkarilerin Beldesi) adıyla anmaktadır. Hakkari kelimesi güçlü, savaşçı, gücü yetebilen 
anlamlarına gelmektedir.Hakkari aşireti bölgede bu gün de varlığını sürdüren 12 Ertuşi oymağıyla 12 Pinyanişi oymağından oluşmaktadır.Bu gün Hakkari Merkez İlçesine bağlı bir köy ile,Yüksekova ya bağlı Oremar Bucağı’nın bir köyü de yine bu aşiretin adıyla (akar)anılmaktadır.Yöre1536 da Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı topraklarına katılmasından bu yana Hakkari olarak anılmaktadır. Yapılan araştırmalar Hakkari yöresinde M.Ö.100.000-40.000 ile tarihlenen Orta Palaolutik Dönemden başlayarak kısa süreli yerleşmeler olduğunu ortaya koymaktadır.
 Kılıç Kökten 1961 de Yüksekova’ya yaptığı gezi sırasında yöredeki ilk yerleşmelerin bu dönemde olduğu kanısına varmıştır. Hakkari’yi de içine alan Doğu Anadolu’nun yüksek yaylalarında yaşayan insan toplumlarına ilişkin ilk bilgileri M.Ö. 13 YY’a tarihlenen Asur yazıtlar’ ında elde edilmiştir. Asur Kralı 1.Salmanasların bir yazıtında Asur Kralıyla savaşan bazı ülkelerden bahsetmekte ve Uriatri adı ilk kez geçmektedir. Yine Asur yazıtlarında Kralın Uriatri adında 8 ülkeyi ele geçirdiği anlaşılmaktadır. Bu ülkelerin Van Gölü’nün güney doğusundaki dağlık bölgesinde Büyük Zap suyu’nun yukarı vadisinde olduğu sanılmaktadır. Bir başka Asur Yazıtı’nda 
bu bölgeye “Nairi Ülkeleri”(Nehirler Ülkesi)adı verilmektedir. Asur Yazıtları’nda belirtildiğine göre bu dağlık yöredeki topluluklar M.Ö 2000’in İkinci yarısında birbirinden bağımsız beylikleri biçiminde varlıklarını sürdürüyorlar. Bu durum M.Ö 1000’lere değin devam etti. Bunlara göre Van gölü’nün güney doğusundaki dağlık yöre Kia ve Data (Na) adında Krallarca yönetilen bağımsız birimler görünümdedir. Bu Kralların adları Huri kökenlidir. Huriler ise Doğu Anadolu’nun en eski halklarından biridir ve dilleri Urartular’la akrabadır. Adı geçen Habuş Kia Krallarından bazen de Nairi halkların yaşadığı anlaşılmaktadır. Merkezi Urartu 
Krallığı’nın ortaya çıkışı öncesinden bu insanların pek çok beyin yönetimi altında çeşitli aşiretler halinde yaşadıkları anlaşılmaktadır. İlimizde 1997 yılının ilkbaharından merkez gazi mahallesinde bir okulun hafriyatı sırasında bu döneme ait bir oda mezara rastlandı. Prof. Dr. Veli SEVİM başkanlığındaki ekibin çalışmaları sonucunda söz konusu oda mezarın Urartu krallığı öncesine yani beylikler dönemine ait olduğu 
M.Ö.1100 yıllarıyla tarihlenmiştir. 4.15x1.45 metre boylarındaki mezarda 15 kadar insan iskeletine rastlanmıştır. Anadolu Mezopotamya, ve İran üçgeninde yer alan Hakkari konumu ve coğrafi yapısıyla bir çok topluluğun ilgisini çekmiş ve bir çok millete vatan olmuştur. Hakkari, Med, Pers, Selevkos, Abbasi, Selçuklu, Moğol, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı hakimiyetini görmüştür.
 
 HAKKARİ İLİ MEDRESELER
 Medreseler Meydan Medresesi 1984 yılında onarımı yapılan medrese Hakkâri’nin Biçer Mahallesi’nde bulunmaktadır. Medresenin giriş kapısındaki kitabeden 1700-1701 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Hakkâri yöneticilerinden İzzeddin oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Dikdörtgen planlı medrese, avlulu,
 iki katlı medreseler grubuna girmektedir. Yapıya güney cepheden girilmektedir. Avlunun dört yanını iki kat halinde revaklar dolanmaktadır. Alt kattaki revaklar değişik başlık ve şekilleri olan sütunlara ikinci kattakiler ise payelere oturmaktadırlar. Revak gözleri sivri kemerli, bölümleri ise tonoz örtülüdür. Zeynel Bey Medresesi Hakkâri’nin Gülerek Mahallesi’nde bahçeler içinde, bir dere kenarında yer alan ve bugün büyük ölçüde yıkılmış olan medrese Hakkâri beylerinden, Zeynel Bey tarafından yaptırılmıştır. Zeynel Bey’in medreseyi Hakkâri beyliğinde kaldığı 1560-1578 yılları arasında yaptırdığı kuvvetle muhtemeldir. 
HAKKARİ İLİ KALALER 
KALELER Kaleler Bay Kalesi Şehrin güney tarafında ve merkeze 7-8 km. uzaklıkta bulunan kale, deniz seviyesinden 20-25 m. yükseklikte sarp ve kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kaleye hem kuzeyden hem de güney tarafından tırmanmak mümkündür. Mimari dokusu büyük ölçüde tahrip olan kalenin en üst kesiminde moloz taşlar ve horasan harcı ile tutturulmuş duvar izleri mevcuttur. Etrafa dağılmış seramik parçalarından Demir Çağı’ndan Ortaçağ sonlarına kadar burada yerleşimin olduğu anlaşılmaktadır. Tuğla ve seramikler dışında üzerinde harç ve süslemeler olan bir taş parçası ile üzerinde kazınmış ters lale motifleri kalenin diğer kalıntılarını teşkil eder.
 HAKKARİ İLİ MÜZE VE ÖREN YERLERİ
 Müze ve Ören Yerleri Kaya Resimleri Hakkâri’nin batısında yer alan Gevaruk ve Tirşin yaylalarında, kayalar üzerine kazınarak çizilmiş binlerce kaya resmi bulunmuştur. Adeta açık hava müzesi niteliğinde olan ve çok geniş bir alana yayılı bulunan bu zengin resimlerin benzerlerine, doğuda Azerbaycan’da kayalar üzerine çizilen yaklaşık 4.000 adet resimde ve güneyde de Filistin’de kayalar üzerine çizilen yüzlerce kaya resimlerinde rastlanılmaktadır. Gevaruk ve Tirşin yaylalarındaki kaya üstü resimleri yaklaşık olarak M.Ö. 6.000-1.000 yıllarına tarihlenmektedir. Ancak bu resimlerin büyük bir kısmının daha sonraki devirlerde de çizildikleri anlaşılmaktadır. Buradaki tasvirlerin büyük çoğunluğu stilize edilerek yapılmışlardır. Buna karşılık, o devirlerde bölgede yaşayan zengin av hayvanları hakkında yine de küçümsenemeyecek önemli bilgiler vermektedirler.
 Resimlerin büyük bir kısmını, dağ keçileri, bizon ve çeşitli av hayvanları ile avda kullanılan tuzak sahneleri, sihir ile ilgili motifler, stilize edilmiş şekiller mevcuttur. Koç Heykeli Yüksekova ilçe merkezinde bulunan koç heykelinin yan yüzlerinde Gevaruk kaya resimlerindeki motiflere benzer betimlemeler vardır. Dörtte bir kütle biçimindeki heykelde, baş ve ayaklar çıkıntı olarak işlenmiştir. Ön ve arka ayaklar birbirinden yalnızca yarıkla ayrılmıştır ve boynuzları yuvarlak ve oymadır. Yapıtın bir yüzüne koça binmiş eli kargılı bir adam, onun da arkasında ellerinde yuvarlak nesneler tutan dört adam, üç koç, bir kama ve bir silah çizilmiştir. Benzer bir koç heykeli Yüksekova’nın 5 km. güneybatısında bulunan Gagevran köyünde bulunmuştur. Heykelin yöredeki Nasturi kilisesinden söküldüğü sanılmaktadır. Yapıtın üst yüzeyinde mimari bir bütünün parçası olduğunu gösteren kabartma bir bölüm vardır. Dirheler (Dev Evleri)
 Yüksekova ilçesinde yer alan Tirşin Yaylası’nda bulunan dirheler üçü dördü bir arada birbirini koruyabilecek yakınlıkta, yol üstünde, kayalara oyulmuş dev boyutlu yapılardır. Dirhelerin Assur saldırılarına karşı haber alma kuleleri ya da yaylaya çıkılan sürüleri korumak ve yayla güvenliğini korumak için yapılmış küçük savunma kütleleri olduğu sanılmaktadır. Hakkâri Kaledibi Buluntuları (Hakkâri Stelleri) Kaledibi’nde yapılan bir temel hafriyatı sırasında tarihi eserlere rastlanılmış, Yapılan inceleme ve kazı çalışmaları sonucunda, Kaledibi’nde Hakkâri tarihini aydınlatacak özellikte üzerinde insan figürleri işlenmiş 13 stel (mezar taşı) bulunmuştur. Üst kısmı geniş alta doğru da daralarak sivri bir yapıda olan figürlü taşların kenarları kısmen düzeltilmiş arka yüzleri ise kabaca tıraşlanmıştır. Ön yüz tamamen düzeltildikten sonra ya alçak kabartma ya da kazıma tekniğiyle işlenmiş figürlerle doldurulmuştur. Genel olarak stellerin yüzeyine kabaca işlenmiş insan, hayvan ve savaş aleti motifleri vardır. Urartu Mezarlığı Hakkâri merkez, Gazi Mahallesi, Anadolu Lisesi inşaat sahasında ortaya çıkarılan ve M.Ö. 1. bin başlarına tarihlenen bu mezar odası
 Urartu dönemi ve Erken Demir Çağı’ndaki mezarlarla benzerlik göstermektedir. Burada bulunan mezar odası örneklerine Van Karagündüz nekropolü kazılarında rastlanmıştır. Kırmızı Kümbet Mezarlığı Gülereş Baba Mahallesi’nde kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer almaktadır. Zaviye kalıntısının kuzey tarafındaki düzlük kesimde Osmanlı döneminden kalma üzerleri kitabeli, zengin bitkisel ve geometrik desenli mezar taşları mevcuttur. Melik Esed Mezarlığı Biçer Mahallesi’nde Melik Esed Camii’nin batı tarafında hazire şeklindedir. Burada bir kısmı yerinde dikili,
 diğerleri etraftan toplanan 25 tane üzerleri kitabeli ve zengin süslemeli mezar taşı tespit edilmiştir. Çiçek, yaprak ve dal motifleri mezar taşlarının en belirgin süslemeleridir. Kale Altı Mezarlığı Biçer Mahallesi’nde, kalenin doğu kesiminde kalan büyükçe bir mezarlıktır. Bu mezarlığın değişik kesimlerinde 16 adet, çoğu yerlerinden sökülmüş sanatsal özelliğe sahip, üzerleri bitkisel ve geometrik desenlerle bezenmiş mezar taşlarına rastlanmıştır. Bu mezar taşlarından çoğu taşınarak koruma altına alınmıştır.
 HAKKARİ İLİ SARAYLAR 
 Saraylar Kelat Sarayı Şemdinli’ye 17 km. uzaklıktaki eski ilçe merkezinin güneybatısında dere kenarında kurulmuştur. Saray (konak) büyük ölçüde yıkılmış olup halen ayakta kalan iki kemer ve bir duvar bulunmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda, dikdörtgen planlı ve üç katlıdır. Yapının kesin tarihini veren kitabe veya herhangi bir yazılı belge mevcut değildir. Mahalli kaynaklara göre Seyit Ahmet Sıddık tarafından yaptırıldığı belirtilen sarayın günümüze kadar ayakta kalan güney duvarındaki kalıntılardan, cephenin ortada kapı ile bunun
 yanındaki pencereler ile hareketlendirildiği anlaşılmaktadır. İç içe kademelendirme yapan sivri kemerli açıklığa sahip kapı dıştan taşıntılı kuşatma kemeri ile sınırlandırılmıştır. Kayme Sarayı Saray Nehri’ndeki eski yerleşim yerlerinin kuzey tarafında ve bugünkü köy evlerin batısında yer alan iki katlı saray, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir alana oturmaktadır. Günümüzde sarayın kuzey ve batı duvarları ekseriyetle, doğu ve güney duvarları kısmen ayakta kalabilmiş ancak, üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. Yapının zemin ve birinci katları birbirinin aynı, ortada dikdörtgen iki salon ile dörder odadan meydana gelmiştir. Sarayın kuzey ve güney cephelerinde ortalarına açılmış kapılardan girilmekte, odalara hem salondan hem de birbirlerinden geçilmektedir. Yapının yıkılmış doğu cephesi dışındaki kuzey, güney ve batı cephelerinin kapı ve pencerelerle hareketlendirildiği görülmektedir.
Kapının üzerinde üst kata açılan ahşap konstrüksiyonlu bir balkon olduğu anlaşılan açıklık bulunmaktadır. Yine bu cephede tek süsleyici unsur olarak kapı kuşatma kemerinin sağ ve sol üst köşesindeki kitabeler dikkati çekmektedir. Yapının batı cephesi altlı üstlü sekizer pencere ile hareketlendirilmiştir. Güney cephesinde ise sadece kapı ve pencerelerin yerleri belirlenebilmektedir. Sarayın cephelerinde düzgün kesme taş, içteki odaların bölme duvarlarında moloz taş kullanılmıştır. Cephelerindeki düzgün kesme taş işçilik dikkat çekmektedir. 
HAKKARİ İLİ KİLİSELER HAKKARİ
 Kiliseler Hakkâri (Koçanis) Konak Kilisesi Kilise, Hakkâri merkeze 18 km. uzaklıktaki Konak köyünde, genişçe düzlüklerin ve kayalıkların bulunduğu bir vadi içerisinde yer almaktadır. 16,70x8,30 m. dış ölçülere sahip, doğu–batı ekseninde uzanan, güney cephesinin batı köşesine kaydırılmış bir kapı ile girilen kilise köyün doğu tarafına vadiye hâkim noktada doğal kayalık bir platform üzerine kurulmuştur. Kilise iç mekanı iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan birincisi doğrudan dış ile bağlantılı sahın bölümü, ikincisi sahından iki kapı açıklığıyla geçilen doğudaki bema bölümüdür.
