Selâmün_aleyküm
  Parapsikoloji Sozlugu
 
Terim Tanimlama
A posteriori
A posteriori, "Sonradan gelen" anlamındaki Latince felsefi kavram. Genellikle "sonradan gelen bilgi anlamında kullanılır ve deneyimle, algılarla edinilen bilgiyi ifade eder.
Akaşik Kayıtlar/Akashic Records
Bazı mistik doktorinlerin inanışına gore, zamanın başlangıcından itibaren tecrübe edilen tüm hatıraların- olayların , kalıcı bir şekilde ruhsal öze kaydedilmesi, depolanması.
Akıl
Doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan ayırmaya yarayan kuvvet, ölçü aleti. Sözlük anlamı olarak akıl ise; 1.Bilip tanımayı, yargılamayı ve ilkelere göre davranmayı sağlayan, insana özgü yeti, 2.Doğru davranmayı, doğru yargı vermeyi sağlayan düşünme biçimleri ve ilkelerin bütünü; sağduyu, bilgelik, ayırt etme yetisi, 3.Normal durumları ve işleyişleri bakımından ele alınan düşünsel yetilerin bütünü, ayırt etme yetisi, 4.Bellek, algı, düşünme vb. Zihinsel yetilerden her biridir.
Alfa Ritmi
Zihin dinlenmesine (gevşemişliğine) bağlı olarak beyin içindeki elektriksel aktivitedir (saniyede ortalama 8-12 dönüş, titreşim)
Algılayıcı
Duyu Dışı Algılama testlerinde etkileri algılayan kimse.
Altıncı His
Duyu dışı algılamalar için kullanılan popüler terim.
Analiz
Analiz, bir bütünü kendini oluşturan parçalarına, öğelerine ayırarak açıklamak.
Animizm
Bütün varlıkların ve evrenin bir ruh taşıdığına inanan doktorin. Varlıkların bedenlerinden ayrı orarak ruh taşıdıklarına dair inanış. Ruh varlığına inanış.
Apor
Fiziksel bir objenin nereden geldiği açıklanamaz bir şekilde belirmesi. (yoktan var olması gibi) Aportlar genellikle seans odaları ve fiziksel medyumlukla ilişkilidir (Materyalizasyon ve teleportasyon ile ilgili).
Aracı
(a) Diğer bir deneğe, telepati veya benzer yolla bilgi iletmeye çalışan kişi. (b) Psikokinesis deneyinde, denek olan şey, kimse. ( Psikokinesis : zihnin doğrudan doğruya maddeyi etkileme gücü ) (c) Poltergeist aktivitelerinin odağı olan şey.
Artifakt : İnsan eliyle yapılan şey
Parapsikolojide, paranormal fenomen ile ilgili sahte kanıt.
Astral Beden
Okültist, Spiritualist (spirtist ) ve Teosofist’ler tarafından kullanılan, kişinin fiziksel bedeninin kopyası (çifti) olduğu farzedilen diğer beden. Astral bedenin, beden dışına çıkma tecrübesi veya ölüm anında fiziksel bedenden ayrılabilir olduğuna inanılır.
Astral Projeksiyon, Astral Çıkış
Okultist, Spiritualist (spirtist) ve Teosofist’ler tarafından kullanılan, beden dışına çıkma tecrübesi için kullanılan bir terim. Astral bedenin, fiziksel bedenin dışına çıkması halinde gerçekleştiğine inanılır.
Astroloji
Yıldızlar ilmi. Atrolojik olayları , dünyadaki olayların ilişikliği doğrultusunda tanımlama, teşhis etme teorisi ve uygulaması.
Ata (Cet) Tapınma
Ölmüş Ataları yükseltmeyi ( ululama ) içeren dinsel pratik, uygulama.
Atavizm, Atacılık
Eski nesillerin bir özelliğinin birkaç kuşak sonar tekrar belirmesi. Genetik geridönüş.
Ateşte Yürüme
Ayakta herhangi bir acı veya zarar olmadan, kor haline gelmiş kömürlerin üzerinde yürüme.
Aura
Bazıları tarafından, yaşayan varlıkları çevrelediği inanılan enerji alanı. Bazı Clairvoyant’lar (gözle görülemeyen şeyleri gören kimse ) auraları gördüklerini idda ederler ( genel olarak ışıklı, renkli bir hale olarak).
Ayrılış/Deport
Bir cismin, paranormal bir hareketle korunmalı ve belirlenmiş bir alanın dışına çıkması. Demeterilizasyon ve Teleportasyon ile bağlantılı.
Ba
Eski Mısırlılar tarafından ölümsüz olduğuna inanılan, bir kişinin özü. Ruh.
Banşi/Banshee
Galler bölgesindeki inanışlarına gore, inildiyip bağırarak ölümü haber veren dişi varlık.
Bardo
Tibet Budizminde, varoluşun orta seviyesi. Hayat ve yeniden doğuş arasındaki seviye.
Beden Dışı Deneyim
Kişinin bilinci tamamen yerindeyken kendisinin, fiziksel bedeninin dışında olduğunun farkına varması deneyimi. Ölüme Yakın deneyimde sıkça raslanan bir durumdur.
Beyaz Büyü
İyilik adına yapılan büyü veya ritüleller.
Bilgi
Bilgi, insanın varlığı tanıma ve anlama isteği sonucu ortaya çıkan, düşünen özne ile nesne arasındaki ilişkidir.
Biliminsanı
Bilim tanımı içinde çalışmayı kendine meslek edinen ve teorik ya da deneysel düzeyde bilgi üreten ve bunu yaymaya, aktarmaya çalışan kişi olarak tanımlanabilir. Decartes “Yalnızca hayvanlar durmaksızın vücutlarını besleyecek besini bulmakla uğraşırlar, ...insanların, temel düşüncesi, ruhun gerçek besini olan bilgeliği aramak olmalıdır” der. Bu bilgeliği arayan da biliminsanıdır. Biliminsanları, didinip duran işçi karınca gibidirler. Dev bir bilgi hazinesinin oluşmasına yardımcı olan birer hizmetkârdan başka bir şey değildirler. Tarihin belli bir döneminde oluşmuş stoktan alıp, buna biraz da kendilerininkini katarlar. Her biliminsanının çabası bilgi okyanusuna bir damla mürekkepli su katmak gibidir. Çok kısa bir süre sonra, yaptıkları işler -bireysel başarılarda hep olduğu gibi- özümsenir, yerlerine başka şeyler konur ve kaybolur. “Normal bilim” ya da “devrimci bilim” olsun fark etmez. Mutlaka zaman içinde diğer bilgiler içinde eriyip dağılacaktır. Okyanusa atılan bir damla mürekkepli su gibi.
Bilinç
Tanımlaması daha çok doğrudan olmasından ziyade dolaylı yollardandır (farkındalık gibi) ve birçok farklı şeyi ifade edebildiği için zordur. Çünkü bilinç ağırlıklı olarak kişisel bir deneyimdir. “Canlı maddenin öğretimini denetleyen özel bir öğretmendir, bazen yeterince eğitilmiş olan öğrencisi, öteki görevleriyle uğraşmak için yalnız bırakır” şeklinde basit ve anlamlı tanımlamaları da varsa da, “bir kişinin kendi varlığının/var oluşunun, duyularının, düşüncelerinin, çevresinin farkında olması” olarak da tanımlanır. İç durumumuzu sorgulayarak bir şeylerin farkında oluruz ve bilinçli bir varlık olduğumuzu hissederiz ve bilincin en önemli noktası da budur. Bilinç, çoğu kez "farkında olma, farkındalık" ile aynı anlamda kullanılır. Yani bilinçli kabul edilen varlıkların “nesnel/dışsal gözlem” ve “öznel/içsel gözlem”leri vardır. Öznelci kuramların tuzağına düşmemek elde değildir. Bilincin bütün tanımları temelde hep aynı gibidir. Ama her tanım “eski bir şişede yeni bir şarap gibi” sunulur. Ya da bazıları “görüntüyü kurtarmak” adına öne sürülmüşlerdir. Tanımı yapacak bir doctor universalis (evrensel bilgin) bulmak mümkün değildir. Ya da bekleyeceğimiz ani bilgisizlikten, ani bilgili bir duruma geçme, ani bir kavrayış (anagnoresis) mümkün gözükmemektedir.
Bilinçaltı
Altbilinç teriminin eşanlamlısı. Gerçekte bilinç süreçleri olmadıklari halde bilinç süreçleri üstünde etkisi bulunan ruhsal süreçler'i dilegetiren altbilinç ya da bilinçaltı deyimi, diyalektik felsefeyle idealist felsefeler açısından başka anlamlar taşıdığı gibi çeşitli yerli ve yabancı sözlüklerde çeşitli tanımlarla açıklanmaktadır. İdealist felsefeler onu, bilinç eşiğini aşamayan eksik algıların biriktiği bilinçdışı bir bölge saymışlardır. Öyle ki, Alman düşünürü Leibniz'in bulanık algı (Os. idrâkâtı müpheme, Fr. Perception obscure) adını verdiği bu eksik algıların bıraktığı bilinçdışı izler bu bölgede toplanıyor ve zaman zaman bilinci etkiliyordu. Bu bölge, esrarlı bir bölgeydi ve bilinmesi olanaksız izlerle doluydu. Bir zaman sonra Avusturyalı hekim Freud bu bölgenin sırlarını çözmeye çalışacaktı. Kimi sözlükcülerin güçsüzce bilinç (Os. Zayıfça şuûr, Fr. Faiblement conscient) deyimiyle dilegetirdikleri bu bölge, Freud'cülere göre unutulmuş ya da törebilimsel baskılarla bilincin dışına atılmış anı ve isteklerin gizlendiği bir bölgedir. Bu bölgedekiler bilince çıkmak için çabalarlar ve insanı hasta ederler. Kimi sözlükçüler onu belli belirsiz edindiğimiz bilinç deyimiyle tanımlamaktadırlar. Kimi sözlükçüler de eşikaltı (Os. Mâdûnüşuûr, Fr. Subliminal) deyimiyle anlamdaş sayarlar (Örneğin Bk. Cuvillier, Nouveau Vocabulaire Philosophique, Paris 1967, s. 178). Buna karşı Alman düşünürü Arthur Schopenhauer onu bilinmesi olanaksız bilinç temeli olarak tanımlar, daha açık bir deyişle, düşünüre göre bilinci bu bilinmesi olanaksızlar yönetmektedir. Oysa bilinçaltının ya da altbilincin bilinemeyecek hiç bir yanı yoktur. Herhangi bir olguyu algıladığımızda onunla birlikte ve onunla ilişkili olarak bir takım yan olgular da algılarız, ama ne onların üstünde durur ve ne de dile getiririz.
Bilinçaltı algısı
Bilinçli olarak farkında olmadan algılama.
Bilincin Değişik Durumu
Uyur veya uyanıklık durumunun “normal” den farklı bir durumda olmasını belirten terim ( anormal şuur durumu ) . ASC aynı zamanda hipnoz, trans, kendinden geçme ( ekstaz), uyuşma , meditatif ( dalgınlık) gibi tecrübeleri de içerir. ASC’nin mutlaka paranormal vasıflar taşıması gerekli değildir.
