Selâmün_aleyküm
  Ataturk Cesmesi Etimesgut
 
 
ATATÜRK ÇEŞMESİ

Büyük insan Atatürk’ün, kurtuluş savaşından perişan halde çıkmış olan Anadolu insanına örnek olması amacıyla kurulmasına karar verdiği örnek köy Etimesgut, bizlere Atatürk’ün hem bir mirası hem de büyük bir dersidir.

Örnek köy kurmak için, Ahi Mes'ud çiftliğinin derhal satın alınmasından kısa süre sonra 28 Mayıs 1928 tarih ve 6694 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesi ile örnek köyün inşaasına başlandı ve 6 ayda bitirildi.
 
Örnek köyün planı burasının modern bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Örnek köyde sokaklar doğu-batı ve kuzey-güney yönünde uzanır, sokaklar düzgündür. Her sokak arasında yer alan bölgede bahçeli evler sıralanmaktadır. Paralel olarak uzanan sokakları kuzey-güney doğrultusunda kesen ana caddeler aynı zamanda mahalleleri de oluşturmaktadır. Kuruluş planında üç mahallede toplam 50 ev yer almaktadır.
Beş nüfuslu bir ailenin barınabileceği şekilde yapılan bu evler, bir salon, mutfak-banyo ve kiler olarak kullanılan bir oda ve bu bölüme birleşik olan ahır ve samanlıktan oluşmakta idi.

 
Evler bahçe içindedir. Bahçenin uzunluğu 40, genişliği 25 metredir ve böylelikle her ev bir dekarlık sahanın içine kurulmaktadır. Ayrıca hane başına yaklaşık 150'şer dekarlık tarla ve bağ arazisi dağıtılarak göçmenlerin tarımla uğraşmalarına imkan verilmiştir. Bu tarla ve bağlar köyün dışında yer almaktaydı. Yine köyün dışında kalmak şartıyla koyun besiciliği için ağıllar yaptırılmıştı. 

Örnek köyde yolların ve kaldırımların yapımına ve sokak aralarının ağaçlandırılmasına büyük bir önem verilmiştir. Kömürle çalışan buharlı silindir makineleri kullanılarak yollar yapılmıştır. Örnek köyün kendisi gibi yapımında kullanılan araçlar ve yöntemler de moderndir.
1 Haziran 1928 tarihinde Ahi Mes'ud 'un nahiye olmasına karar verildi. Ankara merkezine bağlı bulunan Ergazi, Yuva, Karacakaya köyleri ile Ergazi'ye bağlı Güvercinlik ve Macun çiftlikleri, Yuva köyüne bağlı Çakırlar çiftliği, Zir (Yenikent) nahiyesinden de Alacaatlı, Bağlıca, Dodurga, Ahi Mes'ud (Etimesgut), Eryaman. Elvan, Fevziye, Kütüğün (Çayyolu), Saraycık, Sincan, Susuz, Şehitali köyleri yeni kurulacak örnek nahiyeye bağlandı. Örnek nahiyede Ankara Merkez Kazasına bağlandı.
Atatürk'ün ilgisinin yanı sıra örnek nahiyeye böyle bir statü verilmesi Ahi Mesud örnek nahiyesinin gelişimine katkı yapmıştır.
 Örnek nahiyenin Ankara'nın merkez ilçesine bağlanması daha sonra yapılacak işlerin kısa zamanda çözülmesini sağlamıştır. İçişleri bakanlığı önerilerini bakanlar kuruluna sunarak, alınan kararları valilik aracılığı ile uygulatmaktaydı. Bu işleyişte merkeze yakınlık işlemler  

İnşaatların başlamasından kısa süre sonra örnek köy belirmeye başlamıştır. Sırtını yasladığı tepeciğin kuzeyinde uzanan geniş düzlüklerden yeni kurulmakta olan köy dikkatleri çekmektedir
 Ahi Mesut örnek nahiyesine yerleştirilen göçmenler Bulgaristan'dan gelmişlerdi. Bunlar arasında mübadele yoluyla gelenler olduğu gibi daha sonra kaçak yollarla gelenler de bulunmaktaydı. Bulgaristan'dan özellikle de çoğunluğunu Rusçuk'tan gelenlerin oluşturduğu 50 haneye mensup 301 soydaşımız Ahi Mes'ud örnek köyünde yapımı tamamlanan evlere yerleştirildi.
 1928 yılında 50 hane olarak yerleşime açılan Etimesgut'un nüfusu kendisine bağlı köyleriyle birlikte 4985 kişiydi. Bunun % 93'ü köylerde, % 7'si ise Etimesgut nahiye merkezinde yaşıyordu.
 Ancak Etimesgut nahiye merkezi olduktan sonra hızla şehirleşme sürecine girdi. 1928 yılında 337 olan nahiye nüfusu, 1935 yılında iki katına ulaşarak 615'e çıkmıştır. 1940'da ise Etimesgut'un nüfusu 6397 kişiye ulaştı.
 Göçmenlerin yapılan örnek evlere yerleştirilmesinin ardından onların acil ihtiyaçlarının giderilmesi yönünde çalışmalara aralıksız devam edilmiştir. Bu amaçla ilk olarak çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bir okul yapımına karar verilmiştir. Ancak bu okul aynı zamanda çevrenin ihtiyaçlarına da cevap verebilecek şekilde yapılacak ve yatılı bir okul olacaktı. 