 Ayrıca, kuzey tarafa kayalıkların üzerine, biraz yüksekte kalan ve havalandırmaya geçiş sağlayan bir bölüm ilave edilmiştir. Kuzeydeki bölüm dışında yapının dış cephesi tamamıyla düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Kapı, iki renkli taşlarla süslenmiş sivri kemerli girinti içerisine açılmıştır. Cephenin çatıya yakın üst kesiminde batı tarafta sekiz satırlık Nasturi dilinde bir kitabe yerleştirilmiştir. Kilisede biri bu kitabenin altında, diğeri ortaya yakın yerde olmak üzere dairesel şekilde iki güneş saati yer almaktadır. 
 Halil Kilisesi Hakkâri'ye 10 km. mesafede, ana yol kenarındaki Halil mevkiinde bulunmaktadır. Nasturilere ait olan yapının üzerinde kitabe ve süsleme mevcut olmadığından, hangi tarihte kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Kilise doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı ve iki bölümden oluşmaktadır. Batıdaki birinci bölüm daha büyük tutulmuştur. Buraya batı cephesinden bir kapı vasıtasıyla girilmektedir. Bu bölümün üzeri doğu-batı doğrultusunda uzanan beşik tonozla örtülmüş ve duvarlara dolap nişleri açılmıştır. 
 Doğudaki ikinci bölüme daha büyük olan birinci bölümden iki kapı vasıtasıyla geçilmektedir. Oda kuzey-güney istikametinde dikdörtgen biçimli ve tonoz örtülüdür. Bu bölümün doğu duvarına ve kapı eksenine gelecek şekilde sivri kemerli bir niş yerleştirilmiştir. Yan duvarlarda dolap nişleri bulunmaktadır. Yapının tamamında taş kullanılmış olup, dış cephelerde düzgün sıralı kaba taşlar dikkati çekmektedir. Yapı oldukça sağlam toprak bir dam ile kapatılmıştır. Derav Kilisesi Zap Vadisi’nde, Üzümcü köyünün ilerisinde, Derav mevkiinde bulunmaktadır. Zap Suyu’nun karşı tarafındaki sırtta, eğimli bir arazide kurulmuştur. Nasturilere ait olduğu kabul edilen yapının üzerinde kitabe veya süsleme olmadığından yapının tarihi ve dönemi bilinmemektedir. 
Oldukça küçük olan yapının batı doğrultusuna uzanan dikdörtgen bir planı vardır. İki odadan oluşan kilisenin dikdörtgen planlı odasının üzeri beşik tonozla örtülüdür. Batı tarafı açılmış ve mazgal pencerelerden yapı aydınlatılmıştır. İkinci odaya, buradan sivri kemer açıklıklı iki demir kapıdan girilmektedir. Burası da dikdörtgen planlı ve beşik tonoz ile örtülüdür. Doğu tarafından da beşik tonozlu kayalıklara oturmaktadır. İki yan duvarına dolap nişleri açılmıştır.
Yapının tamamı moloz taşlar ve kayalardan yapılmıştır. Dıştan üzeri toprakla örtülüdür ve duvarları yer yer yıkılmıştır. Buna rağmen sağlam bir görünümü vardır. Gagevran Köyü Kilisesi Derav Vadisi, Gagevran köyü yakınlarında 2. yüzyıldan kalma kayalara oyulmuş kiliseler vardır. Duvarlar içten nişler ve Hz. İsa’nın yaşamını konu alan fresklerle süslüdür. 
HAKKARİ İLİ MEZARLIKLAR
 Mezarlıklar Urartu Mezarlığı Hakkâri merkez, Gazi Mahallesi, Anadolu Lisesi inşaat sahasında ortaya çıkarılan ve M.Ö. 1. bin başlarına tarihlenen bu mezar odası Urartu dönemi ve Erken Demir Çağı’ndaki mezarlarla benzerlik göstermektedir. Burada bulunan mezar odası örneklerine Van Karagündüz nekropolü kazılarında rastlanmıştır. Kırmızı Kümbet Mezarlığı Gülereş Baba Mahallesi’nde kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer almaktadır. 
Zaviye kalıntısının kuzey tarafındaki düzlük kesimde Osmanlı döneminden kalma üzerleri kitabeli, zengin bitkisel ve geometrik desenli mezar taşları mevcuttur. Melik Esed Mezarlığı Biçer Mahallesi’nde Melik Esed Camii’nin batı tarafında hazire şeklindedir. Burada bir kısmı yerinde dikili, diğerleri etraftan toplanan 25 tane üzerleri kitabeli ve zengin süslemeli mezar taşı tespit edilmiştir. Çiçek, yaprak ve dal motifleri mezar taşlarının en belirgin süslemeleridir. Kale Altı Mezarlığı Biçer Mahallesi’nde, kalenin doğu kesiminde kalan büyükçe bir mezarlıktır. Bu mezarlığın değişik kesimlerinde 16 adet, çoğu yerlerinden sökülmüş sanatsal özelliğe sahip, üzerleri bitkisel ve geometrik desenlerle bezenmiş mezar taşlarına rastlanmıştır. Bu mezar taşlarından çoğu taşınarak koruma altına alınmıştır
. HAKKARİ İLİ KÖPRÜLER 
Köprüler Taş Köprü Şemdinli ilçe merkezine 12 km. ve Nehri köyüne 4 km. mesafede bulunan köprü Şemdinli Deresi üzerinde kurulmuştur. Yüksek dağların arasında derin bir vadide yer alan, kuzey-güney istikametinde tek açıklık halindeki köprünün her iki ayağı da kayalıklara oturmaktadır. Köprünün yüksekliği 11 m., uzunluğu ise 21 m. olup tek gözlü ve yolu eğimli köprüler grubuna girmektedir. HAKKARİ
 Diğer Gezilecek Yerler Kaya Resimleri Araştırmacı Muvaffak Uyanık, Hakkari bölgesinin batısında yer alan "Geveruk" ve "Tirşin" yaylalarında, kayalar üzerine kazınarak çizilmiş binlerce kaya resmi bulmuştur.
 HAKKÂRİ’NİN KÜLTÜREL MİRASI
 1- BAY KALESİ
 Şehrin güney tarafında, merkeze 7-8 km uzaklıkta bulunmaktadır. Kale denizden 2025 m yüksekliktedir, sar ve dik kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kaleye hem kuzey taraftan, hem de güney taraftan tırmanarak çıkmak mümkündür.Günümüzde kuzey tarafına yarıya kadar araba için yol açılmış olup,bundan sonrası tırmanma yoludur. Bu kesimde kayalıklara basamaklar açılarak merdivenler oluşturulmuştur. Bunlar çıkışı kolaylaştırmaktadır. Kalede mimari doku büyük ölçüde tahrip olduğundan, bunları tam olarak ortaya kuymak mümkün olmamıştır.
 Ancak en üst kesimde doğu batı doğrultusunda moloz taşlar ve Horasan harcıyla tutturulmuş duvar izlerine rastlanılmıştır. Etrafa dağılmış seramik parçalarından demir çağından itibaren Orta çağ sonuna kadar burada yerleşimin olduğu izlenilebilmektedir. Tuğla ve seramikler dışında, üzerinde haç ve süslemeler olan bir taş parçası ile kaya üzerinde kazınmış ter lala şeklindeki motifler kalenin diğer kalıntılarını teşkil etmektedir. Tarihi kaynaklarda Hakkâri Beylerinden Malik Bey’in Bay Kalesi’nde hüküm sürdüğü belirtilmesi Hakkâri tarihinde buranın önemini ortaya koymaktadır.
 2- ÇÖLEMERİK KALESİ
 Hakkari’nin merkezinde kuzey-güney doğusunda uzanan, yüksekliği yaklaşık 100-200 m civarında bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kaleden günümüze birkaç, mahzen ve az duvar kalıntısı kalmıştır. Bu nedenle mimari dokusu hakkında bir fikir ileri sürmek mümkün olmamıştır. Ancak gerek Evliya Çelebi’den ve gerekse diğer tarihi kaynaklardan
”ÇÖLEMERİK KALESİ ”
nin mevcudiyeti belirlenebilmektedir.
 3- ZEYNELBEY MEDRESESİ
 Medrese, Hakkâri’nin Gülereş Baba Mahallesi’nde bahçeler arasında dere kenarında yer almaktadır. Bugün büyük ölçüde yıkılmış olan medrese Hakkâri Beylerinden aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman ve II. Selim’in mazhariyetine nail olmuş, Zeynel Bey tarafından yapılmıştır. Zeynel Bey,1560–1580 tarihleri arasında Hakkâri Beyliği’nde kalmıştır. Muhtemelen Medreseyi bu tarihler arasında yaptırmış olmalıdır. İranlılarla yapılan bir savaş sırasında 1585 tarihinde Marend’de şehit düşen Zeynel Bey’in naşı 1587 de Çölemerik’e nakledilerek kendi yaptırdığı medresenin avlusuna gömülmüştür.
 Medrese Kuzey-güney doğrultusunda 22.20x17.20 m Ölçülerinde dikdörtgen bir alana oturulmaktadır. Bu gün büyük ölçüde yıkıldığından kazı ve temizlik yapmadan planını tam olarak ortaya koymak mümkün olmamıştır. Ancak ortada bir avlu ve bunu dört tarafında sıralanan medrese odaları anlaşılabilmektedir. Kuzey cephenin ortasından avluya girilmekte, giriş bölümünün iki bölümünde köşelerde birer oda yer almaktadır. Bunlardan kuzey batıdaki Zeynel Bey mezarının bulunduğu oda olabilir. Ayrıca medresenin etrafında bazı süslemeli mimari parçalar ile birçoğu kırılmış mezar taşlarına rastlanılmıştır. Medresenin kazı ve restorasyon yapılması durumunda, Hakkari önemli bir yapısına daha kavuşmuş olacaktır.
 4- MEYDAN MEDRESESİ
 Hakkâri Biçer mahallesinde bulunmaktadır. Vakıflar genel müdürlüğü tarafından 1984 yapılan onarımdan sonra, sağlam ve ayaktadır. Medrese giriş kapısı üzerindeki kitabesinden H.1112,M. 1700–1701 tarihinde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kitabede kim tarafından yaptırıldığı belirtilmemekle beraber, Hakkâri hükümeti( Sancağı) nın o yıllardaki yöneticisi olan İzzeddin oğlu İbrahim bey tarafından yapılmış olabilir. Medrese 23.40 mx18.25m dış ölçülere sahip, kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Avlulu, iki kapı ve iki kanatlı medreseler gurubuna girmektedir.
Yapıya güney cephenin ortasındaki bir kapı vasıtasıyla girmektedir. Avlunun dört yanını iki kat halinde revaklar bulunmaktadır. Alt kat revakları değişik şekillerle başlık ve kaideleri olan sütunlara, ikinci kattakiler ise payelerle oturmaktadır. Revak gözleri sivri kemerli, bölümleri ise tonoz örtülüdür. Kapının üst kesimine dikdörtgen kitabe yerleştirilmiştir. Kitabe, mermer üzerine işlemiştir diğer cepheler, alt ve üst katlara açılmış pencereler dışında oldukça hareketsizdir. Meydan medresesi, anıtsal yapısı düzgün kesme taş işçiliği, içteki revaklı avlusu, kapısındaki süslemeleri ve iki katlı planıyla Hakkâri’nin günümüze sağlam olarak gelmiş tek ve en önemli anıtsal yapısıdır. Bunun aslına uygun restorasyonu gerçekleştirilerek müze olarak kullanıma ve ziyaretçilere açılması Hakkâri’ye kültürel katkı sağlayacaktır.
 5- ÜZÜMCÜ KÖYÜ ŞEYH ALİ CAMİİ
 Hakkari merkeze bağlı üzümcü köyünün içerisinde yer almaktadır. Merkeze 25 km uzaklıktaki köyü, Çukurca-Hakkari karayolundan 1 km lik stabilize bir yol ile ulaşılmaktadır. Cami batıdan doğuya doğru eyim yapan bir araziye kurulmuştur. Aslında yapının üç katlı olduğu ve bu üç katın değişik fonksiyonları içerdiği anlaşılmıştır. Bu durumda zemin kat zaviye, orta birinci kat medrese, üst ikinci kat cami olarak düzenlenmiştir. Hem camii, hem medrese, hem de tarikat yapısı özelliği ile üç fonksiyonlu bir yapıdır. Özellikle yörede caminin az bulunması nedeniyle, bir Müslüman yerleşmesini işaret eden ve 1700’ lerde yapıldığı tahmin edilen ve halen ziyaret edilen bir yapı olması önemini artırmaktadır
. 6- KIZIL KÜMBET ZAVİYESİ
 Gülereşbaba mahallesinde, mezarlığın bulunduğu sırtın güney tarafından yer almaktadır. Gönümüzde yapı oldukça harap ve yıkılmış haldedir. Kalan duvar kalıntılarında planının belirlemek mümkün olmuştur. Yapı doğu batı doğrultusunda dikdörtgen planlı olup, 16.50x11.80m dış ölçülere sahiptir. Yapıya batı cephesinin kuzey köşesinden bir kapıyla girilmektedir. Buradan doğuya doğru genişleyen bir hole geçilmektedir. Bundan başka, kapılar hole açılan, doğu ve güney tarafında dört oda yer almaktadır. Bu odalar kare ve dikdörtgen külemalı bir özellik taşımaktadır.
 7-KOÇHANİS KİLİSESİ(KONAK)
 Kilisenin bulunduğu konak köyü, Hakkari merkeze 18 km uzaklıkta ve şehrin kuzey tarafında kalmaktadır. Doğu batı yönünde uzanan ve içerisinde genişçe düzlüklerin ve kavaklıkların bulunduğu bir vadi içerisindedir.1996 yılından beri köy meskun değildir.
 Köye ulaşım kuzeybatıdan Berçelan yaylası eteklerinden stabilize bir yol il sağlanmaktadır. Kilise köyün doğu tarafına vadiye hakim noktada doğal kayalık bir platform üzerine kurulmuştur.16.70x8.30m dış ölçülere sahip, doğu-batı ekseninde dikdörtgen planlı bir yapıdır.
 8- HELİL KİLİSESİ
 Hakkâri’ye 10 km mesafede anayol kenarındaki Helil mevkiinde bulunmaktadır. Nasturilere ait olan yapının üzerinde kitabe ve süsleme mevcut olmadığından, herhangi tarihte ve kin tarafından yaptırıldığı belirlenememiştir. Kilise 6.70x13.70m dış ölçülere sahip, doğu batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı ve iki bölümden oluşmaktadır. Yapının tamamında taş malzeme kullanılmış olup, dış cephelerde düzgün sıralı kaba yonu taşlar görülmektedir. Yapı oldukça sağlam dıştan düz toprak dam örtülüdür.