Bilokasyon
Aynı anda iki farklı yerde görünmek, bulunmak.
Bio-PK
Biyolojik proseslerde psikokinetik etkiler.
Boyut Dışı
Bulunduğumuz boyutun dışından olan.
Bozulmama
Anlaşılamaz bir şekilde cesette çürüme olmaması, bozulmaması. ( Çürüme bozukluğu )
Büyü/Hex
(a) Şeytani büyü veya lanet. (b) Büyü üzerine çalışmak.
Cadı
Cadı sanatını uygulayan kişi.
Cadı Tahta
Quija tahtası – Cadı Tahta
Cadıdoktor-Büyücü Doktor
Şifacı veya şaman kimse .
Cadılık
Günümüzdeki batı ülkelerinde uygulanmış olan cadısanatı sistemi.
Cadısanatı
Foklorik Büyü.
Çağrı
Kart Tahmini veya DDA testi sırasında hedef tarafından verilen karşılık.
Çapraz Muhabere/Cross-correspondence
( a) iki veya daha fazla medyumun, ayrı ayrı aldıkları, ancak bir araya getirildiklerinde bir anlam teşkil eden bilgi, enformasyon parçaları. (b) Çapraz Muhabere, Fiziksel Araştırma Cemiyeti ile ilişkili olan bir grup Otomatistin devam ettirdiği ve 1901 den 1932’ye kadar süren kompleks bir çapraz muharebeye verilen addır.
Card Guessing
Kart Tahmini
Çember
Seans düzenleyen insan grubu.
Çift Kişilik
Kişinin iki veya daha fazla, belirgin ve ayrı kişilikleri , ayrı zamanlarda sergilemesini gösterir psikyatrik durum.
Çift//Double
Birinin bedeninin eş kopyası. Astral bedenle ilgili .
Çifte Kör
Deneysel bir testte, ne özne ne de deneyi yapan kişinin, deneyin anahtar vasıflarından haberdar olmaması.
Çoğunluk Oyu
Duyu Dışı Algılama Testlerinde, birçok denek tahminlerde bulunur ( veya bir denek bir çok tahminde bulunur) En çok çıkan tahmin cevap olarak kabul edilir.
Davetsiz Haberci/Drop-in Communicator
Oturum esnasında davet edilmeden gelen haberci .
DDA
Duyu Dışı Algılamanın kısaltması. İnsanın gelecek, geçmiş veya şimdiki zaman hakkında, bilinen bir duyuyu kullanmaksızın bilgi edinebilmesidir.
Deja Vu
Kişinin, o anda olan birşeyi daha evvel tecrübe ettiği hissine kapılması.
Delta
Her çeşit olağan dışı olayı anlatmak için kullanılan bir terim.
Dematerilizasyon
Fiziksel bir objenin paranormal olarak görüntüsünün soluklaşıp, saydamlaşması veya tamamen kaybolması.
Denek
Psişik kabiliyeti araştırılan kişi.
Deney
Bazı kânunların uygulanması veya ileri sürülen bâzı fikirlerin doğruluk derecesinin tesbiti için yapılan işlemler.
Deneyci
Deneyi yöneten kişi.
Deneyci Tesiri
Deneycinin kişiliği veya davranışlarının deney sonuçlarına tesir etmesi.
Deneysel Grup
Özel bir test prosedürünün altında olan bir grup pisişik.
Deneysel Parapsikoloji
Kendiliğinden olan olayları araştırma veya teftiş teknikleri yerine, deneysel metodları içeren parapisikolojik araştırmalar.
Direk Ses
Seans sırasında, orada bulunan herhangi birinden değil de ince bir hava akımından veya daha çok bir trampetten gelirmiş gibi görünen ses.
Diskarne Varlık
Ruh veya maddesel olmayan varlık. Daha çok ölmüş ve dünyada sıkışmış birinin ruhu için söylenir.
Doğru
“Doğru” ifadesi genelde içinde insanın kavrayışının olduğu konuma karşılık gelir ve gerçeğin bir yansımasını ifade eder. Doğru tanım için insan öznesine, bilme, algılama ya da bilince gereksinim vardır. Doğru ifadesi, her zaman gerçek ile eşdeğer değildir. Karl-Otto Apel’e göre “doğruluk diye bir şey yoktur” türünden bir sav daha baştan yanlıştır. Çünkü savın önermesi içeriği ile edimsel içeriği kendi içinde çelişir.
Doğrulanmış
Bulgularla ve olaylarla kanıtlanmış bilgi veya deneyimler.
Dolaylı Ses
Diskarne varlığın, medyumun ses organlarını kullanarak konuşması. Genellikle ses medyumun normal sesinden tamamen farklı çıkar.
Dua
Ruhsal varlık veya güçlerle iletişim kurmaya çalışmak.
Dünya Dışı/Extraterrestrial
Bulunduğumuz dünyanın dışından olan.
Durugörü
İngilizce, Clairvoyance. Normalde agısal deneyimlerimiz duyular ile olur ve durugörü bunun sıradan duyular dışında algılanan tipidir. Normal olan günlük duyularla (görme-işitme) yoğun bir veri girişi olur ve daha güvenilirdir duyularımız. Uzaklığa bağımlıdır ve belli uzaklığın dışındaki sesleri ya da görüntüleri göremeyiz. Doğrudan duyusal alıcı organlara etki ile ortaya çıkarlar: göz, kulak gibi. Sıklıkla da bu duyusal girdiler bilincimize ulaşırlar. Uzaktan görüde ise, silik veriler algılanır ve güvenilirleri azdır, net değildirler, solukturlar. Ancak, uzaklıktan ve zamandan bağımsızdırlar. Çoğunlukla da, beyinde ağır basan normal duyular tarafından bastırılırlar. Ezilirler. Bu nedenle bilince ulaşmaları sıklıkla engellenir. Ancak belli durumlarda, yarı uykululuk hali ama farkındalığın devam ettiği bir durumda, rüyalar esnasında bilincin baskılayıcı etkisi azaldığından duyudışı algılamaya daha açık hale geliriz. Bir çok durugörü çalışması ve araştırması, günlük hayatta işe yarar bir şey olarak araştırılmasından dolayı “bilinçli” durugörü şeklinde yapıldığından, uzaktangörülerin netliği azalır ve etkisi zayıflar. Özellikle, uzak gelecek durumlarında ve karmaşıklığın arttığı durumlarda, bilinmenin keskinliği de azalmaktadır.
Durugörür
Durugörü gören kişi
Duruişiti
Durugörü esnasında olaya ilişkin anlamlı veya anlamsız sesler işitme. İng: Clairaudience (hearing/listening)
Davetsiz Haberci/Drop-in Communicator
Oturum esnasında davet edilmeden gelen haberci .
DDA
Duyu Dışı Algılamanın kısaltması. İnsanın gelecek, geçmiş veya şimdiki zaman hakkında, bilinen bir duyuyu kullanmaksızın bilgi edinebilmesidir.
Deja Vu
Kişinin, o anda olan birşeyi daha evvel tecrübe ettiği hissine kapılması.
Delta
Her çeşit olağan dışı olayı anlatmak için kullanılan bir terim.
Dematerilizasyon
Fiziksel bir objenin paranormal olarak görüntüsünün soluklaşıp, saydamlaşması veya tamamen kaybolması.
Denek
Psişik kabiliyeti araştırılan kişi.
Deney
Bazı kânunların uygulanması veya ileri sürülen bâzı fikirlerin doğruluk derecesinin tesbiti için yapılan işlemler.
Deneyci
Deneyi yöneten kişi.
Deneyci Tesiri
Deneycinin kişiliği veya davranışlarının deney sonuçlarına tesir etmesi.
Deneysel Grup
Özel bir test prosedürünün altında olan bir grup pisişik.
Deneysel Parapsikoloji
Kendiliğinden olan olayları araştırma veya teftiş teknikleri yerine, deneysel metodları içeren parapisikolojik araştırmalar.
Direk Ses
Seans sırasında, orada bulunan herhangi birinden değil de ince bir hava akımından veya daha çok bir trampetten gelirmiş gibi görünen ses.
Diskarne Varlık
Ruh veya maddesel olmayan varlık. Daha çok ölmüş ve dünyada sıkışmış birinin ruhu için söylenir.
Doğru
“Doğru” ifadesi genelde içinde insanın kavrayışının olduğu konuma karşılık gelir ve gerçeğin bir yansımasını ifade eder. Doğru tanım için insan öznesine, bilme, algılama ya da bilince gereksinim vardır. Doğru ifadesi, her zaman gerçek ile eşdeğer değildir. Karl-Otto Apel’e göre “doğruluk diye bir şey yoktur” türünden bir sav daha baştan yanlıştır. Çünkü savın önermesi içeriği ile edimsel içeriği kendi içinde çelişir.
Doğrulanmış
Bulgularla ve olaylarla kanıtlanmış bilgi veya deneyimler.
Dolaylı Ses
Diskarne varlığın, medyumun ses organlarını kullanarak konuşması. Genellikle ses medyumun normal sesinden tamamen farklı çıkar.
Dua
Ruhsal varlık veya güçlerle iletişim kurmaya çalışmak.
Dünya Dışı/Extraterrestrial
Bulunduğumuz dünyanın dışından olan.
Durugörü
İngilizce, Clairvoyance. Normalde agısal deneyimlerimiz duyular ile olur ve durugörü bunun sıradan duyular dışında algılanan tipidir. Normal olan günlük duyularla (görme-işitme) yoğun bir veri girişi olur ve daha güvenilirdir duyularımız. Uzaklığa bağımlıdır ve belli uzaklığın dışındaki sesleri ya da görüntüleri göremeyiz. Doğrudan duyusal alıcı organlara etki ile ortaya çıkarlar: göz, kulak gibi. Sıklıkla da bu duyusal girdiler bilincimize ulaşırlar. Uzaktan görüde ise, silik veriler algılanır ve güvenilirleri azdır, net değildirler, solukturlar. Ancak, uzaklıktan ve zamandan bağımsızdırlar. Çoğunlukla da, beyinde ağır basan normal duyular tarafından bastırılırlar. Ezilirler. Bu nedenle bilince ulaşmaları sıklıkla engellenir. Ancak belli durumlarda, yarı uykululuk hali ama farkındalığın devam ettiği bir durumda, rüyalar esnasında bilincin baskılayıcı etkisi azaldığından duyudışı algılamaya daha açık hale geliriz. Bir çok durugörü çalışması ve araştırması, günlük hayatta işe yarar bir şey olarak araştırılmasından dolayı “bilinçli” durugörü şeklinde yapıldığından, uzaktangörülerin netliği azalır ve etkisi zayıflar. Özellikle, uzak gelecek durumlarında ve karmaşıklığın arttığı durumlarda, bilinmenin keskinliği de azalmaktadır.
Durugörür
Durugörü gören kişi
Duruişiti
Durugörü esnasında olaya ilişkin anlamlı veya anlamsız sesler işitme. İng: Clairaudience (hearing/listening)