 
Yerleştirilen göçmenler kış mevsiminden dolayı yardıma ihtiyaç duymaktaydılar. Kendileri için ve yanlarında getirdikleri hayvanları için karşılaştıkları sorunları henüz kendi başlarına çözebilecek durumda değillerdi. Bunu göz önüne alan hükümet göçmenlere yardım yapmaya karar verdi.
 Örnek nahiyeye yerleştirilenlerin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir dizi inşaata başlandı. Bu inşaatlar arasında çarşı, han, çamaşırhane sayılabilir. 05 Aralık 1928 tarih ve 7255 sayılı kararnameye göre: Ankara'nın Etimesgut bucağında çok sayıda işyerini içine alan bir çarşı, çamaşırhanesiyle bir hamam; eklentileriyle kahvehane ve hanın yapımı ihale edildi.

 
09 Mart 1929 tarih ve 7753 sayılı kararname ile Etimesgut arazisinin sulanması için yaptırılacak kanal, gidiş ve dağıtım savakları (kanaletler) ihale edildi.
Cumhuriyet hükümeti örnek nahiyenin her bakımdan örnek olması için gereken her şeyi yapma iradesini gösteriyordu. Örnek köyün elektrikle aydınlatılması bu girişimlerden biridir.
 Henüz yapımı üzerinden bir yıl dahi geçmemiş olması ve 1929'lu yılların ekonomik şartlan düşünüldüğünde nahiyenin elektrikle aydınlatılması üzerinde düşünülmesi gereken bir olaydır. Bu durum bize cumhuriyet hükümetlerinin ve yüce önder Atatürk'ün örnek nahiyeye verdiği önemin bir kanıtıdır. Bunu sadece bu açıdan düşünürsek örnek köylerin yapımında cumhuriyet hükümetlerinin asıl amacını göz ardı etmiş oluruz. Burası bütün yönleriyle Anadolu'nun diğer köylerine örneklik yapmalıydı. Burada gerçekleştirilenler, Anadolu'nun diğer köylerinde de yapılacağına ilişkin verilmiş bir söz olarak algılanmalıdır.
 Yeni yönetimin neler yapmak amacında olduğunun somut anlatımı burada yapılanlardır. Yüzyıllardır ihmal edilmiş Türk insanına hak ettiği uygarlığı sunma, onları çağdaş dünyanın kullandığı olanaklardan yararlandırma Cumhuriyetin ulaşmak istediği hedeflerin başında gelmektedir. Daha düne kadar gaz yağı ile aydınlatmanın yapıldığı şehir ve köylerimizde elektrikle aydınlatma yapılacağının ilk örneklerinin verilmeye başlanması genç Cumhuriyet hükümetlerine insanımızın güveninin sağlanması amaçlananlardan biri olsa gerek.
 O tarihlerde Ankara'da elektrik işleri özel bir şirkete devredilmiştir. Telgaz adındaki bu şirket jeneratör yardımıyla Ankara'yı aydınlatmaktadır. Aydınlatmak amacıyla kullanılan elektriği elde edebilmek için kömürden yararlanılmaktadır. Kömür ise Osmanlı Devletinin borçlarını ödeyebilmek için kurulmuş Duyun-u Umumiye'nin elinden kurtarılmış kaynaklardan biridir. Bu kaynakların değeri Cumhuriyet hükümetleri tarafından iyi bilindiğinden yeni devletin önemli bir enerji kaynağı haline gelmiştir Ankara'nın ve Ankara üzerinden Etimesgut nahiyesinin elektrikle aydınlatılmasının temelinde işte bu kendi kaynaklarımızın değerinin farkında oluş ve bu kaynakları insanımızı daha uygar yaşatabilme yönünde kullanma düşüncesi yatar.
 Örnek nahiyeye elektrik getirilmesi amacıyla tesisatın döşenmesi yapılan ihale ile 7800 lira karşılığında özel bir şirkete verilmiştir. İhalenin ardından yapılan çalışmalar sonucunda örnek köye elektrik verilmeye başlanmıştır.
 1930 yılında yapımı tamamlanan inşaatlardan bir diğeri de devlet hastanesidir. Yalnızca nahiyeye değil aynı zamanda çevre köylere de hizmet verecek olan numune devlet hastanesi örnek hizmetler vermiştir. Özellikle sıtma ile mücadelede büyük bir başarı elde edilmiştir. Bataklıkların kurutulmasında devlet hastanesinde görev yapan doktorlar Atatürk'ün de övgüsünü kazanmışlardır. Bu kapsamda özellikle doktor Cemallettin Or yaptığı çalışmalardan dolayı adından saygıyla bahsedilmesi gereken bir kişiliktir.