 İNANÇ TURİZMİ
 1- HZ.SÜLEYMAN CAMİSİ
 Hakkâri ili Çukurca ilçesi yol güzergahında Tiyar vadisinde Meşeli köyünde bulunan ve Süleyman Peygambere ait olduğu rivayet edilen türbe yerli ve yabancı ziyaretçilerin önemli uğrak yerlerinden biridir.
 2-SEYYİT TAHA-İ HAKKÂRİ MEZARI
 Şemdinli ilçesi Bağlar köyü’nde bulunmaktadır.18.yy’ da yaşamış büyük evliyalardandır. Şeyh Abdulkadir Geylani’nin 11. torunudur. Mevlana Halid-i Bağdadi Hazretlerinin talebelerindendir. Mezarının bulunduğu Bağlar Köyü yurt içi ve yurt dışından gelen sevenleriyle sürekli dolup taşmaktadır. Şeyh Abdulkadir-i Geylani Hazretlerinin on birinci kuşaktan torunu olan Seyit Taha 18. asırda Anadolu da yaşamış en büyük ilim ve tasavvuf alimlerindedir.
 Bağdat, Süleymaniye, Kerkük ve Erbil gibi zamanın ilim ve kültür merkezlerinden şöhretli alimlerden tefsir, hadis, fıkıh gibi zahiri ilimlerle zamanın fen ve edebiyat ilimlerini öğrendi. Seyyid Taha-i Hakkari 13.hicri asrın müceddidi olarak kabul edilen Mevlana Halid-i Bağdadi’nin yanında seksen(80)gün özel bir öğretim geçirdikten sonra kırk iki (42)yıl ilim talebelerine ve hak aşıklarına dersler verdi, insanları irşat etti. O tarihlerde Nehri (Bağlar) 16000 civarında nüfus barındırıyordu. Cami, Medrese, han, hamam, çarşı, dükkan, değirmen vb. yerleşim üniteleriyle nehri, Şemdinli bölgesinin merkezi durumundaydı.
 Seyit Taha-i Hakkâri 1853 tarihinde Bağlar(Nehri) köyünde vefat etti ve aynı yerde defnedildi. Ziyaretçilerden birisi de ta İstanbul’dan gelerek kendisini ziyaret eden ünlü mütefekkir Şair Necip Fazıl Kısakürek’tir. “Şayet burada ölürsem beni Seyit Taha’nın yanında defnedin”diye vasiyet eden ünlü şair,”Çile” kitabında şu beyte yer vermiştir :” “İçtim Şemdinli dağlarının nur çeşmesinden Kurtuldum akreplerin ruhumu deşmesinden” diyerek Nehri’nin manevi güzelliğine dikkat çekmiştir.

 3-ŞEYH ALİ TÜRBESİ
 Merkez üzümcü köyü’nde bulunmaktadır. Şeyh Abdulkadir Geylani Hazretlerinin Hocası olduğu rivayet edilmektedir. Mezarı kendi adını taşıyan caminin hücresindedir.
 4- ŞEYH NAZIR TÜRBESİ
 Merkez Durankaya Beldesindedir. Her yıl, Şehit edildiği gün olan 28 Temmuzda türbesi ziyaretçi akınına uğramaktadır. Bizanslılar döneminde Yöreyi fetheden İslam ordularının başındaki komutanlardan olu burada şehit olduğu rivayet edilmektedir.
 5- ŞEYH MUSA TÜRBESİ
 Merkez ışık köyündedir. Kendi adını taşıyan caminin hücresindedir. Şeyh Abdulkadir Geylani Hazretlerinin babası Musa Cengi Dost olduğu rivayet edilmektedir.
 6- ŞEYH İSMAİL TÜRBESİ
 Çukurca ilçesi Narlı köyündedir. Türbesi yöre halkı tarafından ziyaret edilen ve saygı duyulan önemli bir ziyaretgâhtır.
 7- SEYYİT ABDULLAH TÜRBESİ
 Seyit Taha-i Hakkâri’nin amcasıdır. Türbesi Şemdinli Bağlar köyünde bulunmaktadır.
 8- GÜLEREŞ BABA TÜRBESİ
 Hakkâri Merkez Biçer Mahallesi’nde bulunmaktadır. Türbesi kendi adını taşıyan caminin bahçesindedir. Yılın 365 günü ziyaret edilen önemli bir ziyaretgâhtır.                                                                                                    

 HAKKÂRİ VE BAĞLI İLÇELER HAKKÂRİ MERKEZ İLÇESİ
 Merkez ilçe Zap vadisinin 3 km kadar batısında, yükseklikleri 3500 ile 4000 metreyi bulan Reşko, Cilo, Karadağ ve Sümbül dağları ile çevrili bir alanda yar almaktadır. Bu alanın yüksekliği 1600 ile 1700 metredir. Merkez ilçe güneyde Çukurca üzerinden Irak’a, Yüksekova ilçesinden İran’a ve Başkalı üzerinden Van’a giden yollarla çevre illere ve komşu ülkelere bağlanmaktadır. Merkez ilçenin 2000 yılı sayımına göre toplam nüfusu 77.532 kişidir. Bu nüfusun 58.145 kişisi ilçe merkezinde, 19.387 kişisi de köylerde yaşamaktadır. İlçe merkezine bağlı Durankaya adında bir beldesi ile 34 köy ve 138 mezra bulunmaktadır. Yüzölçümü 7121 metre karedir. Doğuna İran, güneyde Irak devletleri ile komşudur. Ülke içindeki sınırlarımızda ise kuzeyde Van ilinin Başkale, Gürpınar ve Çatak ilçeleri, batı sınırımızda da Şırnak ilinin Uludere ve Beytüşşebap ilçeleri ile sınır komşuluğumuz vardır. Kışı erken gelir ve geç biter. Çok kar yağar. Yazları kısa sürer, sıcak ve kurak geçer.
 ÇUKURCA İLÇESİ
 İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle, ilçe, Urartu uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini Mir denilen dini, siyasi, askeri otoritesi olan kişiler eliyle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca, İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. Selçuklulardan sonra Osmanlı döneminde Hakkâri Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-Çal adıyla kaza teşkilatı kurularak Van sancağına, 1890 yılında ise; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkâri Beyliğine bağlanmıştır. Birinci dünya savaşında Ruslar ve Nasuriler Çukurca’yı yakıp, yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca 1926 yılında Ankara Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisine alınmış ve 1953 yılında ilçe yapılmıştır. Eski adı Çal olan Çukurca Irak sınırının sıfır noktasında 480 km2 yüzölçümüne sahiptir. Doğuda Yüksekova, batıda Şırnak kuzeyde Hakkâri Merkez ilçe ve güneyde Irak devletiyle çevrili bir ilçedir. İlçede 16. Yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel bir örneği olan Emirşaban Medresesi vardır.
 ŞEMDİNLİ İLÇESİ
 Şemdinli’nin, tarih çağına Sümerler ve Akad’lar la girdiği savaş sonunda hâkimiyet kuran Urartular ve Asurlar bölgede uzun süre yaşamışlardır. Hz. Ömer devrinde İslam orduları bu bölgeyi Müslüman bölgesine katmıştır. Yavuz Sultan Selimin 1514 yılında Çaldıran zaferinden sonra Osmanlı egemenliğine girmiştir.Rusların 1853 yılında Türklere savaş açması sonucunda, Dağıstanlı Şeyh Şamil ile işbirliği yapan Şemdinli’li Seyit Taha düşmana karşı cihad ilan etmiştir. Dört defa Rus işgaline maruz kalmıştır. 1926 yılında yapılan Ankara Antlaşması ile Musul ve Hakkâri’nin 5 bölgesi sınır dışı kaldı. Nihayet Çölemerik (Hakkâri), Gever (Yüksekova), Şemdinan (Şemdinli) ilçelerinden meydana gelen Hakkâri vilayeti kuruldu. Cumhuriyet döneminde bir süre Van vilayeti içinde kaldı. 4 Ocak 1936 tarihinde Hakkâri vilayet olunca Şemdinli de tekrar Hakkâri’ye bağlandı. Derecik adıyla bir beldesi mevcuttur. Tarihi taş köprü, Kayme Sarayı, Kelat Sarayı ve Kara Kilisesi gibi tarihi ve turistik yerleri mevcuttur. Seyit Taha-i Hakkâri Hazretleri isimli zat bu ilçenin Nehri köyünde meftundur.
 YÜKSEKOVA İLÇESİ
 Yüksekova’nın tarihi M.Ö. 7000’lere değin uzandığı kesin olarak bilinmektedir. Geverok vadisinde kayalara kazılmış bini aşkın resim bulunmuştur. Bu resimler yapısal özellikleri nedeniyle neolotik dönemde tarihlenmektedir. M.Ö. 1000’de ise yörede Urartu uygarlığı yaşamıştır. Eski adı Gever olan Yüksekova Kanuni Sultan Süleyman’ın egemenlik yıllarında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Birinci dünya savaşında Ruslar Yüksekova’yı işgal etmiştir.
 5 Mayıs 1919’da yerli milis kuvvetleri ve şanlı ordumuz tarafından Yüksekova kurtarılınca isyancı Nasturiler Urumiye bölgesine çekildiler. 19. yüzyılda Van vilayetine bağlı Hakkâri Livasının kazası olan Yüksekova 1936’da ilçe konumuna getirilmiştir. İlçe merkezinin eski adı Dize’dir. Yüksekova ilçesi doğuda İran devleti ve Şemdinli ilçesi, güneyde Irak devleti, batıda Çukurca ilçesi ve Hakkari ili, kuzeyde Van ilinin Başkale ilçesi ve İran devleti ile çevrili ilimizin bir Serhat ilçesidir. Esendere ve Büyük Çiftlik adında iki beldesi mevcuttur.
 HAKKARİYE ULAŞIM OTO İLE HAKKÂRİ’YE ULAŞIM
 Van - Hakkari arası yaklaşık 210 km dır. Yolu asfalttır ve güzeldir. Bu yüzden hiç endişe etmenize gerek yok. Erzurum-Ağrı istikametinden Erciş üzeri Van'a geldikten sonra İpek yolunu takip ediyorsunuz. Van'ın sembolü olan büyük beyaz bir kedi heykeli gördüğünüz göbekten İran-Hakkâri yazan tabelayı görürsünüz. Bu istikamette ilerlerlerseniz Van Gölü, Star Vantur otobüslerinin şubelerini göreceğiniz dört yoldan sağa döndüğünüzde sizi Hakkâri’ye ulaştıracak yolun üzerindesiniz demektir. Diyarbakır-Bitlis-Tatvan veya Elazığ-Bingöl-Muş-Tatvan güzergâhından Vana geliyorsanız. Van'ın Gevaş ilçesini geçtikten sonra karşınıza üç yol çıkacaktır. Bu göbekten sola dönmeden dümdüz ilerlerseniz Van'a girmeden direk Hakkari yoluna çıkarsınız.
Yani en azından bir 20-30 km kazançlı olursunuz. Bu yolun üzerinde Van'ın şirin bir ilçesi olan Gürpınar'dan geçeceksiniz. Unutmadan söyleyeyim yol boyunca çok muhteşem manzaralarla ve şimdiye kadar görmediğiniz güzellikte bir çevreyle karşılaşacağınızdan yanınıza fotoğraf makinenizi almayı unutmayın. Yaklaşık 20 km sonra Zernek barajı civarında olursunuz. Yol virajlı ve tepeli olduğundan biraz dikkatli olmanızda fayda var. Göl kenarında özellikle bahar ve yaz aylarında balıkçıların taze yakaladıkları tatlı su balıklarından alabilirsiniz. Daha sonra Hoşap ilçesi gelir. Bu ilçeyi de geçtikten sonra Başkale ilçesine doğru yol alırsınız. Ancak 2710 m rakımlı ve 33 virajlar denilen çetin bir rampa sizi bekliyor.
 Eğer yaz aylarında seyahat ediyorsanız sorun yok ancak kış ayları ise mutlaka zincir takmanız gerekiyor. Güzeldere geçidinden sonra Başkale ilçesine ulaşırsınız. Başkale hemen hemen Hakkari ile Van'ın ortası sayılabilecek bir yer. yani yaklaşık 90 km yolunuz kaldı. Biraz sabredin daha bir şey görmediniz. Başkale’den sonra Türkiye'nin en derin ve en uzun vadisine gireceksiniz. Gerçekten doğal manzaralar muhteşem. Hakkari'ye kadar yolda Zap nehri size arkadaşlık edecektir. İlk tünelden geçtikten sonra sağ tarafınızda Zap'a dökülen bembeyaz , gür bir akarsu göreceksiniz. Yazları genelde mesire yeri olarak kullanılan Kırıkdağdır.
 Ve o gür su da Cilo dağlarından gelmektedir. Bir tüneli daha geçip Hakkari yol ayrımına geleceksiniz. Bundan sonra kısa bir tırmanış var. (Uzundere geçidine göre). Ve son keskin virajı aldıktan sonra karşınızda her tarafı muhteşem dağlar ve doğal güzellikleri olan "Dağların kenti Hakkari" ye gelmiş bulunuyorsunuz. Hoş Geldiniz. Şırnak üzeri de Hakkari'ye gelebilirsiniz. Ancak bu yol Van yoluna göre birazcık bakımsız ve virajlı olduğundan dolayı eğer mümkünse kullanmamanızı tavsiye ederiz
 OTOBÜS İLE HAKKARİ'YE
 Hakkari'nin şimdilik kendi otobüs firması olmadığından dolayı Hakkari'ye Van aktarmalı olarak geleceksiniz. Best Van Tur ve Van gölü firmaları Hakkari ve Yüksekova'ya seferler yapmaktadır. Her gün Hakkari'den ve Van'dan sabah saat 8 de öğlen 12-13 te ve akşam saat 17 de çalışmaktadırlar. Bunun dışında Yüksekova'ya giden herhangi bir taşıtla Hakkari'ye 40 km kala yol ayrımında inip otostoplan Hakkari'ye gelmenizde mümkün.