EEG (Electro-encephalography)
Beyin korteksinde/kabuğunda oluşan elektriksel aktivite varyasyonlarını kaydetme metodu.
Ekimnezi
Hipnoz veya psikolojik ayrışma içindeki süjede içinde bulunduğu yaşamdaki veya geçmiş yaşamlarındaki (reenkarnasyonlarındaki) izlenimlerin tekrar canlanmasına ve bunu sağlayan yönteme verilen addır.
Ekstazi
Blincin değişik (değişmiş) durumlarından biri. Kişi kendi üzerinde kontrol kaybı ve büyük bir vecd hali tecrübe eder. Bir çeşit trans halidir.
Ektoplazma
Fiziksel medyumun ter atar gibi ürettiği ve materilizasyona uğrayarak şekil alabilen yarı likid- akışkan şey, varlık.
El Falı
Bir kişinin elinin şeklini ve çizgileri inceleyerek karakterine ve yaş***ındaki olaylara dair yorumlarda bulunma sanatı.
Electronic Voice Phenomena
Elektriksel Ses Fenomeni
Elemental Ruh
Bir ruhun dört klasik elementlerden biriyle bağlantılı olması. ( Ateş, Toprak, Hava ve Su ). Animizm ile ilgili .
Elle Tedavi
Laying on of Hands ( Elle Tedavi )
Empat
Özellikle pisişik özellikler taşıyan kimselerde görülen, başkalarının duygularına karşı hassas olma , anlayabilme.
Empati
Başka bir kişinin veya hayvanın tecrübesini veya duygusal durumunu anlayabilme yeteneği. Çoğunlukla başka birinin duyarlılığını, acılarını ve dugularını tecrübe etme olarak bilinen pisişik yetenektir.
Eş Ruh
Hayatta olan bir kişinin eş ruhunu taşıdığı farzedilen ve yalnız olan kimselere görünen Ruh/ Hayalet
ESP
"Duyular-dışı algılama" anlamındaki "extra sensory perception" teriminin İngilizce kısaltması olarak kullanılmaktadır.
ESP (Extrasensory Perception)
Duyular Dışı Algılamalar, DDA
ESP Kartları
DDA Kartları, Zener kartları
Eşzamanlılık
C.G. Jung tarafından kullanılan, birbirine bağlı olmayan fakat bir şekilde anlamlı olan tesadüfi olaylara verilen ad.
Eterik Beden
Astral bedenin benzeri. Fiziksel bedeni tüm kıvrımlarıyla sardığı söylenmektedir. Kimilerine gore ise aura dan başka bir şey değildir.
Evokasyon
Büyülü sözler veya ayinlerle ruh ( genellikle şeytani ruh) çağırma.
EVP
Electronic Voice Phenomena
Falcılık
Gelecekle ilgili olayları tahmin etmeyi amaçlayan çeşitli çalışmalardır.
Faraday Kafesi
Elektriksel etkilere karşı korunmuş alan sağlayan metal ağ
Fenomenoloji
Kişinin, bir olay veya bir fenomen tecrübesine ilişkin algılayışını açıklamak veya aydınlatmak için yapılan araştırmalar.
Fiziksel Medyumluk
Bir medyum tarafından paranormal fiziksel fenomenler üretilmesi. Levitasyon, Materyalizasyon gibi. Fiziksel medyum her zaman olmasa da çoğunlukla trans halinde bulunur.
Fortean Fenomeni
Amerikan araştırmacı yazar Charles Fort’un adını taşıyan bu fenomenler. Geleneksel bilim bilgisini zorlayan, garip fenomenlerdir. Fortean Fenomenleri, paranormal olarak farzedilen, ancak garip, paranormal olmayan olayları içerir. Canavarlar ve mucizeler, olağandışı olaylar, ve beklenmedik yağmurlar gibi.
Frenoloji
Bir kişinin kafatası şeklini inceleyerek o kişinin karakterini ve zihinsel yeteneklerini okumak.
Ganzfeld deneyi
Duyu dışı algılamayı arttırmak ve güçlendirmek için duyusal yoksunluk, deprivasyon oluşturma durumu.
Ganzfeld Tekniği
Duyu Dışı Algılama konusununda bir araştırma tekniğidir. Bu teknikle yapılan deneylerde, Deneğin ( Özne ) gözkapaklarına birer pinpon topu yerleştirilir. Kulaklık takılarak „Beyaz Ses“ denilen tıslama ve ıslık sesine benzer ses dinletilir. Kırmızı bir ışık Deneğin gözkapaklarının üzerindeki toplara yansıtılır ve denek bir süre sonra halüsinasyonlar görmeye başlar. Bu noktada odada bulunan diğer kişilere görsel similasyon gösterilir. Kısa bir video gösterisi şeklinde. Gösteriyi seyreden kişilerin amacı, gördüklerini telepatik olarak deneğe iletmektir.
Geçersiz Hipotez
Deneysel sonuçların değişime açık olmasıdır.
Geçmiş Hayat Anılar
Bir önceki hayattan anılar olduğu farzedilen zihinsel görüntüler.
Geçmiş Hayat Regresyonu
Kişiyi hipnoz yoluyla, bir önceki hayatı olduğu farzedilen yere geri çekme tekniği.
Gerçek
Gerçek tanım ise bilenden, bilinçten, insandan bağımsız olarak kendi başına var olabilen durumlar için kullanılır. Doğru tanımından farlılık gösterir.
Geri Besleme
Özneye test sırasındaki performanslarına ilişkin bilgi verilmesi.
Glosolali
Transtayken kişinin zamanımızda kullanılmayan (antik) bir lisanda konuşması.
Haberci
Medyumun mesajları aldığı diskarne varlık.
Haberci Rüyalar/Announcing Dream
Birinin tekrar doğuşunu haber veren rüyalar.
Haberleşme
Medyumlukta, diskarne varlıkların verdiği mesajlar.
Hallucination (Halusinasyon)
Fiziksel gerçekliğe uygun olmayan duyumsal tecrübe.
Hayal
Dinsel Görüntü
Hayal – İlüzyon
(a) Kişiyi yanlış neticelere sürükleyen görüntü, görünüş.
(b) Sihirbazlıkta, algılama hilesi.
Hayal, Hayalet, Tayf
Genel olarak kişi uyanırken veya uyku haline geçiş sırasında, bir şahıs veya bir mizansenin görüntüsünü tecrübe etmesi.
Hayalet
Ölmüş bir insanın ruhunun görüntüsüne verilen popular ad.
Hayalet görünmesi/Apparition
Genel olarak kişi uyanırken veya uyku haline geçiş sırasında, bir şahıs veya bir mizansenin görüntüsünü tecrübe etmesi.
Hayat Eleştirisi
Kişinin bütün hayatını geridönüşlerle hatırlaması. Hayatının gözünün önünden geçmesi. Genellikle ölüme yakınlaşma, ölümden dönme tecrübesiyle bağlantılıdır.
Hayvan Manyetizması
İyileştirme için, bir kişiden diğer bir kişiye nakledilebildiği varsayılan güç veya likid ‘i tanımlamak için F.A. Mesmer tarafından bulunmuş bir terim.
Hayvan Mutilasyonu , değişimi, yağması
Herhangibir, yırtıcı hayvan, kaza veya hastalık izi olmayıp, normal bir açıklaması olmayan garip yara izlerine sahip hayvan (genellikle ineklerde) cesetlerinin bulunması olayı. Kesikler ve yaraların çoğunlukla cerrahi mudahele amacıyla açıldığı anlaşılır. Tipik cesetlerde kanın tamamı çekilmiştir. Bazı vücut parçaları da kayıptır.
Hayvan Psi
Hayvanlar tarafındna sergilenen paranormal yetenekler. Ayrıca Anpsi olarak da bilinir.
Healer (Şifacı)
İyileştirme gücüne sahip olduğunu öne süren kişi.
Hedef
Deneğin algılamaya çalıştığı nesne veya olaya verilen ad. ( Duyu dışı algılama veya Psi testlerinde )
Hekim
Büyücü doktor veya Şaman’lara verilen diğer bir ad.
Hile cihazı / Gimmick
Sihirbazlıkta, büyülü efekt yaratmak için kullanılan hertürlü gizli aparat. Sahte medyumlar tarafından da kullanılır.
Hile- Sahtekarlık
Genellikle finansal kazanç amacıyla, bilerek yapılan sahte paranormal fenomenler oluşturmak. Eğlence amaçlı, bu tür sahte fenomenleri oluşturanlar ise Sihirbaz ve Mentalist olarak bilinir ve normal olarak bu sınıfa sokulmazlar.
Hiperakutluk-Aşırı Duyu
Bkz. Hyperaesthesia
Hiperestezi - Aşırı Duyu
Duyuları aşırı derecede hassa olma durumu. Uyarılara karşı aşırı duyarlılık.
Hipnagojik İmajlar
Uykuya dalarken görülen canlı imgeler. Hayaller.
Hipnopompik İmaj
Uykudan uyanırken görülen canlı imgeler. Hayaller..
Hipnoz - Hipnotiz
ASC de belirtilen hallerden biri. Dış etkiyle bilincin tesir altına alınması.
Huna (Huna)
Şifa,mucize,büyü,duyu ötesi algı çalışmalarını içeren Hawaii dini.
İmajinasyon
Zihinde imgeleri sezme, görme yeteneği. Bu görsel, işitsel veya temas ile olabilir.
İnançla İyileştirme
Duayla veya ilahi güce inançla ilişkili iyileştirme .
İnvokasyon
Büyülü söz veya ayinle yardımsever, iyi ruhsal varlıkları çağırma.
İsabetsizlik
Hedef ile yanıtın arasındaki tutarsızlık, isabetsizlik.
Işıltı - Parlaklık
Bir kişi veyabir objenin etrafında garip ışık veya parlaklığın görülmesi. Bkz. Aura
İttifakçı/Confederate
Sahte Psişik veya mentaliste gizlice bilgi sağlayan kişi.
Ka ( Ka)
Çift veya Astral beden için Eski Mısırlıların kullandığı bir terim. ( ayrıca BA)
Kabin/Cabinet
Fiziksel medyumun, çeşitli fenomenlerin meydana geldiği durumda, kutu veya perdelerle kapanmış bir alanın içinde tutulması.
Kahin Çubuk
Su veya maden damarı aramak için kullanılan çatal şeklinde çubuk. (Bazen bir çift L şeklinde çubuk olabilir )
Kahin(e)
Kehanette bulunan kişilere her çağda, her toplumda farklı isimler verilmiştir. Bu isimlerden dilimizde en yaygın olarak yerleşmiş olanı 'kahin' (erkek) veya 'kahine'dir (kadın).
Kanal Açma/Channeling
Enkarne olmamış varlıklardan mesaj ve ilham alma.
Kara Büyü
Başkalarına zarar vermek amacıyla yapılan ayin veya büyü.
Kara Sanat
Siyah bir örtüyü siyah arka planda üzerinde kullanarak, objeleri saklamak için kullanılan,sihir tekniği. Çoğunlukla hilekarlar ve sahte medyumlar tarafından kullanılmıştır.
Karma ( Karma ) “ Ne ekersen onu biçersin”. İnsan geçmişte ne yaptıysa gelecekte de onu görecektir felsefesini izleyen Hindu ve Budist etik doktrini. Burada « Geçmiş » bir önceki hayat anlamında, « Gelecek » ise bir sonraki hayat anlamında kullanılmıştır.