 Kurulmasına 28 Mayıs 1928 tarihinde başlanan örnek nahiye aradan geçen iki yıl içinde gerçek anlamıyla örnek bir yerleşim yeri haline gelmiştir. Yapılanlar nahiyeyi çevrede bir ilgi merkezine dönüştürmüştür. Bozkırın ortasında yeşilliklerle bürünmüş, modern bir yerleşim yeri olan Etimesgut genç Cumhuriyetin düşündüğünü gerçekleştirdiği bir örnektir. Burası yapılacak daha nice işler için bir esin kaynağıdır.
 Örnek nahiyeyi anlatan yazarlardan Selahattin Kandemir Türkiye seyahatnamesi-Ankara vilayeti adlı eserinde 1932 öncesinde Etimesgut'u şu şekilde tanıtır:
"Ankara'ya ilk defa gelen bir yolcu için, Eskişehir'den sonra demiryolunun geçtiği çıplak arazi, bu bölge hakkında pek de iyi bir izlenim vermez. Fakat Eti Mesut istasyonuna gelince manzara birdenbire değişir. Bu ıssız, kimsesiz görünen geniş stepler ortasında böyle mamur ve yepyeni bir köy insanı hayrete düşürür. İşte burası şimdiki Ankara'nın batı kapısıdır. Ve her yolcu, bu geniş ve yüksek kapıdan geçerken Cumhuriyet neslinin yapmış olduğu büyük eserler önünde bir kere daha hürmetle eğilir. Dünkü hayat ile bugünkü arasındaki farkı bütün canlılığı ile gösteren bu yeni inşaatlar, evler, mektep, hükümet dairesi, hal, istasyon vs etrafında yemyeşil bir saha görünür' '
 Ernest Mamboury ise Guide Touristiqe adlı kitabında (1933) örnek köyü şöyle anlatmaktadır. "Model köy Eti Mesud verimli Engürü ovasını çevreleyen tepelerin kuzey yamacında yer alan sevimli evleriyle göze çarpar. Ovayı katederken geçmişte bakımsız bırakılmış bu geniş toprakları sulamak ve düzenlemek amacıyla başlatılmış sulama çalışmaları dikkati çeker. Bu örnek köy Cumhuriyetin yenilikçi ruhunun başarıları arasındadır. Burada her şey moderndir; konutlar, ahırlar, yeni yapılar, kültür binaları vs"
 Atatürk’ün vefatından sonra, devlet tarafından kaderine terkedilen Etimesgut 1968 yılına kadar nahiye merkezi olarak kalmış, çevresindeki 18 köy Etimesgut nahiyesine bağlanmıştır. 1968 yılında nahiyelik kaldırılarak "İstasyon Mahallesi" adıyla Yenimahalle ilçesine bağlanmıştır.
 20 Mayıs 1990 tarihi itibariyle ilçe statüsü kazanmıştır. 19 Ağustos 1990 tarihinde ise ilk belediye seçimi yapılarak Etimesgut Belediyesi kurulmuştur.
 Bu örnek köy (nahiye) den günümüzde kalanlara ve burada günümüzde yapılanlara bakalım.
O YILLARDA YAPILAN HERŞEY İTİNA İLE ŞÖKÜLMÜŞ VEYA HARAP EDİLMİŞTİR. ELDE KALAN TEK ÖRNEK ATATÜRK ÇEŞMESİDİR. BURASINI YIKMAYI GÖZE ALAMADIKLARI İÇİN, GÖRÜLMEMESİNİN TEMİN ETMEK İÇİN ÜSTÜNDEN YOL GEÇİRİLMİŞTİR. GÜNÜMÜZDE DE AZAR AZAR BOZULMAKTADIR.
 
Şekil 1: Köprü altına gizlenen ATATÜRK ÇEŞMESİ
 Resimde açıkça görülebileceği gibi çeşmenin musluklarından biri sökülüp yerine kör tıpa takılmıştır.
 
Şekil 2: ATATÜRK ÇEŞMESİ 1928 yılında yazılan orijinal kitabesi. Yukarıdaki kitabe, 1928 yılında yazılandır. Bir de aşağıdaki 2000 yılında yazılana bakalım.
 
Şekil 3: 2000 yılında yazılan kitabe
Toplam olarak 40 kelimelik kitabe metninde, tam 10 adet gramer hatası vardır. Ayrıca 3 adet yazım hatası vardır. İlk cümle ise en fazla ilkokul mezunu birinin yazabileceği düzeydedir.
Bundan başka, 1928 yılında yapılan kitabe pırıl pırılken, 2000 yılında yapılan çürümeye başlamıştır bile 
Şekil 4: ATATÜRK ÇEŞMESİ kör tıpa takılmış hali





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 89 ziyaretçi (212 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=