UÇAK İLE HAKKARİ'YE ULAŞIM
 Uçak Van havaalanına kadar gelecektir. Havaalanına indikten sonra Van otobüs terminaline gidin. Hakkari Van arası seyahat eden Van Gölü, Star Van Tur, Van Seyahat firmalarından biriyle Hakkari'ye gelebilirsiniz. Bu firmaların otobüsleri sabah 8,13 ve akşam 17'de Van'dan hareket etmektedir. Van'a saat 17'den önce gelmeye çalışın. Aksi takdirde otobüs bulamayabilirsiniz. Hakkari-Van arası 205 kilo metredir ve otobüsle yaklaşık
HAKKARİ İLİ YÜKSEKOVA İLÇESİ
YÜKSEKOVA İLÇE TANITIM

YÜKSEKOVA İLÇE TARİH
 TARİHÇE Tarihi bir kent olan Yüksekova'da sürekli yerleşimin M.Ö.7000'lere değin uzandığı kesin olarak bilinmektedir. M.Ö.1000'de ise yörede Urartu Uygarlığı yaşanmıştır. Eski adı Gever olan Yüksekova, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı topraklarına katılmıştır. 
 Yüksekova I.Dünya Savaşı sonunda Rus işgaline uğramış, ilçenin milis kuvvetleri ve ordunun başarısı sonucu 5 Mayıs 1918'de düşman işgalinden kurtulmuştur. 19.yy'da Van Vilayetine bağlı Hakkari Livası'nın kazası olan Yüksekova 1936'da ilçe durumuna getirilmiştir. İlçe merkezin eski adı Dize'dir. Yüksekova'nın toplam nüfusu 2000 yılı sayımına göre 102,039 kişidir. Bu nüfusun 59,662'si ilçe merkezinde, 42,377'i ise köylerde yaşamaktadır. Nüfus artışı diğer yerleşim yerlerine göre yüksektir. Yüksekova İlçesinin yüzölçümü 2291 km2'dir. Coğrafi yapı olarak iki kısma ayrılır. Ova kısmı 200.000 dekardır, bu kısmın 30.000 dekarı bataklıktır. İkinci kısmı ise dağlıktır. Yüksekova'nın rakımı 1950 m 'dir. İklimi karasal iklim özelliğine sahiptir. Kışları sert ve uzundur. Ekin ayı sonunda düşen kar Nisan ayı sonuna kalkmaktadır. Yüksekova'ya bağlı 49 köy köylere bağlı 106 mezra bulunmaktadır.
 Ancak terör nedeniyle köy ve mezralardaki nüfusun büyük çoğunluğunu ilçe merkezine göz etmiştir. İlçede göç nedeniyle işsizlik sorunu yaşanmaktadır. Geçim kaynağı hayvancılığa, özellikle de küçük baş hayvancılığa dayanmaktadır. Tarımsal üretim çok azdır. İlçede iki adet un fabrikası ile bir adet süt ve süt ürünleri fabrikası bulunmaktadır. Tarihi eser olarak Urartu Uygarlığının en kalıcı kanıtları ünlü "Ordu Yolu"dur. Bu yol Yüksekova Kelişin Geçitin'den Van'a uzanmaktadır. Ordu yolu üzerindeki Keleşin ve Topzava Stelleri anıtları üzerinde Urartu diliyle yazılmış yazıtlar vardır ki bu Uygarlıkla ilgili doğrudan bilgiler bu yazıtlardan elde edilmiştir. 
Büyükçiftlik Beldesi (Hıravat) kalıntıları; Yüksekova'nın batısında Aviş deresi ağzında büyük bir kent ve kale kalıntısıdır. Buranın önemli Urartu kentlerinden Musaşir olduğu sanılmaktadır. Ayrıca Derav Vadisi Gagevran Köy yakınlarında 11.yy'da kayalara oyulmuş kiliseler vardır. Duvarları içten, nişler ve Hz.İsa'nın yaşamını konu alan freskolarla süslüdür. İlçe Merkezine uzaklığı 80 km .dir GEVEROK vadisinde CİE HANDEV ADE Tepesinde kayalara kazılmış bini aşkın resim bulunmuştur. Bu resirnler yapısal özellikleri nedeniyle NEOLOTİK dönemle tarihlenmektedir. M.Ö lOOO'de ise yörede URARTU uygarlığı yaşanmıştır. Bu uygarlığın en kalıcı izleri ise İlçe sınırları içindeki ünlü ORDU yoludur. Bu yol, URARTU krallığının Van Gölü kıyısındaki merkezi 
TUŞBA'dan (Van İlinin eski ismi)başlayıp CİLO Dağlarına değin uzanmaktadır. GELYAŞİN ve TOPUZAVA anıtları üzerinde URARTU dili ile yazılmış yazıtlar vardır ki; bu uygarlıkla ilgili en doğrudan bilgiler bu yazıtlardan elde edilmiştir. Büyükçiftlik (Hırvata) Köyü kalıntıları, Yüksekova'nın batısında Orışe deresi ağzındaki büyük bir kent ve kale kalıntısıdır. Burası Urartu'nun önemli kentlerinden Musaşir olduğu sanılmaktadır. Eski adı GEVER olan Yüksekova Kanuni Sultan Süleyman'ın egemenlik yıllarında Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1. Dünya savaşında Ruslar Yüksekova'yı işgal ettiler. (24 Mayıs 1915) Nasturi liderlerinde Marşemonu HOY'a' götürdüler. Onun aracılığı ile bütün Nasturileri ayaklandırarak Türk ordusuna karşı kullandılar. 1915'te bölgedeki Müslüman halk Rus ve Nasturi zulmünden kaçarak dağıldılar. 5 Mayıs 1919'da yerli milis kuvvetleri ve şanlı ordumuz tarafından Yüksekova kurtarılınca isyancı Nasturiler, Urumiye (İran'ın Yüksekova'ya komşu olan ili) bölgesine çekildiler. 19. Yüzyılda Van vilayetine bağlı Hakkari livasının kazası olan Yüksekova 1936'da ilçe konumuna getirilmiştir. İlçe Merkezinin eski adı Dize'dir. 
YÜKSEKOVA İLÇE COĞRAFYA
 COĞRAFİ YAPI 
 Yüksekova ilçesi doğuda İran devleti ve Şemdinli ilçesi, güneyde Irak devleti, batıda Çukurca ilçesi ve Hakkari ili, kuzeyde Van ilinin Başkale ilçesi ve İran devleti ile çevrili ülkemizin bir serhat ilçesidir. Yüzölçümü 2291 kilometrekare olup Hakkari iline uzaklığı 80 km 'dir Etrafı dağlarla çevrili olan ilçemizin rakımı 1950 m 'dir. Batısında Cilo dağı, kuzeyde Mor dağı doğusunda İran sınır dağları güneyinde Cilo dağlarının uzantısı olan Sipiriz sıra dağlarıyla çevrilidir. Yüksekova ilçesi bir çöküntü alanıdır. Ovanın kenarında büyük Zap nehrinin bir kolu olan Nehil çayı akmaktadır. Yüksekova'nın yüksek dağlarında bazı buzul ve sirk gölleri vardır. Bu göller daha çok Cilo ve Sat dağlarındadır. CİLO DAĞI (REŞKO) 4168 M DİLEZİ 3250 M KELEMERİ 3084 M MOR DAĞI 3810
 M ORAMAR 3302 M KORAN 3396 M SAT DAĞI 3300 M ŞERRAZİ 112 M VADİNASUR 3250 M Yüksekova ilçesi 42-10 ve 44-50 boylamları 36-57 ve 37-48 kuzey enlemleri arasında yer almaktadır. Yüksekova ovasının genişliği 15km ve uzunluğu 40 km 'dir .Zengin alüvyon topraklara sahip olmasına rağmen ağaç ve meyve yetiştiriciliği olumsuz iklim şartları sebebiyle çok azdır. Gece-gündüz ile mevsimler arasında büyük sıcaklık farkı; tarımdan çok, gür çayır ve meralarla hayvancılığa zemin hazırlamıştır. En büyük platosu Kandil Yaylası, Armutdüzü çevresidir. En büyük vadisi Yüksekova'dan geçen Zap'ın bir kolu olan Nehil ırmağı vadisidir. Yüksekova'daki yaylalar ekonomik hayata yön vermiş ve özellikle hayvancılığı ön plana çıkarmıştır. Belli başlı yaylalar şunlardır: CEYTER, MERGEZER , MEYDANBELEK, MOR DAĞI, VARGENIM, KANİMASİ Belli başlı akar suları ise Nehil ve Oramar ırmaklarıdır.
YÜKSEKOVA İLÇE İKLİM
 YÜKSEKOVA'NIN İKLİMİ
 Yüksekova ilçesi Doğu Anadolu bölgesi iklim özelliklerini taşır. Dolayısıyla karasal iklim hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve karlı geçer. Karasal iklimin en belirgin özelliklerinden gece ile gündüz ve mevsimler arasındaki sıcaklık farkı fazla, yağış ise azdır. Orman örtüsü yok denecek kadar az olan ilçenin bitki örtüsü ise step karakteri taşır. YÜKSEKOVA İLÇE SOSYAL YAPI 
YÜKSEKOVA İLÇE SOSYAL YAPI
SOSYAL DURUM
 Yüksekova ilçesinde , tarihi bir yaşantı olarak kabul edilen aşiret hayatı bazı kesimlerde halen özelliğini sürdürmektedir. Köy ve zoma yaşantısı içinde henüz köy odası. dükkan, lokanta, kahvehane gibi halka açık sosyal kurumlar yer almaktadır. Ancak ilçe merkezinde bu tür halka açık sosyal kurumlar mevcut olup oldukça gelişme göstermektedir. İlçe merkezinde dahi. toplum hayatını etkileyen en önemli faktör hayvancılıktır. Tabi bu durum köye nazaran bir değişikliğe uğramış. İşin içine ticaretle girmiştir. Kısacası ilçe merkezinde ikili bir geçim kaynacı mevcuttur. Toplum hayatı da bu ikili etkenin tesirinde şekillenir. Köylerde toplum hayatım tam manasıyla şekillendiren hayvancılıktır. Geçimini tamamen hayvan varlığına dayalı olan halk yaşayışını da buna uydurmak zorunda kalmıştır.
 Bu sebeple sabit bir yerleşme yerine bağlı kalmış, hayvanlarına ot ve su bulabilmek mecburiyetiyle, istemeyerek de olsa göçebe durumuna girmiştir. Bundan dolayı ilçede kırsal yerleşme alanlarının sayısı çok artmıştır. Göçebelik devamlı değildir. Yani on iki ayı kapsamaz,mevsimliktir. Bu sebeple göçebelikle karıştırılmaması gerekir.İlçedeki hu göçebe hareketine özel bir ad verilir, buna ZOMA denir. Zoma yaşantısı. her yıl mayıs ayının ilk haftasında başlar. 15 Eylül'e doğru sona erer. Zoma hayatı genellikle keçi kılından yapılmış su geçirmez çadırlarda geçer. Bu çadırların büyüklüğü ailenin gelirine göre değişir. Çadırların bir kısmı 3-5 kişilik olduğu gibi bir kısmı da 50-60 kişiyi barındıracak büyüklüktedir. Yüksekova ilçesinin. sosyal yaşantısın da çok özel bir yeri olan zoma hayalı her geçen yıl değer ve önem kaybetmekledir. Hayvancılıkta fenni beslenme yerleştikten,
 hayvan mahsullerinin değerlendirecek tesisler kurulduktan, köy ve yayla yolları yapıldıktan ve halkın kültür seviyesi yükseldikten sonra zoma hayatı önemini kaybetmektedir. Zoma hayatında kadının görevleri çok ağırdır. Koyun sağma, peynir, yağ ve yoğurt yapımı ile ev işleri örgü dokuma gibi el sanatları tamamen kadına aittir. Erkekler zoma hayatında. kadınlara nazaran daha rahat bir hayat sürerler. Onlarında görevleri koyunların otlatılmasına nezaret etmek,hayvansal ürünlerin nakil ve satışı ile uğraşmak ve zomanın onurunu korumaktır. Yüksekova ilçesinde madeni hizmet araçlarından halkın ilçe halkının tümü faydalanmaktadır.
Bunun yanında, ilçe köylerinin hemen hemen %90 ı elektrik, yol, acil sağlık ve P.T.T. hizmetlerinden faydalanmaktadır. Bu tür medeni hizmetlerden faydalanmayan köylü oldukça az olup bunlara da bu tür hizmetler götürülmekte ve üzerinde çalışmalar sürmektedir. Bugün ilçe merkezinin hemen hemen %90 nın yolu suyu elektriği ve telefonu mevcuttur.İlçe merkezinde devlet hastanesi. 6 köyünde de sağlık ocağı bulunmaktadır
. YÖREDE SOFRA ADABI
 Bu konuda ilçede büyük önem taşımaktadır. Sofralar oldukça zengin bir yapıya sahiptir. Masada yemek daha yeni görülmektedir. Buda ancak ilçe merkezinde görülür. Sofralar geniş, bir sofra bezi, muşamba veya tepsilerde kurulur. Fazla yabancının bulunması halinde sofrada sadece kekler, yemekler yenildikten sonra sofra toplanır, kadın kız ve çocuklar için evin diğer bir bölümüne geçilir. Yörede yemek sofrasında. o yörenin büyükleri sofraya gelmeden birisi gelemez. Sofra kurulduktan sonra ev sahibi en büyük olarak buyur dedikten sonra sıra ile sofraya oturulur. Yemekte çatal kaşık kullanılır. Bıçak kullanma alışkanlığı sofraya girmemiştir. Sofralarda bazen bir tabakla bir kişi aynı tabaktan yemek yerler. Yörede sofra kurulduktan sonra yemekler tek tek gelmez. Tüm yemekler getirildikten sonra buyur edilir
. BAŞLIK Başlık kız ve oğlan aileleri tarafından tespit edilen miktarda para alınır, buna
 "BAŞLIK."
 derler. Yörede
 "NEHT" 
denir. Bir yerde nakit anlamına gelir. Başlık konuşu sadece köylerde mevcuttur. Merkezde hemen hemen kalkmış durumdadır. Başlıkla beraber, bazı giyim eşyaları ve hediyeliklerde düğünün bu bölümünde alınmaktadır. Başlık kesildikten sonra kız tarafı erkek tarafından geleneklerin hatırına bir miktar para bağışlar. Buna 
HATIR VERME
 denir. Eksik görülmesi halinde bu paranın üstü tamamlanır. Bu sıra bir nevi pazarlık havasında gider.Küsmeler darılmalar, hatta bu işten çekilmeler bile olabilir. Yüksekova'da başlık ya da yüklü takıların alınmasına yöre halkının tamamı karşı olmasına rağmen, bilhassa kalkması için bazı yöneticilerle birlik çaba sarf edilmesine rağmen, halen kaldırılmamıştır. Bilhassa kadının satılan mal gibi pazarlık edilmesi, okuyan kesim ve gençlik tarafından sert bir şekilde eleştirilmektedir. Bunun yükünü çekemeyen bazı gençler kaçmakta ve aşiretler arasında kız kaçırma sorunlarım doğurmaktadır. DÜĞÜN Bu yörede evlenme çağı çok genç yaşlara isabet eder. 