Bkz. Reenkarnasyon.

Karşılaştırma Testleri
Deneğin tahmin yaparken anahtar kartlarını kullandığı kart tahmin testi tekniği.
Kart Tahmini
Setteki kartların tahminine dayanan deneysel test.. (Oyun veya Zener Kartları)
Keçi / Goat
Psişik teste tabi tutulan, fenomene inanmayan denek.
Kehanet
Kehanet, durugörü ya da uzaktangörünün halk adlandırmasıdır diyebiliriz. anlamına bakıldığında; geçmiş, gelecek, bir kimsenin kimliği, yeri hakkında bilgi edinmeyi amaçlayan ve bu işi, bu bilgiyi hiç bir bilinen duyusal girdi (görme, işitme...) ile alınmayan öngörülerdir. Bu kişililerle ilgili olabileceği gibi, olaylarla da (gelecekteki toplumsal ya da doğa olayları) ilgili olabilir. Kenahette bulunma yeteneği olan bir çok kişi, medyum-falcı-kahin olarak adlandırılmasına karşın, bu isimlendirmeler, konunun yanlış anlaşılması veya yanlış amaçlar için kullanılmasından dolayı olumsuz anlamlar da içerirler. Bu nedenle biz bunları "durugörü", görenlere de "durugörür-durugörücü" adını veriyoruz.
Kehanet / Prophecy (a) Ruhsal algılayışlarla gelecekten haber vermek.

(b) Gaipten haber almak.