Genellikle evlenen gençlerden kızlar erkeklere göre daha az yaşlı veya eşit yaşta olabilirler. Evlenme yaşı genel olarak 15-16 erkeklerde 18-19 yaşlarında olabilir. Evlenmelerde genellikle kız ve erkek taraflarının denkliği çok önemlidir. Çoğu zaman genç kız ve erkeğin birbirlerini sevmeleri halinde durum bozulmaktadır.Evlenme işleri köylerde görücü usulü olarak yapılmaktadır. Bu ilçe merkezinde yavaş yavaş kalkmaktadır. Gençlerin anne, baba veya yakınlarının tesiri altında oldukları görülmüştür. Kız ve erkek koyun sağma yolunda çeşmede veya diğer iki gencin evlenmesinde görülmektedir. Düğünler erkekli kızlı olduğundan ve mahalli karma oynandığından bu olanak burada oldukça fazladır. Evlenen gençlere genellikle anneleri aracı olurlar. 
Babaları haberleri yokmuş gibi görünürler. Ancak bunu kısa aralıklarla takip ederler. Eğer oğlan tarafı kabul öderse düğün hazırlıklarından önce oğlan tarafından göndereceği bir haberle başlar, buna yörede kasıt denir. Kasıt elçi anlamına gelir. Kızın istenmesine zemin hazırlar. Önce bir zat görevlendirilir. Bu kişi önce kızın ailesine iletilmesinde vesile olur. Bu kızın ailesine yakın akrabaları tarafından iletilir. Kızın annesi tarafından kıza iletilir. Kabul edildiği takdirde kız ailesi tarafından kıza iletileceği gibi aynı silsile ile erkek taratma iletilir. 
Oğlan tarafı buna dayanarak kızı ister. Haberciden olumlu haber alındıktan sonra sonra oğlan hatırı sayılır birkaç kişi ile kız evine varır. Bir müddet sohbet edildikten sonra, kız tarafının en büyüğüne veva kız babasına "Allahın emri, peygamberin kavliyle kızınız (ismi ile hitap eder) filancanın oğluna istenmeye münasip gördük" ne buyurursunuz der."kızın babası geleneklere uyarak büyük bir saygı ve iltifat duyarak kızımız yolunuza fedadır, der. ardından şerbetler içilir. Bu bir kabul demektir. O topluluktan erkek tarafından olan güveye yakın bir zat yerinden kalkarak kızın babasının veya babasının gösterdiği zatın dini öper
. NİŞAN 
 Kız istemeden sonra kızın nişanlanacağı, kız tarafına bildirilir. Oğlanın annesi yoksa yakınlarında biri birkaç kadınla, kız evine gider. Kıza yüzük ve takılar takarak, nişan yaparlar. Bunun yanında erkek tarafından kız taratma kat kumaş ve benzeri hediyeleri verilir.
 TURİZM
 Irak ve Iran'a komşu olan ilçemizde Cento'nun ortak bir çalışma sonunda meydana getirdiği standart bir karayolu, Esendere sınır kapımızdan İran'a ulaşmaktadır. Komşu İran devletinin iki sınır kapısından biri olan Esendere yolunun bu ilçemizden geçmesi turizm yönünden büyük önem taşımaktadır. Bu durumu dikkate alan Yüksekova kaymakamlığı ve özel sektör ilçede turistik tesis yaptırıma girişmiş bulunmaktadır. İlçemizin turistik değerinin son yıllarda anlaşılması sonucu gelen yerli ve yabancı turistlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır.Türkiye'nin en doğu uçunda bulunan dolayısıyla Irak ve İran'a komşu olan Yüksekova ilçesini özellikle Türkiye-İran turist yolunun geçtiği Esendere sınır kapısından gelenlerin sayısı fazladır. İlçe merkezine gelen turistler ise gezi inceleme, va yapma, Cilo ve Sat göllerine giderek çeşitli konulurda bilimsel araştırmalara yapmak eğilimi ve sistemi ile gelen turistlerdir. Bu sırada bazı tarihi eser meraklısı turistlerin geldiği tespit edilmiştir. Cilo- Sat dağlarına "Türkiye'nin Himalayaları" denir. Daima karlı tepeleri, buzul gölleri yer yer hırçın tabiat güzellikleri içinde insanoğlunun meydan okuyan bütün bu manzara yurdumuzun bir başka köşesinde kolay kolay bulunmayacak değerlerdir.
 TARİHİ YERLER
 Türk tarih uzmanlarının adım adım dolaşarak 1938'de Cilo-Sat dağlarının Gevaruk vadisinde rastladıkları "Kaya resimler merkezi" Yüksekova yöresinin değerini arttırmıştır. Sarp kayalara çizilmiş bu resimler yörede mağara insanlarının yaşadığını göstermektedir. En az 5000 yıllık geçmişi olan kaya resimleri Yüksekova'nın en büyük tarihi hazinedir. Bunlardan başka Yüksekova ilçesindeki bazı köylerde kaya sığınaklarında saklandıkları iddia edilen bazı yerleri bilinen "Eski Kitap Depoları " vardır.Dağlıca'dan (Oramar)kaçırılması teşebbüsünde bulunmuş fakat mani olunmuştur.Bu kitaplardan Avrupa'da ki bazı antika kaçakçıları ile ilgilidir.Kitapların pah abiçilmez değerde olduğu ,bir kısmının yerlerinin bilindiği ,buraların kuvvetli teşkil ve teçhizatla masraf edilerek aranması lazım geldiği İstanbul Dağcılık İhtisas Kulubü Başkanı tarafından 19 Kasım 1971 tarih 155 sayılı yazıda ifade edilmektedir.Geveruk Vadisi ,Yüksekova ilçe Merkezine 34 km olup,bunun 28 km .si stabilize karayolu 7 km si ise patikadır
 YÜKSEKOVA İLÇE NÜFUS
 NÜFUS YAPISI 
 2000 yılında yapılan nüfus tespitine göre ilçe merkezinde 72.172 kişi, köylerinde 41.685 kişi olmak üzere toplam 113.857 kişi bulunmaktadır. Yüksekova Şehir Merkezi : 59662 Bucak ve Köyler : 42.377 Yüksekova ilçesi toplamı : 102.039 YÜKSEKOVA İLÇE EKONOMİ
 EKONOMİK DURUM 
İlçemizin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. 160.000 dekarlık alanda tahıl ürünleri (Buğday, Arpa, Mısır vb.) 120.000 dekarlık alanda (Yonca, Korunga, Fi vb.) 6.000 dekarlık alanda sebze (Patates, Domates, Salatalık vb.) 12.000 dekarlık alanda meyve (Elma, Armut, Kayısı vb.) üretimi yapılmaktadır. İlçemizde madencilik üzerinde yapılan araştırmalarda Kadirtepe,Batazın,Halkan ve Orie köylerinde zengin krom yataklarna rastlanmtr. İlçemiz Halk Eitim Merkezi Müdürlüğüne bağlı Halı Kilim Atölyesinde 200 kadar kursiyer hem meslek öğrenmekte hem de aile bütçesine katkıda bulunmaktadır. İlçemiz Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına 760 esnaf, Sanayi ve Ticaret Odası Başkanlığına 1500 sanayi ve tüccar, Şöförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığına 1260 şöför, Ziraat Odası Başkanlığına 6780 çiftçi kayıtlıdır. İlçemiz Kk Sanayi Sitesi Esendere Yolu üzerinde merkeze 1.5 Km . uzaklıkta 62.000 M2'lik alana sahip olup 24.000 M2'lik alan üzerinde 51 işyeri (Atölye) ile faaliyet göstermektedir. Kk Sanayi Sitesinin sahip olduğu boş alana yeni sanayi iş yerleri yapılması için çalışmalar devam etmektedir. İlçemizde özel sektörün işlettiği 1 Hastane, 4 Rehabilitasyon Merkezi, 5 Özel Dershane mevcuttur. İlçemizdeki fenni arı kovan sayısı 22.000, kara kovan sayısı 1.500 adettir. İlçemizde Arıcılar Birliği kurulmuş olup, 300 arıcı kaydı bulunmaktadır. İlçemizde bol miktarda akarsu kaynağı olmasna rağmen kültür balıkçılığı yönünden değerlendirilmemektedir. İlçemizde sanayi tesisi olarak 1 Et Entegre Tesisi (şu anda üretim yaplmamaktadr.) 6 Küp eker malathanesi, 1 Süt Fabrikas mevcuttur. İlçemizde 22.886 büyük baş hayvan, 200.000 küçük baş hayvan mevcuttur. İlçemiz Esendere Gümrük Sınır Kapısı 1.Sınıf Gümrük Müdürlüğü statüsünde olup, yolcu giriş-çıkış, taşıt giriş-çıkış, ithalat ve ihracat işlemleri, transit işlemleri ( Tr Karnesi ) ile sınır ticareti kapsamnda ithalat ve ihracat yapılmaktadır. 2007 yılı içerisinde 229.594 yolcu girişi, 303.288 yolcu çıkışı, 37.135 araç girişi, 35.235 araç çıkışı gerçekleşmiş olup, 20.512.5 dolarlık ithalat ve 76.100.098.5 dolarlık ihracat yapılmıştır. 
 

YÜKSEKOVA İLÇE KÖYLERİ VE BELDELERİ
Beldeler: Büyükçiftlik | Esendere
Köyler:
Adaklı | Akalın | Akçalı | Akocak | Akpınar | Aksu | Altınoluk | Armutdüzü | Bağdaş | Beşatlı | Bostancık | Bölük | Bulaklı | Çatma | Dağlıca | Dedeler | Değerli | Demirkonak | Dibekli | Dilekli | Dilektaşı | Gökyurt | Güçlü | Güldalı | Gürkavak | İkiyaka | İnanlı | Kadıköy | Karabey | Karlı | Keçili | Kısıklı | Kolbaşı | Köprücük | Köşkönü | Onbaşılar | Ortaç | Örnekköy | Pınargözü | Pirinçeken | Salkımlı | Suüstü | Sürekli | Tatlı | Tuğlu | Vezirli | Yazılı | Yeniışık | Yeşiltaş | Yoncalık | Yürekli
HAKKARİ İLİ ÇUKURCA İLÇESİ
ÇUKURCA İLÇE TANITIM

 

ÇUKURCA İLÇE TARİH
TARİHİ
 İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte İlçe , Urartu Uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Abbasiler bu küçük yerleşim yerini ‘Mir’ denilen dini , siyasi , askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca , İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. Selçuklular’dan sonra Osmanlı Döneminde Hakkari Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-çal adı ile kaza teşkilatı kurularak Van Sancağına , 1890 yılında ise ; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkari İl Beyliğine bağlanmıştır.
1.Dünya Savaşında Ruslar ve Nasturiler Çukurca’yı yakıp yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca , 1926 yılında Ankara Antlaşması ile T.C sınırları içerisine alınmış , 1953 yılında ise ilçe yapılmıştır. Çok eski bir yerleşim merkezi olan İlçemizin bilinen son sakinleri Nasturilerdir. Mezopotamya uygarlığının izlerini taşımaktadır.
1.Dünya Savaşı Döneminde Rusların kışkırtmasıyla ayaklanan Nasturiler Ordumuz ve Milislerin ayaklamayı bastırmasından sonra ülkeyi terk etmişlerdir. Çukurca 1926 Ankara Antlaşmasıyla Türkiye Toprakları içine alınmıştır. Daha önce bucak merkezi iken 1953 yılında 6068 sayılı kanun ile ilçe yapılmıştır.
 Toplam 480 Km2 Yüzölçümlü İlçemiz,doğuda Yüksekova,batıda Şırnak ( Uludere ve Beytuşşebap ),Kuzeyde Hakkari ve Güneyde ise Irak Devlet Hududu ile çevrilidir. İlçemizin rakımı 1285 m.dir. İlçe Yerleşim Merkezi,yüksek dağlarla çevrili olup düz olmayan bir alandır. Çukurca adı da belirtilen bu coğrafi konumundan gelmektedir.
Yüksekova
Çukurca, Urartu uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak bilinmektedir.Abbasiler bu küçük yerleşim yerini "mir" adı verilen dini,siyasi askeri şeflikle yönetmişleridir. Selçuklular döneminde Çukurca İmadiye Beyliği'ne bağlanmıştır. Selçuklular'dan sonra Osmanlı döneminde Hakkari beyliği'ne tabi olmuştur.
I. Dünya savaş 'ında Ruslar ve Nasturi 'ler Çukurca yı yakıp yıkmışlardır. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca, 1926 yılında Ankara antlaşması ile Türkiye toprakları içine alınmıştır.6068 sayılı kanunla 1953 yılında ilçe yapılmıştır. Çukurca nın 1997 sayımına göre toplam nüfusu 15.194 kişidir Nüfusun 5068'i ilçe merkezinde 10.216'sıda köylerde yaşamaktadır.
 Gündeş ve Çığlı köyleri dışındakiler Terör olayları nedeni ile boşaltılmıştır.İlçede merkez ve Uzundere belde Belediyesi vardır. Çukurca nın yüzölçümü 1009 km2'dir Doğuda Yüksekova, Batıda Şırnak, kuzeyde Hakkari Merkez ilçe güneyde ise Irak sınırı ile çevrili olup, rakımı1285m'dir.
 İlçe yerleşim merkezi dağlarla çevrilidir. Çukurca'dan sanayi kuruluşu yoktur. Hayvancılık köyler boşaltıldığı için oldukça gerilemiştir. En önemli geçim kaynağı memurluğu, koruculuk ve küçük esnaflıktır. 
Tarıma elverişli arazi az olduğu için tarım ancak aile tüketimine yönelik olarak yapıla bilmektedir. yerleştirilen en önemli tarımsal ürün pirinçtir. Çukurca'da 16. Yüzyıl Osmanlı Mimari'sinin güzel bir örneği olan Emir Şaban Medresesi vardır. Çukurca Kalesi'nde çok katlı (2-3-4) kesme taştan yapılmış tarihi evler mevcuttur. Ayrıca içine taş merdivenle inilen 5-6 metre derinliğinde, 3-4 metre genişliğinde 4 tane su sarnıcı bulunmaktadır. Kuzeyi Bey Mahallesinde, akıt denilen taştan kesilmiş su arkı önemli eserlerdendir.