Kem Göz/Evil Eye
Bazı insanlarada bulunan, sadece bakarak karşılarındakine zarar verme yeteneği.
Kendiliğinden İnsan Yanmaları
İnsanların hiçbir etki olmadan kötü bir şekilde yanarak ölmesi. Genellikle bu tür vakkalarda bulunan, kötü şekilde yanmış insan bedenleri ve çevrede yangına ait hiçbir iz bulunmaması, yangının o kişinin bedeninin içinden başladığı izlemini uyandırmaktadır.
Kirlian Photography ( Kirlian Fotoğrafçı
Yüksek frekans elektrik akımı içeren forografik metod.S.D ve V. Kirlian adlı Rus çift tarafından icat edilmiştir. Kirlian fotoğraflar genellikle objeleri çevreleyen renkli haleleri veya auraları gösterir.
Kişilik Çözülmesi
Normal bilinçli farkındalığın dışında yapılan hareketler yada bilincin ayrı merkezleri olduğunu belirten akli yaptırımlar.
Klavuz
Kişinin ruhsal yolculuğunda eşlik ettiğine inanılan ruh.
Klervoyant
Durugörür
Kontrol
(a)Deneysel Parapsikolojide, deneyin standart usuller içerisinde yürütülüp, sonuçların mevzu dışı sebeplerle lüzumsuz yere etkilenmemesininin temin edilmesidir. (b) İspirtisma’da , trans medyumuyla haberleşen ve genellikle trans durumunu control eden diskarne varlık.
Kontrol Grubu
Performansları deneysel konularla mukayese edilen insan grubu. Deneysel Grup.
Korrelasyon - Değişkenlik Bağlantısı
Iki veya daha fazla olay veya değişkenliğin arasındaki benzerlikler. Ortak ilişki.
Korrelasyon Katsayısı
Iki veya daha fazla ölçünün birbirleri arasındaki bağlantının derecesini gösterir matematiksel indeks.
Koruyucu Melek
Kişiyi koruduğuna inanılan melek.
Koruyucu ruh/Daemon (Daimon)
İlham ve tavsiye veren koruyucu ruh. Ayrıca koruyucu melek olarak da geçer.
Koven
Cadılardan oluşan grup.
Kozmik Bilinç
Kişinin, tüm kainatın yaşayan bir varlık olduğunun farkına varma tecrübesi.
Kripto Hafıza/Cryptomnesia
Kaynağını bilmeden kişinin açıkladığı, bildirdiği bir bilgi.(İlham yoluyla bildirmesi). Bazen Kripto Hafıza, Ksenoglosi (Kişinin bilmediği bir lisanda yazması veya konuşması) ve Geçmiş Hayat Anısı gibi paranormal tecrübeleri açıklamak için de kullanılır.
Kristale Bakmak/Crystal Gazing
Paranormal bilgiler almak üzere ayna, cam veya bir likidin yansınalı yüzeyine bakmaktır. Scrying olarak da bilinir.
Kriz Anı Görünmesi/Crisis Apparition
Önemli bir krizin (Ölüm, kaza veya ani hastalık) ilk birkaç saati içinde kişinin görüntü tecrübesi yaşaması (hayalet, tayf, bilinmeyen cisim v.s.)
Ksenoglosi
Kişinin bilmediği, öğrenmediği bir lisanda konuşması veya bu lisanda yazı yazması.
Kundalini ( Kundalini )
Yoga inanışında, çeşitli pratiklerle harekede geçirilebileceğine inanlılan büyük hayati enerji. Kundalini’nin paranormal fenomenlere enerji sağladığına inanılmaktadır.
Lanet
Başkalarına paranormal yollardan zarar vermek için yazılmış veya söylenmiş sözler.
Levitasyon
Bir cismin veya kişinin paranormal olarak yükselişi veya kalkışı.
Likantropi
Kişinin büyü yoluyla insandan kurda dönüşmesi.
Lusid Rüya Görmek
(a) Duru Görü için eskiden kullanılan terim.
(b) Lusid rüya görmek.
Mantra ( Mantra )
Meditasyonda kullanılan ses veya kelimeler. Bkz Trasendental Meditasyon
Masa Eğilmesi
Bir grup insanın ellerini masanın üzerine yerleştirerek yaptıkları bir seansta, masanın gizemli ve açıklanamayacak bir şekilde hareket etmesi. Genellikle bu hareketler ruhun iletişim kurma çabası olarak yorumlanır.
Materialization ( Materyalizasyon)
Seans sırasında, görünür ve dokunulabilir obje veya insan şekli oluşumu.
Meditation ( Meditasyon )
Ruhsal olarak, bilinci istenen düzeye getirmeyi amaçlayan zihinsel veya fisiksel –zihinsel teknikler. Bkz. Yoga.
Medyum
Diskarne varlıklarla yaşayanlar arasında aracılık ettiğine inanılan kişi.
Medyum(luk)
Medyumluk, ruhçuluk hakkında bilgi veren sözlüklerde, "duyarlı, yani psişik bakımdan hassas yapılı veya özel yeteneklere sahip kimselerin dünyadaki bedenini terketmiş varlıklarla ruhsal irtibat kurarak, onlardan aldığı tesirleri çeşitli tezahürler halinde dünyaya yansıtması" olarak tanımlanır. Bu adlandırma, teknik olarak "durugören, durugörür"den farklıdır.
Melekler
İhtiyaç içindeki insanlara yardım eden, yardımsever ruhani varlıklar.
Mentalizm
Sihirbazlıkta psişik simülasyonları içen bir branştır.
Mersmerizm
F.A. Mesmer tarafından geliştirilen bir iyileştirme sistemi. , Tedavide mıknatıstan yararlanma yöntemidir.. Hasta trans halindeyken dokunma veya okşama yoluyla elde edilen ‘bedensel mıknatısın tedavide kullanmasıdır. Mesmerik yransta olan kişilerde bazen durugörü gibi paramormal tepkiler gösterebilir.
Mesaj
Bkz. Communication ( Haberleşme )
Metafizik
Metafizik, felsefenin bir dalıdır. İlk felsefeciler tarafından, "fizik bilimlerinin ötesinde kalan" anlamına gelen "metafizik" sözcüğü ile felsefeye kazandırılmıştır. İncelemeleri varlık, varoluş, evrensel, özellik, ilişki, sebep, uzay, zaman, tanrı, olay gibi kavramlar üzerinedir.
Metamorfoz – Başkalaşım
Bkz. Shape – Shift ( Şekil değiştirme )
Metempsikoz
Ruhun bir bedenden diğerine göçü. Reenkarnasyon için kullanılan bir başka terim.
Meyil Efekti
Psi testlerde, testin tekrarlanması sonucu performansın artması.
Mısır Dairesi
Daha çok Güney Britanyada yaygın olan, büyümekte olan ekin tarlalarından bulunan dairesel veya daha ayrıntılı oluşumlar. Şekiller. Bazen UFO gözlemleriyle ilişkilidirler. Çoğu şekil zekice şekillendirilmiş ve anlam ifade eder gibi görünür. Bu işaretlerin esrarı çözülememiştir.
Mistik
(a) Mistik tecrübelere yaşayan kimse
(b) Psişik , medium ve romantikler için kullanılan basitçe kullanılan bir terim.
Mistik tecrübe
Zaman kaybı, kendini kaybetme gibi Bilincin Değişik Durumlarına ( ASC) giren tecrübeler.
Mistisizm
İnsan beyninin veya ruhunun direk olarak ilahiyatı tecrübe edebileceğini savunan duhsal ve dinsel doktorinler.
Mnemonist
Öğrendiği tekniklerle belleğini olağandışı geliştirmiş kişi .
Mucize
Doğaüstü veya ilahi müdahalelerle gerçekleştiği farzedilen iyi olaylar.
Nekromansi
Ölülerle bağlantı kurmayı da içeren kara büyü uygulaması.
Nörofelsefe
Nörofelsefe; başlangıçta felsefenin terimleri de olan, bilinç ve durumları, karar verme (özgür irade/istenç), algılama, dışımızdaki dünyanın yorumlanması ve buna verilen hareketsel yanıtı, yapay zeka, sinir ağları, düşünce süreçlerini ve zihnin işlevlerini sinir bilimleri zemininde yorumlar. Son 30 yılda, bilim felsefesinde artan “yerel” bir büyüme olmuştur. Sinir bilimlerinin felsefesi beyin yapısı ve çalışması hakkındaki yeni keşiflerden dolayı doğal ve beklenen bir sonuçtur. Bu alan özellikle sinir bilimlerinde son yıllarda olan ilerlemelerle yakından ilişkilidir. Literatürde uzun zamandır “sinirbilimlerinin felsefesi” başlığı olmasına karşın son zamanlarda bunun yerini “nörofelsefe” almıştır. Nörofelsefenin amacı geleneksel felsefi sorunları ve çözümlerini sinirbilimi bilgileri üzerine inşa etmektir. İki insan nörofizyolojik ya da beyin yapısı olarak farklı değilse neden algılarının içeriği ya da zihin içeriği (qualia) farklıdır? Renkleri algılama durumunda da aynı şey söz konusudur. Nesnel karşılık olan elektromanyetik dalga boyu, öznel olarak aynı şekilde mi algılanır? Beyinlerimizdeki sinir hücrelerinin yerine geçebilecek, yapay elektronik mikroişlemciler yerleştirecek olursak, acıyı acı olarak algılamamızda fark yaratır mı? Nörofelsefe bütün bu sorulara sinirbilimsel yanıtlar bekler.
NöroKuantoloji
"NöroKuantoloji" terimi, 11 Mart 2002 yılında, daha önce literatürde hiç yokken, Dr.Sultan Tarlaci tarafından ortaya atılmış yeni bir bilimsel ortak alanın adıdır. Bu ifade sinir sistemi ve sinir sisteminde kuantum fiziği işleyişini inceler. Bu konu hakkında 1950'lerden bu yana disiplinler arası, ortak makaleler yayınlanmasına karşın, bu ortak makalelerin ve araştırmların ortak bir bir bilimsel dil ile ifade edildiği bir platform yoktu. NöroKuantoloji bu ortak bilimsel platformun adıdır. Konu ile ilgili olarak, 2003 yılında NeuroQuantology adlı uluslararası akademik bir dergi yayına başlamıştır. Halen yılda dört sayı olarak yayınlanmaya devam etmektedir. Dergi bilimsel veritablarına (Index Copernicus, SCOPUS ve EMBASE) girmiş ve MEDLINE tarafından da incelenmektedir. Bu dergiye ek olarak konuya daha popüler yaklaşma açısında Kuantum Beyin adı altında bir web sayfası aktif olarak yürütülmektedir.
Numaraloji
Numaraları yorumlayarak kehanette bulunma.
Obsesyon
Takıntı (Obsesyon), ruhçulukta (spiritüalizm) ve ruhbilimde (psikoloji) farklı olarak tanımlanır ve farklı kavramları ifade etmek üzere kullanılır. Psikiyatri sözlüklerinde kısaca “yanlış olduğunu bildiğimiz halde kafamızdan atamadığımız, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki fikirler” olarak tanımlanır. Ruhçulukta ise, “bir bedensiz ruhun bir bedenliyi (insanı) hükmedecek derecede etkisi altına alması” olarak tanımlanır.
Occam’ın Usturası
Herzaman, olayların en basit açıklamalarını tercih etmeye dayanan prensip.
Odak Kişi
Poltergeist aktivitelerinin merkezi haline gelmiş kişi.
Okültizm
Gizli kuvvetlerin ve gizli varlıkların mevcudiyetini esas alan esoterik inanış ve uygulamalar sistemi.
Olağandışı Deneyimler
Geçerli bilimsel bilgilerle açıklanamayan olağan dışı deneyimleri anlatmak için kullanılan terim.
Olağandışı Fenomen
Geçerli bilimsel bilgilerle açıklanamayan doğal fenomen.
Ölüme Yakın Denyim Klinik olarak ölmden dönmüş veya ölüme çok yaklaşmış kişilerin yaşamış olduğu tecrübeler.