 Coğrafi Konumu ve Nüfusu:
 Eski adı Çal olan Çukurca Irak sınırının sıfır noktasında 480 km kare yüzölçümüne sahiptir. Doğuda Yüksekova, batıda Şırnak, kuzeyde Hakkari Merkez İlçe, güneyde Irak devlet hududu ile çevrili bir ilçedir. Zap Suyunun araziyi aşındırması nedeniyle engebeli bir coğrafyaya sahip olan Çukurca, deniz seviyesinden 1285 m yüksekliktedir.
 İl merkezine uzaklığı 75 km’dir. 1990 yılı Nüfus sayımına göre Çukurca’nın toplam nüfusu 20351 dir ilçenin 16 köyü ve 17 mezrası bulunmaktadır. 1997 yılı nüfus sayımına göre ise ilçenin toplam nüfusu 13.520 dir.
 Tarihi: 
 İlçede hangi tarihte yerleşime geçildiği ve hangi toplulukların yaşadığı kesin olarak bilinmemekle birlikte ilçe, Urartu Uygarlığının ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini “Mir” denilen dini, siyasi, askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde Çukurca, İmadiye Beyliğine bağlanmıştır. 
Selçuklulardan sonra Osmanlı Döneminde Hakkari Beyliğine tabi olmuştur. 1880 yılında Şarki-çal adı ile kaza teşkilatı kurularak Van Sancağına, 1890 yılında ise; tekrar nahiyeye dönüştürülerek Hakkari İl Beyliğine bağlanmıştır. l. Dünya Savaşında Ruslar ve Nasturiler Çukurca’yı yakıp yıkmışlar. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca,
 1926 yılında Ankara Antlaşması ile T.C. sınırları içerisine alınmış, 1953 yılında ise ilçe yapılmıştır. Ekonomik Yapı İlçenin temel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık olup, terör nedeni ile gerilemiş ve ciddi bir gelir kaynağı olmaktan çıkmıştır. Halen devlet memurluğu, koruculuk ve küçük esnaflık temel geçim kaynaklarıdır.
 İlçede her hangi bir sanayii tesisi bulunmadığı gibi ciddi anlamda sanatkar kesimde mevcut değildir. Bu alandaki eksikliği gidermek üzere 580 metrekare alana sahip küçük bir sanayi sitesi projesi Kaymakamlıkça hazırlanmış Valilikçe de desteklenerek uygulanmaya geçirilmiştir. Projenin uygun nitelikte işyeri temin etme işlevi yanında marangozluk, 
demir doğrama, oto tamirhanesi, sıhhi tesisatçılık alanlarında atölyeler açılmak suretiyle bu alanlardaki ihtiyaç karşılanarak iş imkanı yaratma ve sanat eğitimini teşvik etme yönü bulunmaktadır. Atölyeler kapsamında 10 milyarlık makine alımı gerçekleştirilmiştir. Projenin Nisan 1999 sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır.
 İlçede dar alanda yüksek verim elde etmek ve tarımı geliştirmek amacı ile ilçenin iklim koşulları da göz önüne alınarak kaymakamlıkça seracılık projesi hazırlanarak Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kanalı ile uygulamaya 1998 yılı ilkbahar mevsiminden itibaren geçirilmiştir. Proje kapsamında her biri 195 metre kare olan 20 adet sera ile üretim için gerekli tohum, ilaç ve suni gübre bulunmakta, üreticiye teşvik amaçlı olmak üzere ücretsiz olarak temin edilmektedir.
 Tarımın canlandırılması yanında geçmiş yıllarda temel geçim kaynağı olan hayvancılığın geliştirilmesi de amaçlanmıştır. Kaymakamlıkça hazırlanan küçükbaş hayvancılık projesi Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfınca desteklenmek sureti ile uygulamaya konulmaktadır. Bu kapsamda 8 milyarlık harcama yapılarak yaklaşık 60 aile projeye alınmıştır. 
Alternatif üretim biçimlerini ilçe ile tanıştırmak amacıyla alabalık üretim tesisi projelendirilmiş projeye yüzme havuzu da ilave edilerek sosyal boyut kazandırılmıştır. Proje sayın Valimiz tarafından desteklenerek uygulamaya sokulmuştur. Çukurca’da Eğitim Eğitim, sonucu geç alınan fakat sonucu en etkili olan yatırımdır. Çukurca’da eğitim bu yaklaşımla ele alınmaktadır. Eğitim düzeyi düşük olmasına karşın eğitimli toplum olma hedefine ulaşma gayreti içinde bulunmaktadır. İlçede halen beş ilköğretim okulu, bir 
 Halk Eğitim Çukurca da Halk Eğitim faaliyetlerine özel bir önem verilmektedir. Göreceli olarak daha düşük eğitim düzeyine sahip genç kızların eğitilmesi ve üretken nüfus haline gelmesi amacıyla değişik kurslar açılmaktadır. 1994 yılında bölücü terör örgütü mensuplarınca yakılan Halk Eğitim binası Valimiz Sayın Nihat CANPOLAT
 ve Milli Eğitim Bakanlığının katkılarıyla onarılarak 1998 yılı aralık ayında faaliyete geçirilmiştir. Yöresel motiflerin potansiyel zenginliğini ekonomik üretim haline getirebilmek için Valilikçe temin edilen 84 kilim tezgahı ile kilimcilik; 13 dikiş makinası ile biçki dikiş; BEKO firmasınca temin edilen 10 piko makinasıyla makine nakışı; 
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı kanalıyla temin edilen 27 adet trikotaj makinası, Romeus ve Overlok makinasıyla trikotaj kurs ve atölyeleri yer almaktadır. Bu kurs ve atölyelerin yün, iplik, kumaş gibi üretim ihtiyaçlarının tamamı genç kızların ailelerinin ekonomik durumları nedeniyle Kaymakamlıkça karşılanmaktadır.
 Kursiyerler arasında temel eğitim görmemiş olanlar için okuma-yazma kursu uygulamaya sokulmuştur. Okuma-yazma kursları halk eğitim binası dışında ilçe merkezi ve köylerde geniş çapta sürdürülmektedir. Öğretmen Evi Yurdumuzun kırsal kesimlerinde öğretmenlik yapmak oldukça meşakkatli bir görevdir. 
Çeşitli teknik yetersizlik, sosyal hayatın kısıtlılığı ve özellikle barınma sorunları öğretmenliği zor meslek haline getirmiştir. Bu cümlelerden sonra da kırsal bir alan olan Çukurca’da öğretmenlik yapmanın çok zor olduğu üzerinde durulması gerektiği sanılabilir. Ancak Çukurca’da öğretmenlerin daha çağdaş mekanlarda barındıkları ve çeşitli sosyal ihtiyaçlarını karşılayabildikleri 
Türkiye’deki kırsal alanlara örnek gösterilebilecek bir öğretmen evi olduğu söylenebilir. Özellikle 10 daireli ve kaloriferli öğretmen lojmanlarının yanında ayrıca 13 odalı 24 kişi kapasiteli her odasında televizyon ve telefonu bulunduğu, çeşitli etkinliklerin yapılabileceği 80 kişilik salonu, yine 50 kişilik 70 ekranlı televizyonların bulunduğu
 dinlenme salonu, yemekhanesi ile ve bir çok kırsal bölgeden daha iyi durumda olduğunu söyleye biliriz. Barınma, sosyal ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçların giderildiği ortamlarda çalışan öğretmenlerimizin verimlerinin artacağı da kaçınılmaz bir gerçektir. Üniversite başarısını buna bağlamak her halde o kadar yanlış olmaz.
 İlçe Halk Kütüphanesi 1998 yılı Mart ayında ilçede Kaymakam Kadir OKUTAN’nın büyük gayretleri ile Kültür Bakanlığına bağlı İlçe Halk Kütüphanesi açılmıştır. Öğretmen evine bağlı binanın zemin katında hizmete açılan kütüphane 100 metre karelik alanda 50 kişilik okuyucu salonu ile 4 bilgisayar ünitesi desteğinde okurlarına hizmet vermektedir.
 6000 adet kitap bulunan kütüphanede İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden geçici görevle görevlendirilen bir memur görev yapmaktadır. Eğitsel faaliyetleri desteklemek üzere açılan kütüphaneye değişik yayınevi ve üniversitelerden kitap temin edilmiştir. 
Bu katkılar öğrenci ve vatandaşça şükranla karşılanmıştır. Tarihi Ören Yerleri Emir Şaban Medresesi: 16.yüzyıl Osmanlı mimarisinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Tarihi Taş Evler: Çukurca kalesinin yamacına kurulmuş kesme taştan yapılmış tarihi Çukurca evlerinin günümüze kadar uzanmış güzel birer örnekleridir. 
Tarihi evler çok katlı ve kaleye yaslanmış vaziyette inşa edilmişlerdir. Bunların dışında: Çukurca kalesi, taş merdivenle inilen 5-6 metre derinliğinde 3-4 metre eninde 4 adet su sarnıcı ile Kuzeyi Bey mahallesinde akit denilen taştan kesilmiş su arkı da belli başlı tarihi ören yerlerindendir.
 Çukurca (Kürtçe: Çelê), Hakkari ili'nin 3 ilçesinden biri ve aynı ilçenin yönetim merkezi olan şehir. Çukurca, Urartu uygarlığı'nın ilk yerleşim yerlerinden biri olarak bilinmektedir. Abbasiler bu küçük yerleşim yerini "mir" adı verilen dini, siyasi askeri şeflikle yönetmişlerdir. Selçuklular döneminde ilçe İmadiye Beyliği'ne bağlanmıştır. 
Selçuklular'dan sonra Osmanlı döneminde Hakkari Beyliği'ne tabi olmuştur. I. Dünya Savaş'ında Ruslar ve Nasturi'ler Çukurca'yı yakıp yıkmışlardır. Musul sorunu ile önem kazanan Çukurca, 1926 yılında Ankara Antlaşması ile Türkiye toprakları içine alınmıştır.
 6068 sayılı kanunla 1953 yılında ilçe yapılmıştır. Eğitim Çukurca ilçe merkezinde 3 ilköğretim okulu, 1 anaokulu, 1 lise ve 1 halk eğitim merkezi vardır. Çevre köylerinde de birisi yatılı olmak üzere toplam 13 ilköğretim okulu vardır. 
Terör olayları Çukurca, Türkiye-Irak sınırına yakın mesafede olması sebebiyle PKK terör örgütünün eylem yapmasına elverişli bir noktadadır. Çukurca'da PKK'nın gerçekleştirdiği önemli eylemler şunlardır:
ÇUKURCA İLÇE HARİTA
 25 Ekim 1991 - İlçemmmm yakınlarındaki 3 jandarma karakoluna PKK militanları tarafından saldırdı düzenlendi. Saldırıda 17 asker yaşamını yitirdi. Bu olayın üzerine sınırötesi harekât başlatıldı.[1] 8 Kasım 
1996 - PKK militanları ilçeye bağlı Köprülü köyünde bir minibüse duzenlenen roketli saldırı gerçekleştirdi. Olayda 12'si köy korucusu 17 kişi öldü, 8 kişi yaralandı. Ayrıca aynı gün güvenlik güçlerince Güneydoğu'daki çeşitli illerde gerçekleştirilen operasyonlarda 
22 PKK üyesi ölü olarak ele geçirildi.[2][3][4] Dış bağlantılar İlçe Hakkında Daha Detaylı Bilgi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Resmi Web Sayfası 
ÇUKURCA İLÇE KÖYLERİ VE BELDELERİ
 Çukurca belde ve köyleri
 İl: Hakkari | İlçe Merkezi: Çukurca Beldeler: YOK Köyler: Akkaya | Cevizli | Çağlayan | Çayırlı | Çığlı | Çınarlı | Dede | Gündeş | Işıklı | Kavaklı | Kavuşak | Kayalık | Kazan | Kurudere | Narlı | Uzundere | Üzümlü
HAKKARİ İLİ ŞEMDİNLİ İLÇESİ
ŞEMDİNLİ İLÇE TANITIM

 
ŞEMDİNLİ İLÇE TARİH VE COĞRAFYA
İLÇEMİZİN COĞRAFİ YAPISI
 a-) Yeri, Yüzölçümü ve Rakımı Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan ilçemiz tabiat güzelliği bakımından Hakkari ilinin en güzel ilçesidir.
Türkiye'nin İran ve Irak'a hudut teşkil eden üçgeninde yer alır. Yüzölçümü 1452 Km2, rakımı ise 1450 M.dir. b-) Bitki Örtüsü Genellikle dağlık olan ilçemiz alanının %45'i Ormanlık, %41'i tarıma elverişsiz alan, %10'u dört veya beş ay kullanılabilen çayır ve mera ve %4'ü tarıma elverişli alandır. Ormanlarda bulunan ağaçların cinsi genellikle meşedir. c-) Dağlar, Ovalar ve Yaylalar Bölgedeki önemli dağlar, Derecik bölgesinde Katina Tepe, Ortaklar bölgesinde Karadağ, Tahtataş Tepe, Süngü Tepe ve Akpınar Dağıdır. Ayrıca Eldir, Elmira, Geveroki dağları ilçemiz sınırları içerisindedir. Bölgemiz ova yönünden çok fakir olmasına rağmen büyük ve küçük 15 kadar yayla bulunmaktadır. En önemlilerinden Helane, Geveruk, Bestereş ve Kani Heyder sayılabilir. Yaylalar yılın Nisan ve Ekim aylarında barınmaya imkân verir. d-) Boğaz, Geçiş ve
 Gedikler Bölgemizde Haruna Geçidi, Şapatan Geçidi, Mezar Gediği, Ortaklar Gediği, Ulaşan Gediği, Katina Boğazı, Gilini Gediği, Su Gediği önemli gedik ve geçişlerdir. e-) Akarsular Bölgenin genelde kuzeyden güneye, doğudan batıya meyilli bir arazi yapısına sahip olması akarsu yönünden zengin olmasını sağlamıştır. Ancak akarsuların rejimi bu dağlık yapı nedeniyle düzgün değildir. En önemlisi Şemdinli Çayı'dır. Bu çaya bağlı Kayalar ve Tanyolu'ndan gelen koluyla, Güzelkonak bölgesinden gelen kolu, Zorgeçit bölgesinde birleşerek daha batıda Konur'dan gelen Gülkan çayıyla birleşip Ormancık bölgesinden geçip batıda Irak topraklarına akar. Diğer önemli akarsu güneyimizde Irak Devletiyle hududumuzu teşkil eden Hacıbey Çayıdır.