Bu tecrübelerin bir çoğunda hayatın film gibi gözlerinin önünden geçmesi, sonunda ışık bulunan bir tunneled ilerleme, ölmüş akraba veya arkadaşları görme, ilahi varlıkların onlara dönmeleri gerektiğini söylemesi ve bununla tercihte bulunma. Nadir olarak bu tecrübe korkutucu veya sıkıntı verici olabilir. Genellikle bu tür tecrübelerin , kişinin hayatının daha sonraki dönemlerinde etkili olduğu görülmüştür.

Ölümsüzlük
Bir kişinin, kişisel varlığın ölümden etkilenmediğinin farzedildiği inanış.
Ölümyatağı Deneyimi
Ölen bir kişinin, ölmüş olan arkadaşlarını veya yakınlarını görmesi, yanında hissetmesi.
Omen ( Kehanet )
Geleceğe ait haberler veren işaretler.
Ön Mevcudiyet
Kişinin doğumdan önce de var olduğuna inanılan kişilik veya ruh.
Öngörü(m)
ormal yollardan önceden bilineyecek ya da yakalanamayacak bir gelecek olayına ilişkin bilgi edinilmesidir. Bilgi akışı, gelecekten şimdiye doğrudur.
Orakl-vahiy
(a) Tanrılardan geldiğine inanılan cevaplar.
(b) Bu cevapların verildiği kutsal türbe.
Orgone Enerjisi
Wilhelm Reich tarafından, cinsiyetle bağlantılı üniversal yaş*** enerjisini tanımlamak için kullanılan terim.
Ortak Görünme/Collective Apparition
Bir hayaletin veya görüntünün bir değil birkaç kişi tarafından görülmesi.
Otomatistik Yazı
Ne yazıldığını bilmeden, bilinçli bir kontrol olmaksızın anlaşılabilir mesajlar yazmak.
Otomatizm
Otomatist olan kişinin bilnçli kontrolü veya bilges olmadan yaptığı fiziksel faliyetler. Kol hareketleri, yazı yazmak, çizmek, müzik çalmak. Ayrıca Motor Otomatizmi olarak da bilinir.
Otoskopi/Autoscopy
(a) Başka birinin diğer bedenini (astral bedenini) görmek. (b) Kişinin beden dışına çıkarak kendi diğer bedenini (astral bedenini) görmesi.
Ouija Board ( Quija Tahtası ) Üzerinde harfler ve numaralar bulunan tahta levha.

Bir planchette ( ortası delik elips veya kalp şeklinde küçük tahta ) veya cam bardağının bağımsız hareketleriyle, üzerinde bulunan harf ve numaralardan gösterilenler bir araya getirilerek verilen mesajların okunmasını sağlar.Halk dilinde “Cadı Tahtası”

Öz
Öz, bir kimsenin benliği, tinsel varlığı, zat, nefs olarak tanımlanır ve bir şeyin temel içeriği olarak düşünülür. Tanımlaması Aristoteles’e kadar uzanır. Ona göre, bir şeyin temel özelliğini ya da tözünü oluşturan şeydir: “İlk anlamında varlık tözü gösterdiği ölçüde özdür”. Bir tözün özünü belirlemek, onun sonlu sayıda olması gereken temel unsurlarını belirlemektir: “Özde bulunan yerine getirilecek fiillerin sonlu sayıda olması gerekir.” Buna karşın Platoncu öz kavramı değişikliğe uğrayarak Descartes’te yeniden ortaya çıkar. Descartes özleri ölümsüz ve değişmez olarak sayarak şöyle der: “Bir üçgen tasarladığım zaman, benim zihnimin dışında, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir üçgen olmasa bile..., bu durum, bu şeklin belli bir yapısı ya da biçimi ya da özü olmasına engel değildir; değişmez ve ölümsüz olan bu öz ne benim uydurduğum bir şeydir ne de herhangi bir biçimde benim zihnime bağlıdır.” Hegel’e göre öz, varlık ile kavram arasında yer alan şeydir. Husserl’e göre ise, bir nesnenin, kendisini ne ise o yapan ve bu nesnenin herhangi bir özelliğinden önce bu özelliği olanaklı ve anlaşılır kılan zorunlu yapıdır. Heidegger ve Sartre’de biraz değişir, varoluştan ayrı tutulmaması gereken ve burada varlık’ta ayırt edilemez olan kavramdır. Heidegger’e göre öz ve var oluş arasında Yunan felsefesi tarafından yapılan ayrımın daha ilerisinde, yani varlık’a dönmek gerekir: “Burada varlığın özü, onun var oluşundan kaynaklanır... Ancak burada var oluş (existentia) ve öz (essentia) arasında bir karşıtlık söz konusu değildir.” Yani var oluş ile öz aslında aynı şeydir.
Öznel paranormal deneyim
Veya Öznel Psişik Deneyim diye de adlandırılır. Kişinin tecrübe ettiği, paranormal olduğuna inandığı olaylara denir.
Öznellik
Öznellik (Qualia/g-faktörü/Zihin İçeriği), yani felsefecilerin “qualia” dediğine aslında atasözleri açısından hiç de yabancı değilizdir. Hepimiz biliriz. “Ateş düştüğü yeri yakar” ya da “acıyı çeken bilir.” Öznellik işte budur. Benim duyumsadığım ağrılarımı, sizin de duyumsayamamanız gerçeğiyle ifade edilebilir. Ben dünyayı kendi bakış açımdan görürüm, siz de kendi bakış açınızdan görürsünüz. Ben kendi içsel akıl durumlarımın farkındayımdır, başkalarının değil. Başkaları da kendinin içsel farkındalığındadır. Qualia işte budur.
Paranormal ( Paranormal )
Mormalin dışında veya ötesinde. Geçerli bilimsel bilgilerin veya bizim olağan anlayışımızın ötesinde olan şeyler.
Paranormal Rüyalar
Gördüğümüz rüyadaki görüntülerin paranormal bilgiler içermesi. Bkz. Haberci Rüyalar.
Parapsikoloji Parapsikoloji paranormal (normal olmayan) fenomenleri zihinsel kavramlar ve süreçlerle açıklamaya çalışan bir daldır. Geçen yüzyılın başlarında ortaya çıkmış olan Parapsikoloji telepati, psikokinezi gibi yeteneklerini ve benzeri psişik fenomenleri konu alır. Bir başka deyişle, Parapsikoloji paranormal (normal ötesi) güçleri, ruhsal yetenekleri ve bunlarla ilgili olguları inceleyen bir bilimsel araştırma alanıdır. Parapsikoloji terimi eski Yunanca’da “ötesinde” anlamına gelen “para” sözcüğünün, “ruhbilim” anlamında kullanılan “psikoloji” terimine eklenmesiyle elde edilmiş olup Oesterreich tarafından ortaya atılmıştır.

Temel olarak psikokinezi (dış dünyada madde üzerine zihin etkisi), duyu dışı algılama (başka zihin ve yerlerden bilgi alma) ve telepati )başka zihinle bağlantıya geçme) ile ilgilenir. Bunun dışında içine sokulmaya çalışılan konular, günümüz parapsikolojisinin dışında alanlardır.

Peri / Fairy
Küçük, insane benzeri mitsel varlık. İyiliksever veya kötücül olabilir.
Piramid Gücü
Pramid şeklinin paranormal etkiler üretebildiğine dair inanış.
Planchette
Quija tahtası üzerinde kullanılan küçük levha. Bazen otomatistik yazıda kullanılır, bu durumda planchette’e kalem monte edilir.
Plasebo
Genellikle kontrol grubuna verilen tesirsiz ilaç.( Hastaya ilaç diye verilen tesirsiz madde, yalancı ilaç)
Pocomania
Jameika ruhani dini.
Poltergeist ( Poltergeist )
Almancada “ gürültücü veya problem çıkarıcı varlık” anlamındadır. Poltergeist açıklanamayan sesler, objelerin kendi kendine hareketi, bir anda alev almalar, beden üzerinde oluşan çimdik veya tırmık izleri, gibi olayları içerir. Uğramaların tersine poltergeist olayları genellikle bir kişi üzerinde odaklanır ve bu kişi genellikle çocuk veya ergenlik çağındaki gençlerdir. Birçok fiziksel medyumun çocukluk döneminde poltergeist tecrübesi yaşadığı bilinmektedir.
Pozesyon – İstila /Ele Geçi Bir kişinin bedeninin, başka bir kişilik veya varlık tarafından ele geçirilmesi.

Örn. Çifte Kişilik veya şeytani bir varlığın kişinin bedenine girmesi.