 Bu akarsular kış ve bahar aylarında köprüler dışında geçit vermezler. İlçemizde Göl, Gölet ve Baraj bulunmamaktadır. İKLİM İlçemiz Doğu Anadolu Bölgesinde bulunmasına rağmen iklimi oldukça değişiktir. Yazları oldukça sıcak geçmesine karşın, kışları genellikle kar yağışlı ve ılımandır. İlkbahar ve Sonbahar mevsimleri yağmur, kışlar kar yağışlı olup, yaz mevsimi kurak geçer. Kar yağışı genellikle Ocak ayında gerçekleşir. Rüzgâr genellikle güneybatıdan eser ve en şiddetli görüldüğü ay Kasım ayıdır. Yüksek zirvelerde kış aylarında sis görülür. Şemdinli-Yüksekova karayolu belli yerlerde kış aylarında buzlanma yapar, yoğun kar yağışı, çığ ve aşırı rüzgarın etkisi ile belirli zamanlarda kapanır
ŞEMDİNLİ İLÇE NÜFUS
 İLÇEMİZİN NÜFUS DURUMU
 2007 Yılında Adrese Dayalı Kayıt Sistemine göre 31/12/2008 tarihi itibariyle Merkez Nüfus 13.081, Derecik Beldesi 7.401, Köy ve Mezraların Nüfusu 32.297 olmak üzere toplam Şemdinli Nüfus 52.779 'dır İDARİ YAPI Şemdinli 01.06.1932 yılında yürürlüğe giren 2042 sayılı Kanunla Bucak yapılmıştır. 20.05.1935 tarihinde Hakkari İli lağvedilince, Van iline bağlanmıştır. 1936 yılında Hakkâri tekrar Vilayet olunca İlçe statüsü kazanıp Hakkari İline bağlanmıştır. Merkeze bağlı 19 Köy (Alan, Altınsu, Anadağ, Korgan, Yaylapınar, Uğuraçan, Tütünlü, Gelişen, Günyazı, Kayalar, Öveç, Ortaklar, Bağlar, Boğazköy, Konur, Beyyurdu, Çatalca, Bozyamaç, Çubuklu ve bunlara bağlı 83 mezra ile Derecik Beldesi ve bu Beldeye bağlı 14 mezra bulunmaktadır.4 Köy merkezi; Ayranlı,Meşelik, Anadağ,Çevre ve 8 köye bağlı 13 mezra Ayranlı (Merkez, Üzümkıran), Anadağ (Merkez), Gelişen
(Suçıktı,Mordağ,Kütüklü,Karakoç),Bozyamaç (Öncü), Korgan (A.Tuğlu,Kola), Kayalar (Erikli,Mağaraönü), Ortaklar (Ormancık) güvenlik nedeniyle daha önceki yıllarda boşaltılmış olup, Suçıktı, Mordağ, Kütüklü, Karakoç, Erikli, Mağaraönü mezralarına geri dönüş sağlanmıştır. Çevre, Ayranlı ve Meşelik köylerinin Mühürleri geri alınmıştır. İlçe Mülki sınırları içerisinde iki belediye, Şemdinli Belediye Başkanlığı ile Derecik Beldesi Belediye Başkanlığı ve bunlara bağlı 11 mahalle bulunmaktadır(Şemdinli Belediye Sınırları içerisinde; Yeni Mahalle,Moda Mahallesi,Yayla Mahallesi, Karşıyaka Mahallesi ve Beşevler Mahallesi, Derecik Beldesi Belediye Sınırları içerisinde; Merkez Mahallesi, Balkaya Mahallesi, Güney Mahallesi, Hacıbey Mahallesi, Vapurtepe Mahallesi ve Orta Mahalle bulunmaktadır).
ŞEMDİNLİ İLÇE EKONOMİ
 EKONOMİK ALTYAPI -
 İlçe Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. TARIM İlçemizde 6700 hektarlık alanda sulu ve kıraç koşullarda tarımsal faaliyetler sürdürülmektedir. 300 ha'da tahıl ürünleri, 2000 ha'da yem bitkileri üretimi 500 ha' da üzüm yetiştiriciliği yapılmaktadır. Sulamada güçlükler çekilmekte ve makinelı tarım yapılamamaktadır. Tarım arazisinin büyük bir bölümü Küçük parselli ve dağınık parsellerden ibarettir. Başlıca endemik bitkileri olarak araıcılıkta geven, tosi ve terslale sayılabilir. Çiftçi kayıt sistemi, mazot ve gübre desteği kapsamında 2008 yılında 2438 kişi Çiftçi kayıt sistemine dahil edilmiştir. Toplam alacakları miktar 481.867,28 TL dir.
 Kırsal Kalkınma yatırımlarının desteklenmesi kapsamında Çiftçiler bilgilendirilmiş olup, ilçe bazında 3 adet proje ( ceviz, bal, paketleme ve soğuk hava deposu projesi) il Müdürlüğüne sunulmuştur. İlçemizde 4 adet tarımsal kalkınma Kooperatifi bulunmaktadır. Bu Kooperatiflerden Korgan köyü Kooperatifinin 50 aileye 2x50 başlık Simental süt sığırcılığı ihalesi yapılmış olup 2009 yılında Hayvan alımı gerçekleştirilecektir. İlçemizde hayvancılık, bölge hayvancılığına bağlı olarak % 80-90'lık bir gerilemeye uğramıştır.2008 son verilerine göre ilçemiz merkez ve köylerinde 148.792 adet küçükbaş ve 12.100 adet büyükbaş hayvan varlığı tespit edilmiştir. İlçe merkezinde faaliyet gösteren İlçe Tarım Müdürlüğü, 2 Veteriner Hekimi, 2 Ziraat Mühendisi,
3 Veteriner sağlık teknisyeni, 1 Ziraat Teknisyeni, 2 şoför, 1 müstahdem, 3 adet Geçici Personel (GKK) olmak üzere toplam 14 personel ve Tek katlı hizmet binası, 6 oda 1 depo 1 arşivden ibaret olup 8 daireli lojmanı, 1 adet Renault,, 1 adet Toyota marka Pick-Up araç ile hizmet vermektedir. Gerek ilçe, gerekse Ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacağı düşünülen Ters Lale Soğanı üretimi gerekli desteklemeler ile her geçen gün geliştirilmesi çalışmaları devam ettirilmektedir
ŞEMDİNLİ İLÇE SANAYİ
. SANAYİ
 Bölgemizde ticaret genelde canlı hayvan, hayvan ürünleri ve tarım ürünlerinden, Ceviz, Bal ve tütün alım satımına dayalıdır. Fabrika ve benzeri tesisler bulunmamaktadır. şemdinli ilçe sosyal yapı ŞEMDİNLİ İLÇE SOSYAL YAPI
ŞEMDİNLİ İLÇE EĞİTİM
 EĞİTİM
 İlçe Merkezinde, Sabri Özel Lisesi, 1 YİBO, Cumhuriyet İlköğretim Okulu, Yavuz Sultan Selim İlköğretim Okulu, Anaokulu, Yayla Mahallesi İlköğretim Okulu , ve 2 YİBO (Derecik-Güzelkonak), 1 ÇPL ile birlikte 69 Köy ve Mezra İlköğretim okulu ile eğitim-öğretim faaliyetlerimiz bulunmaktadır. İlçemizde 1 Anaokulu, 18 Anasınıfı, 3 Ortaöğretim olmak üzere toplam 118 okul ve 265 derslik mevcuttur. Bu verilere göre Derslik başına düşen öğrenci sayısı Merkezde 26,Köy ve Mezra ilköğretim okullarında ise 36 öğrencidir.
 177 sınıf ve 178 branş öğretmeni olmak üzere, toplam 355 asil öğretmenin hizmet verdiği ilçemizde, okul öncesinde 216, ilköğretimde 9886 ve 1599' u ortaöğretimde olmak üzere 11,701 öğrenci bulunmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan yapan bir otomobilin yanı sıra merkez YİBO'ya ait bir adet 1989 model Ford Minibüs, Derecik Şehit A.Gaffar OKKAN YİBO' ya ait bir adet 2000 Model Ford Transit olmak üzere toplam iki adet araç bulunmaktadır. 10 adet Milli Eğitim, 6 adet Lise, 28 adet Şemdinli YİBO,
 10 Adet Derecik YİBO olmak üzere toplam 54 lojman mevcuttur. 1998 yılında İl Özel İdare Müdürlüğünce yapılarak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Öğretmen Evi olarak tahsis edilen 42 yatak kapasiteli yapı, İlçenin hemen, hemen hiç olmayan Sosyal ve Kültürel yaşantısının gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Korgan Muhtarlığı Güzelkonak Mezrasında bulunan İlköğretim Okuluna İl Özel İdare Müdürlüğünce 200 yatak kapasiteli pansiyon inşaatı yaptırılmış 2003 yılı sonlarına doğru faaliyete geçirilmiştir. Bu yatırım bulunduğu bölgenin eğitim-öğretim hizmetlerine son derece faydalı katkılar sağlamıştır. Valilikçe yapımına 2002 yılı içerisinde başlanan ve aynı yıl içerisinde faaliyete geçirilen Merkez Anaokulunun okul öncesi eğitimin yanı sıra
 yuva-kreş gibi faaliyetlerde de bulunmasına olanak sağlanmıştır. 2004 yılı sonlarına doğru tamamlanarak faaliyete geçirilen Okul Tipi Kapalı Spor Salonu eski Kapalı Cezaevinin yanında faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu tesisimiz Atletizm, Voleybol, Futbol, Masa Tenisi ve Basketbol gibi sportif faaliyetlerin yanı sıra ilçenin sosyal yaşantısına etki edebilecek tüm kültürel etkinliklere de açık bulunmaktadır.
ŞEMDİNLİ İLÇE SAĞLIK
 SAĞLIK
 İlçe Merkezinde 44 yataklı Devlet Hastanesi 10 adet lojmanı ile 1997 yılında hizmete sunulmuş olup fiili olarak 1998 yılında faaliyetlere başlamıştır. Hali hazırda, 4 pratisyen Doktor, 2 Aile Hekimi, 1 Genel Cerrah, 1 Çocuk Hastalıkları Uzmanı, 1 Kadın Doğum Uzmanı, 1 Eczacı, 2 Anestezi Teknisyeni, 2 Tıbbi Sekreter, 3 Laboratuvar Teknisyeni, 4 Röntgen Teknisyeni, 3 Sağlık Memuru, 1 Hastane Müdürü, 1 Başhemşire, 12 Hemşire, 9 Ebe, 2 memur, 4 Şoför, 11 Hizmetli ile vermektedir. Hastanenin Kullanılabilir Mevcut yatak sayısı 44' tür.
Yatırılan hastalar müşahede altına alınmakta, acil durumlar ise Hakkari veya Van' a sevk edilmektedir. 2008 yılı içerisinde Devlet Hastanesince gerçekleştirilen Poliklinik sayısı 91.975' tir, yıl içerisinde 517.983 Laboratuar tetkiki, 303 doğum olayı, 3.265 adet diğer Hastanelere sevk ve 91.975 adet ayakta tedavi, 21,550 Röntgen Tetkik gerçekleştirilmiş olup, yılı içinde hastanede meydana gelen ölüm vakası 8' dır. Hastane bünyesinde hasta sevklerinde kullanılmak üzere tıbbi donanıma sahip 3 Transit Ambulans mevcuttur. İlçemiz genelinde biri Derecik Beldesinde, biri de İlçe Merkezinde olmak üzere iki adet Sağlık Ocağı bulunmaktadır. Aşı çalışmalarına Sağlık Ocakları personellerinin yetersiz olmasından dolayı Hastane destekli yürütülmek zorunda kalınmış buna rağmen büyük bir başarı elde edilmiştir. 2009 yılında yeni binasında hizmet veren Merkez Sağlık Ocağında, 4 Tabip, 1 sağlık memuru, 1 Çevre Sağlık Teknisyeni, 1 Tıbbi Sekreter, 3 Hemşire, 4 Ebe, 1 Şoför ve 2 Hizmetli 1 Sıtma Sürveyans İşçisi ve 4 vekil hemşire olmak üzere toplam 21 personel ile hizmet veren
Merkez Sağlık Ocağı da yıl içerisinde de personel, araç ve gereç yönünden son derece kıt imkânlara sahip olmasına rağmen faaliyetlerine devam etmiştir. Özellikle Çocuk sağlığı ve Nüfus Planlamasına yönelik hizmetlerin verildiği bu birimimizde yıl içerisinde; 24060 adet poliklinik, 193 adet sevk, 2008 yılında yapılan toplam aşı sayısı 22920, Bunun yanı sıra 2003-2008 46412 Yeşil Kart başvuru, 2003-2008 toplam verilen yeşil kart 44360, 2008 yılı içinde yeşil kart için başvuruda bulunan kişi sayısı 2098, verilen yeşil kart sayısı 2960, iptal edilen yeşil kart sayısı 188 dır. Derecik Sağlık Ocağında, 1 Doktor, 1 Tıbbi Sekreter, Toplum sağlığı ve Çev.sağ. tek. Olmak üzere 2 Sağlık Memuru, 2 vekil Hemşire, 2 Ebe, 1 hizmetli, 1 Sıtma savaş İşçisi, 2 Geçici görevli ile hizmet verilmektedir. Ortaklar, Yaylapınar, Günyazı,Çatalca, Kayalar ve Konur köylerinde
 sağlık evleri bulunmasına rağmen personel ataması yapılmadığından sağlık hizmeti verilememektedir. Gerek Devlet Hastanesinde gerekse Sağlık Ocağında yapılan doğum olaylarının az görünmesinin sebebi özellikle kış aylarında ulaşımın zorlukları ile mevcut olan ancak personel yetersizliğinden dolayı Köy Sağlık Ocakları ve Sağlık Evlerinin kapalı olması nedeniyle doğumlar evlerde yapıldığından bu sayı düşük görülmekte ve Hastane veya Sağlık Ocağı kayıtlarına girmemektedir. Devlet Hastanesi ve Merkez Sağlık Ocağı'nın bir çok araç, gereç, bakım, onarım ihtiyaçları imkanlar dahilinde
 KHGB veya S.Y.D.Vakfınca karşılanmaya çalışılmaktadır. 2008 yılı içerisinde de çeşitli dönemlerde Hastane faaliyetlerinin daha fazla işlerlik kazanması için yine İlçemiz Kaymakamlığınca araç ve gereç desteklerinde bulunulmuştur.
 GENÇLİK VE SPOR
 İlçemiz Şemdinli Çayı mevkiinde Futbol Sahası bitişiğinde 1992 yılında yapımına başlanan Antrenman ve Okul Spor Salonu 2001 ve 2002 yılları içerisinde tahsis edilen ödenekler yapılan çalışmalar sonucu fiziki gerçekleşmesi %100'lere varmıştır
. KÜLTÜR İlçemiz merkezinde 1994 yılında Halk Kütüphanesi adıyla bir inşaata başlanmış olup 2001 yılı içerisinde tamamlanarak teslim edilmiştir. Bu binanın da ilk iki katı Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.
 Diğer kalan kısımlar ise Kütüphane ve Mehmetçik Dershanesi olarak faaliyet göstermektedir. Kütüphane olarak hizmete sunulan kısımların araç, gereç ve kitap yönünden zenginleştirilmesi çalışmalarına devam edilmektedir
ŞEMDİNLİ İLÇE KÖYLERİ VE BELDELERİ
Beldeler: Derecik
Köyler:
Alan | Altınsu | Anadağ | Ayranlı | Bağlar | Beyyurdu | Boğazköy | Bozyamaç | Çatalca | Çevre | Çubuklu | Gelişen | Günyazı | Kayalar | Konur | Korgan | Meşelik | Ortaklar | Öveç | Tütünlü | Uğuraçan | Yaylapınar |
Hakkari İlçeleri: Merkez ilçe | Çukurca | Şemdinli | Yüksekova

 
ŞEMDİNLİ İLÇE TURİZM
Turizm ve Tarihi Yerler 
Nehri Kayme Sarayı, Kelat Sarayı ve Kilise kalıntılarının olduğu Nehri Köyü eski Şemdinli olarak bilinmekte ve Hakkari Beyliği yıllarca buradan idare edilmiştir. Halen bölgede onlarca yapıya ait kalıntılara rastlamak mümkündür. Özellikle 1925 Şeyh Sait İsyanından sonra bu yerleşim yeri yerleşime kapatılarak, tahrip edilmiştir. Musul'da Nakşibendi tarikini ihya eden Mevlana Halid-i Bağdadi'in müridi olan Seyyit Taha 19. yüzyıl başında Şemdinan bölgesindeki
 Nehri köyüne gelerek önemli bir medrese kurmuş, aşiretleri barıştırmış ve Osmanlı tabiiyeti altında Urmiye'den Van'a kadar uzanan alanda etkisi hissedilen bir egemenlik tesis etmiştir. 1854-58 Rus Harbinde Hakkari aşiretlerini Osmanlı Devleti lehine seferber etmekte önemli bir rol oynayan Seyyit Taha halen Hakkari ve Irak arasında büyük saygı ile anılır. Seyyid Ubeydullah'ın oğlu olan Seyyit Abdülkadir, babasıyla birlikte bir süre Taif’te sürgünde yaşadıktan sonra da İstanbul’a gelmiş, Ayan Meclisi (Senato) üyeliğine seçilmiş, 1919'da Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın kurucuları arasında yer almış ve 1. Damat Ferit Paşa Hükümetine Şura-yı Devlet Reisi 
(Danıştay Başkanı) olarak girmiştir. Seyyid Abdülkadir 1925'te Şeyh Sait İsyanı'nın çıkması üzerine Diyarbakır İstiklal Mahkemesi tarafından ölüme mahkûm edilerek idam edilmiştir. Köy halen çok sayıda yerli ve yabancı ziyaretçinin akınına uğramaktadır. Taş Köprü Şemdinli ilçe merkezine 12 km. ve Nehri köyüne 4 km. mesafede bulunan köprü Şemdinli Deresi üzerinde kurulmuştur. Yüksek dağların arasında derin bir vadide yer alan, kuzey-güney istikametinde tek açıklık halindeki köprünün her iki ayağı da kayalıklara oturmaktadır. Köprünün yüksekliği 11 m., uzunluğu ise 21 m. olup tek gözlü ve yolu eğimli köprüler grubuna girmektedir. 19. yy yapıldığı tespit edilmiştir. Kara Kilise Şemdinli 
Belediye sınırları içerisinde yer alan Yayla Mahallesinde bulunmakta olup, Hristiyan Nasturilerince inşa edilen ve ibadethane olarak kullanılan bir kilise olmuştur. Balkayalar- Vapurtepe Şemdinli ye bağlı Derecik Beldesinde yer alan doğal coğrafik yerler olup, tabiatın harikalığı ile buluşmak isteyenlerce görülmesi gereken yerlerdendir. Şemdiinliye 65 Km. mesafededir. Bentür Kilisesi İlçe merkezine 30 km uzakta bulunan Bentür Köyünde bulunan ve Nasturilere ait olan kilisedir. Geverok Vadisi (Çalçel) Bölgedeki yerleşmenin Neolitik dönemde de sürdüğünü ortaya koyan belgeler, il sınırları içinde değişik yerlerde bulunan kaya resimlerdir. Bu resimlerin önemli bir bölümünü Hakkari'nin güneydoğusundaki Gevaruk vadisinde bulunanlar oluşturmaktadır. Bu vadide, 2600 metre yükseklikteki bir çok kayalara kazınmış 1.000 dolayında resim bulunmuştur. Bunların çoğu, yöredeki bir tür dağ keçisini betimlemektedir. İlkel ve simgesel olan av tuzakları ve hayvanlara sopalarla saldıran insan resimleri de vardır. Bunlar, Avrupa'nın batısında, İspanya'da ve Kuzey Afrika'da bulunan kaya resimleri ile büyük benzerlik göstermektedir. Gevaruk kaya resimlerine, ilk kez, 1956-1958 araştırmalarında rastlanmıştır. Muvaffak Uyanık ile Dr.Freh, Gevaruk Vadisindeki araştırmalarında, 55'i aşkın kaya resmi bulmuşlardır. İngiliz ve Alman dağcılarından oluşan iki ayrı ekip de, aynı dönemde, Gevaruk'ta 625 resim daha ortaya çıkarmışlardır. Resimler, 
kayaların yüzeyindeki koyu kızıl renkli katmana sert taşlarla kazınarak yapılmıştır. Bu kayalar, sarkan buzulların da etkisiyle, zamanla aşınmıştır. Bir başka kaya resimleri kümesi de, Şiye Hundevade tepesinin eteklerinde ortaya çıkarılmıştır. Bu tepe, Şemdinli'nin Güneybatısındaki Gevaruk gölünün batısında, Şiye Mazan doruğunun doğusundadır. Fotografçı Ersin Aluk, burada 200 dolayında kaya resmi saptamıştır. Bu resimlerin biri büyük bir av sahnesini canlandırmaktadır. Avcıların ayaklarında raket benzeri, tabanı iplerle örülü ayakkabılar vardır. Bunların daha gelişmiş bir türü, günümüzde Doğu Anadolu'nun büyük bir bölümünde, hedik adıyla kullanılmakta ve kara batmadan yürümeyi sağlamaktadır. Yukarıda anılanların yanı sıra Beytüşşebap İlçesinin Mezraa Köyü yakınlarında Peştazere yöresindeki tek bir kaya üzerinde, çok sayıda resim kompozisyonu bulunmuştur. 
 Bu kaya resimleri, Hakkari insanının, Neolotik Dönemde avcılığın yanı sıra, hayvancılık ve tarımla da uğraştığını ortaya koymaktadır. Van Gölünün güneyindeki kavimle ilgili ilk bilgi (yazılı) iki sümen eşik taşında görülmüştür. Bu taşlarda bölge "Kar-da-ka-lar" ülkesi olarak tanımlanıyor. Bu tarihten yaklaşık 1600 yıl sonra ( İÖ.401) bölgeden geçen Yunanlı yazar ve savaş muhabiri Ksenephon (Onbinlerin Dönüşü'nün yazarı) da yöre halkına " Karduklar" diyecekti.
HAKKARİ İLİ YEMEKLERİ

 

Yöreye özgü yemek çeşidi olarak pirinç, darı veya bulgur karışımı bir nevi katı ayran çorbası olan gulul, bir çeşit işkembe ve bağırsak dolması olan kepaye sayılabilir.
SOĞAN KEBABI MALZEMELER 
*1 kg yumurta büyüklüğünde soğan. * 1 fincan sıvıyağ *250 gr kıyma * 1 çorba kaşığı salça * Tuz * Kırmızı biber *Karabiber *1 su bardağı su HAZIRLANIŞI Kıyma, tuz, karabiberle yoğrun. Ufak yassı köfteler yapın. Soğanları iyice yıkayın dış kabuğunun 1 katını soyun ortadan 2 ye kesin ama koparmayın arasına yapılan köfteyi koyun yağlanmış tepsiye dizin. Üzerine sıvıyağla salçayı ve suyu çırpın.Tepsinin üzerine gezdirin. Fırında 30 dk pişirin, pilav veya haşlama sebze ile servis yapın.(bu yemek aslında çarşı fırının da pişirilir.)
 LALAPET MALZEMELER 
 2 çorba kaşığı yoğurt 4 yumurta 1 kahve fincanı süt 2 çorba kaşığı eritilmiş tereyağı Bir tutam tuz 1 su bardağı un 1 paket kabartma tozu 1 kahve fincanı çekilmiş ceviz içi Kızartmak için: Sıvıyağ Şerbet için: 1.5 su bardağı tozşeker 1.5 su bardağı su 
 YAPILIŞI
 Yoğurdu derin bir kaba alın. Yumurta, süt, tereyağı ve bir tutam tuz ekleyip çırpın. Un ve kabartma tozunu harmanlayıp yoğurtlu karışıma ilave edin ve hızla karıştırın. Derin bir tavada sıvıyağı kızdırın. Karışımdan kaşık kaşık dökerek kızartın. Lokmaları tencereye alıp soğutun. Şerbet için şeker ve suyu kaynatın. Soğumuş lokmaların üzerine sıcak şerbeti dökün. Şerbeti çekince servis tabaklarına alın. Çekilmiş ceviz içi serpip servis yapın.
 DEVVİN
 Malzeme 1 kg yoğurt 750 gr öğütülmüş buğday 1 yemek kaşığı tuz Yapılışı: Bir tencerenin içine saf su konur ve ateşe bırakılır. Su kaynamaya başlarken bu arada dewin için ayran hazırlanır, yoğurt bir kapa dökülür ve karıştırılır ayran haline gelen yoğurt kaynamakta olan suyun içine dökülür bir süre karıştırılır kıvamına gelince son aşama olan öğütülmüş buğday atılır ve tekrar karıştırmaya başlanır kıvamına gelince ateşten alınır. Sıcak servise sunulur. 
YÜKSEKOVA KEBABI 
Malzeme kıyma kuyruk yagı maydanoz tuz bıber Yapılışı: Sinirsiz 500 gram etımızı satırla dograyıp kıyma halıne getırıyoruz ve icine 100 gram satırla dogranmış kuyruk yagını vurup maydanosla zıg cekıldıkten sonra tuz pulbıberı katılıp iyice yogrulduktan sonra sışlere saplarız bu kebabı tavadada yapabılırız kozde ya da tavada pıştıkten sonra servıse sunulur.
 HEKERUN
 Malzeme: yağ yumurta Yapılışı: 1 yemek kaşığı yağı iyice kızartın sonra yumurtaları (aman karıştırmayın) tavanın sağ tarafına vurarak kırın ve dökmeden ikiye bölünmüş kabukların arasından tavaya atın.yumurtanın beyazı şişinceye kadar bekleyin.
TIRŞIK
 Şalgam, kari, pirinç, sumak, şeker pancarı Yapılışı: Öncelikle kari yıkanır ve daha sonra pişirilir. daha sonra diğer malzemeler parçalanarak pişirilerek kazana atılır ve üç saat kaynatılır ve afiyetle yemeye hazır olur
KIRİS KIRİS
(2.tarif) 8 kişilik yemek tarifi Malzeme 500 gr kemikli et,2 büyük kuru soğan,2 çorba kaşığı tereyağı,2 çorba kaşığı sıvıyağ,3 çorba kaşığı domates salçası,1 su bardağı besni üzümü,1 su bardağı nohut,1 su bardağı ceviz içi,1 su bardağı sumak,Nane, kekik,Tuz, karabiber, kırmızı pulbiber,İçli köfte malzemesi: 500 gr orta yağlı kıyma, 2 su bardağı pirinç, Tuz, İç malzemesi: 500 gr kıyma,1 soğan,1 çorba kaşığı sıvıyağ,Yarım su bardağı ince çekilmiş ceviz içi,Nane, kekik, kimyon,Tuz, karabiber, kırmızıbiber Yapılışı: * Nohudu, 2 su bardağı pirinci ve ceviz içini akşamdan ayrı kaplarda ıslatın. Ertesi gün nohutun suyunu değiştirip haşlayın. Üzümü bol suyla yıkayıp 1 saat suda bekletin. 1 su bardağı sumağı 3-4 bardak kaynar suda 15 dakika bekletip suyunu süzün. Bir tencerede kemikli eti pişirin. * İç malzeme için; soğanı temizleyip küp küp doğrayın. Tavada sıvıyağı kızdırıp kavurun. Kıyma ve baharatları ilave edip kavurmaya devam edin. Ceviz içini ekleyip tavayı ocaktan alın ve soğumaya bırakın. * İçli köfte için; pirinci robottan geçirin. Kıyma ve tuz ilave edip yoğurun. Köfte harcından ceviz büyüklüğünde parçalar koparın. Elinizi ıslatıp parçaları yuvarlayın. Baş parmağınızla ortasını çevirerek açın. Hazırladığınız iç malzemeden 1 kaşık koyup köfteyi kapatın. Malzeme bitinceye kadar işleme devam edin. * İki soğanı temizleyip küp küp doğrayın. Büyük bir tencerede tereyağı ve sıvıyağı kızdırıp soğanı kavurun. 3 kaşık domates salçasını ekleyip karıştırın. * Tencereye sırasıyla, tuz, baharat, sumak suyu, kemikli et, nohut ve ceviz içini ilave edin. Su kaynayınca köfteleri ve üzümü ekleyin. Kısık ateşte 1 saat pişirin. Sıcak olarak servis yapın. Afiyet olsun.
HAKKARİ SPOR
 
ŞEHİR STADI Zemin : Sentetik Çim Kullanim Amaci : Futbol, Atletizm Kapasite : 2500 Hizmete Girdigi Yil : 1978 Yılında Hizmete açılmıştır. Web Adresi : / E-Posta: : hakkarigsim30@hotmail.com Telefon: : 04382116917 Faks : 04382116635 Adres
hakkarispor  stadı
: HAKKARİ SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ Açıklama : ​​ 2011 Yılında İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Tarafından yüzeyi sentetik çimle yenilenmiştir.,





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 111 ziyaretçi (898 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=