Precognition ( Prekognisyon )
Gelecekte olacak olayları paranormal yollarla algılama. Fal ve kehanet gibi.
Prediction ( Kehanet )
Gelecekte olacak olaylara ilişkin haber verme , kehanete bulunma. Bkz. Prekognisyon.
Prekognisyon
Önceden bilme, rüyalarda veya durugörü ile "bilme".
Premonition ( Premonisyon - Önsezi )
Geleceğe dair işaretler verdiğine inanılan deneyimler.
Psi Yunan alfabesinin 23. harfi, bütün parapsikolojik güçleri ifadede kullanılan nötr terim. Parapsikolojide kullanımı. Psi-etkisi, bir enerji türü ya da klasik bir sinyal değil; zaman ve mekân uzaklığından etkilenmeyen (yerel olmayan) ve ancak psi kaynağı olan insanı, etkilenen nesneyi ve tüm o süreçleri kapsayan “sistem” içinde varlığını oluşturan ya da belli eden şey olarak tanımlanır. Basit olarak kişinin dış nesne ya da süreçlere etki etmesi demektir. Yaygın olarak düşünce gücüyle, bedensel uzuvları kullanmadan cisimler üzerine etkide bulunmadır. Bu masaların, sandalyelerin, kalemlerin, vazoların havalanması ya da yer değiştirmesi şeklinde olabileceği gibi vakum saydam şişeler içinde pusula ibrelerini hareket ettirme, müzik aletlerinin kendiliğinden çalması, çatal-kaşık bükme şeklinde de olabilir. Şarlatanlar ve hayalciler bir kenara bırakıldığında bu alanda yapılmış ciddi ve akademik çalışmalar vardır.

Tipleri: Psi’yi kendi içinde de farklı alt grupları vardır. Ölümden sonra hayat ya da ruhun bedenden ayrı var olma kapasitesinin kanıtları psi-teta, sıradan psikokinezi psi-kappa, materyalizasyon (cisim oluşturma) ve demateryalizasyon (cisimleri yok etme) şeklinde olan etkiler de psi-epsilon olarak adlandırılır.

Psi ( Psi)
Paranormal yeteneklerin tümünü belirtmek için kullanılan terim. Duyu Dışı Algılamaları ve Psişik yetenekleri de içerir.
Psikodelik Genel anlamıyla “ zihni açığa çıkarmak” demektir. Ayrıca bilinci değişik bir duruma sokabilmek için

( ASC) kullanılan bitki ve uyuşturuculara verilen addır.

Psikokinezi
Zihin veya beyin gücü ile dış dünyadaki nesneleri, aracısız hareket ettirme.
Psikometri
Fiziksel bir objeyi merkez alarak, o obje hakkında bilgi elde etme. Ayrıca obje okuma olarak da bilinir.
Psikometrist
Kişiyle ilişkili herhangi bir nesneden olayları, şimdiki-geçmişe ait olarak açıklayan kişilerdir.
Psikotroniks
Rusların, durugörüye verdikleri ad. Psiko: zihin, troniks: enerji uygulaması.
Psişik
Psi yetenekleri gösteren kimseye verilen addır. Sıfat olarak da kullanılır.
Psişik Fotografi
Paranormal forografik görüntüler için kullanılam terim. Kirlian Fotografı da içerir.
Psişik İyileştirme
Psişik güçlerin kullanılarak şifa verme. İyileşyirme.
Psyche
“Psyche”, düz anlamda ruh olarak çevrilir. En erken yazılarda, soluk benzeri bir materyaldir ve bir hayalet olarak ölümden sonra da var olmaya devam eder. MÖ 4.yy’ın başlangıcıyla birlikte, beden karşısında ilk hatırlanan oldu. Homer’de psyche, yaşam veya birinin hayaleti olarak ele alınırken, zihin ve bilinç anlamında hiç bir zaman kullanılmaz. Homer’de, yaşayan bir kişide var olan ve ölümle kaybolan “tüm” yetileri anlatmak için kullanılır. MÖ 500’lerde Pisagor, Homer’in bakışını reddederek, hayvanlarda olduğu gibi insanlarda da psyche’nin başka vücutlara göç ederek ardışık ortaya çıktığını öne sürer. Zaman içerisinde kelime “benlik, kişilik” anlamına kaymaya başlar. Platon ile tekrar psyche tartışmaları başlar. Bunu Phaheo’da ayrıntılı ele alır. Epikürcülere göre ise yaşayanların bir parçasıdır, göğüste toplanır ve buradan bedenin organlarına dağılır. Bu bakış açısı beraberinde kalbin tüm organların ve bedenin yönetim merkezi olduğu düşüncesini de beraberinde getirmiştir. Aristoteles’in bakışı ile psyche, fiziksel bir parça olmamasına rağmen, bedenin organlarının “form”u veya “harekete geçirici” kısmıdır. Fakat zihinde (nous) bulunmaz. Zeno tarafından kurulan öğretide ise psyche temel fiziksel öğretilerle kaynaştırılır. Zeno’nun tasvir ettiği evrenin “harekete geçirici esası” pneuma’dır. Her şeyin içine nüfuz eder. Hayvan ve insanlara nüfuz eden soluk ise onların psyche’sidir. Aristoteles’in aksine Zeno’nun fikrini savunanlar bitkilere psyche atfetmezler. O daha ziyade, algılayan ve amaçlı hareket yapan yaratıkların yaşam esasıdır. Plotinus’un (yakl. 205-270) Neoplatonizminde ise, fiziksel dünya ve “zihinsel oluşun” daha yüksek gerçekliği arasında aracılık yapar. Bu öğreti, psyche’yi hem bireysel oluşa hem de dünyaya bağlar.
Pusula, Not Okuma/Billet Reading
Herhangi bir sorunun gizlice bir kağıda yazılıp, bir zarfın içine koyularak mühürlenip psişiğe verilmesi, psişiğin verilen mühürlü zarfı alarak, içindeki soruyu tahmin ederek doğru cevabı vermeye çalışmasıdır.
Reenkarnasyon
Başka birisi veya ölen birinin belleği ile yeniden doğuş olarak tanımlanır ve ruhların yeniden doğuşuna kanıt olarak gösterilir. Ancak, kesin olan şey, ölmüş birilerinin belleklerinin, yaşayan birinde (genelde çocuklarda) ortaya çıkmasıdır. Burada esas olan ölmüş birisinin belleğinin yaşayan birine "takılmasıdır". Eldeki fizik bilgilerine göre zamanda bir kaymanın sonucu olabilir. Geçmişteki birinin belleği, yeni doğan birine ulaşıp etki edebilir. Ancak, bu durum "ruhun tekrar doğması" anlamını vermez. Ruhun (bilincin ya da belleğin) göçü ve tekrar tekrar dünyaya gelmesi yapılan bütün reenkarnasyon araştırmalrında ulaşılabilecek "kanıtlı" bir sonuç değildir. Fazladan eklenen bir çoğaltmadır "yeniden doğmak".
REM
Hızlı göz hareketi (Rapid eye movement; REM), uykunun rüya görülen kısmıdır. Adını, bu esnada gözlerin hızlı hızlı hareket etmesinden alır. Uyku 5 evreden oluşmuştur. Bu evreler şu şekilde sınıflandırılabılır. REM evreleri ve N-REM evreleri, yani hızlı goz hareketinin olduğu evre ile olmadığı evreler. REM esnasında beynin çalışması uyanıkkenki çalışmasına benzer olduğu için bu evre çok önemlidir. Bir teoriye göre hatırlama-anımsayabilme olgusu REM uykusu esnasında gerçekleşir. Normal bir uykuda tahminen bir buçuk saatte bir hızlı göz hareketi evresi tekrarlar ve evrenin süresi 20 dakika kadar devam eder. Ayrıca REM uykusu esnasında uyandırılan şahıslar çoğunlukla rüya görmekte olduklarını bildirmişlerdir. REM uykusu tamamlandığında uyanan insanların daha dinç hissettikleri de bilinmektedir.
Remil / Geomancy
Çizgileri ve şekilleri yorumlayarak gaipten haber verme, kehanette bulunma sistemi.
Remote Viewing
Uzaktangörü, RV olarak kısaltılır. Genel anlamda durugörü.
Ruh
İslam düşüncesinde, ruh farklı anlamlar içermesine karşın, insana canlı ve bilinçli varlık denilmesine yol açan bir öğe olarak kabul edilir. Sık kullanılan ruh ile nefis arasında bir ayrım vardır. Aynı şekilde akılla zihin arasında da bir ayrım yapılmıştır. Zihin (intellect) dünyevi, dolayısı ile sınırlı bir aklı ifade ederken, akıl (reason) yaratılmış ilk şey olarak Allah’a ulaşmanın aracı olan külli akıldır. Buna göre de vahiy zihinle değil akılla bağlantılıdır. Ruhun iradeli ve iradesiz tüm eylemlerin kaynağı, canlılığın belirtisi ve algı olayını gerçekleştiren yeteneklerin bütünüdür. İslam felsefecisi Hücviri’nin Hakikat Bilgisi (Keşf ül-mahcub) adlı eserinde ruhu iyiliklerin ilkesi sayarak meleğe, nefsi kötülüklerin ilkesi sayarak şeytana atfeder. Böylece bedenden farklı olan şey ruh ve nefis olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım İbn Arabî’de de göze çarpar ve bedenin dışındaki özü, ruh ve nefis olarak ikiye ayırır. Bunların yaratılıştan farklı olduğunu öne sürer. O’na göre, “Âdemin (insan) vücudu ruhun görüldüğü yer, Havva’nın vücudu nefis’in görüldüğü yer”dir. Böylece doğan Âdemoğullarıyla ruh-nefis birleşimi ortaya çıkar. Bazı İslam bilginlerine göre de nefis ya da nefs, canlı varlıktaki yaşamın ilkesi, ruh ise düşünme ve kavrama işlevini gerçekleştiren özdür. İslam felsefecileri beden dışındaki özden bahsetmelerine rağmen, akılla kavranamayacağı ve ne kadar çabalarsak çabalayalım, ruh konusunda gerçeğe ulaşamayacağımızı Kur’an-i Kerime dayanarak ifade ederler: “Ey Muhammet, sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin bir işidir. Onun hakkında size çok az bilgi verilmiştir” (İsra 85).
Rüya
Rüya, uyku esnasında yaşanan görsel, işitsel vb. algısal tecrübeler. Spiritüalistler tarafından yapılan bir tanıma göre rüya, "insanın uyku halindeyken gerek bilinçaltından kaynaklanan, gerekse çeşitli kaynaklardan aldığı tesirlerin imajlara bürünmesiyle oluşan algıları"dır.
Sahipolma direnci
İngilizce: ownership resistance. Psikoknezi yeteneği ya da durugörü yeteneği olduğa dair korku ve endişe ile oluşan bilinç dışı engel. Bakınız. Tanıklık çekincesi.
Sahte Uyanış
Kişinin uyanmış olduğunu sanıp , aslında hala rüya görüyor olma durumu.
Sahtebilim SahteBilim (PseudoScience) ve BilimOlmayan (NonScience) farklı kavramlardır. SahteBilim, bilimle kısmen desteklenen ve ancak bilimsel yöntemlerle doğrulanamayan bir bilgi türüdür. Her ikisinin ayrımında, Popper’in bakış açısı en önemli kriterdir. SahteBilim, genellikle bilimin tanımında ve yönteminde gerekli olan ölçütleri tam olarak karşılamaz. Aşağıdaki özelliklerden birkaçını içerir.

-Deneysel kanıtlar olmaksızın öne sürülürler, -Deneysel olarak elde edilen sonuçlarla çatışan bir yanı yoktur, -Deneysel olarak tekrarlanabilir olasılığı yoktur, -Yalanlanabilirilik ya da yanlışlanabilirliği yoktur, -Occam’un Ustrası ile çatışır; yani en basit açıklama seçilmekten ziyade en karmaşığı seçilir.

Şakak lobu aktivitesi
Beyin loblarında meydana gelen geçici elektrik aktivitesi. Çoğu zaman garip algılarla, zaman kayıplarıyla ve halusinasyon ile bağlantılıdır.
Şaman
Ruhlarla bağlantı kurarak transa geçen , iyileştirme gücüne sahip büyücü doktor. Bu kişilerde paranormal yeteneklere de rastlanabilir.
Şans
Olaylar üzerinde rastgele, tahmin edilemez etkiler.
Santeria
Kuba ruhani dini.
Seans
Medyum eşliğinde oturum.
Şekil Değiştirme
Başka bir insanın, hayvanın veya varlığın şekline girebilmeyi sağladığı farzedilen paranormal yetenek. Likantrop örneğin.
Sesli Mesaj Algılama/Clairaudience
Paranormal sesler duyarak olarak informasyon (bilgi) elde etme
Şeytan Çıkarma/Exorcism
Dualar okuyaka bir kişinin bedenini istila etmiş kötü ruhu def etme.
Şeytani Pozesyon /İstila- Elegeçirilme
eytani ruhlar tarafından ele geçirilme. Bir kişinin içine şeytan girmesi (Halk dilinde cin çarpması)
Sezgi
Rasyonel ve entelektüel tahlillerin ötesinde, olayların esaslarını sezmek veya karmaşık olaylardan sonuç çıkarmak.
Siddhis (Siddhis)
Yoganın uygulanmasıyla bağlantılı paranormal yeteneklere verilen ad.
Şifa verme, İyileştirme
Kabul edilmiş medical prensiplerle açıklanamayan tedavi.
Şifre Testi/Cipher Test
Ölümden sonra şifre ile bağlantı kurmak için kişinin bıraktığı şifreli mesaj.
Sihir (a) Paranormal veya ruhsal öğeleri kullanarak olaylara etki etme uygulamaları.

(b) Sihirbazlık sanatı

Sihirbaz
Sihir yapan kişi.
Skeptik
Gerçeklere sıkı sıkıya bağlı, paranormal olayların bilimsel çözümlerini ve kriterlerini araştıran kimse. Genellikle Parapsikolojistler tarafından araştırılan olayların mantıklı ve bilimsel açıklamalarını bulmaya çalışırlar.
Somnambulizm
(a) Uyurken kişinin fiziksel aktivite göstermesi (uyurgezerlik)
(b) Derin hipnoz altında olan kişi
Spectre ( Hayalet )
Paranormal görüntü.
STARGATE
Amerikanın, 1970 ile 1995 yılları arasında, soğuk savaş döneminde başlattığı, Rusya ve diğer ülkelerdeki silahları uzaktan görme (TRV, technical remote viewing) çalışmasının adı. Bu bir şemsiye addır ve bir çok alt daldan oluşur.
Stigmata
Kişinin bedeninde açıklamanaz bir şekilde beliren ve Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğinde oluşan yaralara çok benzeyen yaralar.
Tanıklık çekincesi
İngilizce: witness inhibition. Normal dışı bir olayın tanığı olma korkusu. Bu durumlarda, yetenekler baskılanabilir. Toplu ve arkadaşla çalışma ile bunun önüne geçilebilir. Bakınız: Sahipolma direnci.
Tanım
Tanım, kelime anlamı olarak, bir kavramın, bir sözcüğün ayırıcı özellikleri ve temel özelliklerinin tümüdür. Aynı zamanda tarif ile eşanlamlıdır. Tanımlamak ise “sözcüğün gösterdiği varlığın ya da nesnenin yapısını, niteliklerini, temel özelliklerini dil aracılığı ile anlatmak”tır. Özünde ya da altında yatan yapıya ulaşmaya çalışmadan, yalnızca onu diğerlerinden ayırmaya yetecek niteliklerini sayarak yapılan tanımdır. Bu ad tanımıdır.
Tanımlanayan Uçan Cisim, UFO
Gökyüzünde görülen, açıklanamayan ışık veya nesneler. Genellikle dünya dışı varlıkların olduğuna dair kanıt olarak gösterilirler.
Tarama/Dowsing
Yer altında bulunan, su, maden damarı veya kayıp kişi ve objelerin kehanet çubuğu veya sarkaç ile paranormal taramayla aranması.
Tarot
Falcılıkta kullanılan, genellikle bir destesinde 78 karttan oluşan özel fal kartları.
Tekinsiz Yer
Tekinsiz ya da tekinsiz yer fantomların (hayalet) görülmesi, eşyaların kendiliğinden hareket etmesi ya da mahiyeti anlaşılamayan birtakım seslerin duyulması gibi olayların sıkça gözlemlendiği yerlere verilen genel bir addır.
Telekinezi
Nesnelerin paranormal hareketleri.
Telepathy ( Telepati)
Başka bir kişinin deneyimlerini veya düşüncelerini algılamak. Pratikte duru görü ile telepatiyi ayırt etmek zordur.
Telepati
Telepati ya da uzaduyum bireyler arasında bilinen beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen bilgi aktarımıdır. Bir başka deyişle, bireyler arasında duyular-dışı algılama yoluyla düşünce, fikir, duyum veya imajların aktarılmasını sağladığı ileri sürülen tesir irtibatıdır. Terim eski Yunanca’daki “uzak” anlamına gelen tele (τηλε)sözcüğü ile “etkilenme, tesir almış olma,hissetme” anlamlarına gelen patheia (πάθεια) sözcüğünün birleştirilmesiyle elde edilmiş olup önceden kullanılan “düşünce aktarımı” teriminin yerini almak üzere 1882’de ortaya atılmıştır.
Teleportasyon
Nesneleri paranormal yollarla uzaktaki başka bir yere aktarılması.
Temasla Zihin Okuma
Telepatinin taklidi bir teknik olarak, zihin okuyucusunun ( karşıdaki kişinin elini veya kolunu tutarak ) zihni okunan kişinin bilinçsizce yaptığı belli belirsiz kas hareketlerini anlamlandırması, okumasıdır. Ayrıca kas okuma olarak da bilinir.
Temel Teknik
Tahmini yapılan her kartın ayrılıp kenara koyulmasıyla uygulanan, Zihin Okuma testlerinde kullanılan Kart Tahmin testine verilen ad. ( Card-Guessing)
Teori
Teori-varsayım Yunanca “theoria” kelimesinden 1590–1600 yılları arasında bilime katılmıştır. “Bakmak-görmek” manasındadır.
Teosofi
Madam Blayatsky tarafından 1875’te bulunan, bireyle allah veya melekler arasında doğrudan bağlantı kurmayı amaçlayan din ve felsefe sistemi.
Tesadüf, Raslantı/Coincidence
Kısa zaman içinde, birbirleriyle alakası olmayan olayların, anlamlı ve birbirine bağlıymışcasına iki veya daha çok kez vukuu bulması. Raslantılar bazen açıklanamaz ve tahmin edilemez şekilde garip olabilirler.
Teurji
Tanrılarla ile bağlantıya geçip iletişim kurmayı amaçlayan büyü uygulamaları.
Therianthropy
İnsandan formundan hayvan formuna , sonra tekrar hayvan formundan insan formuna şekil değiştirebilme kabiliyeti. Bkz. Likantrop, şekil değiştirme.
Tılsım/Charm
Büyü veya içinde büyü taşıyan nesne
Trans
Transa girmek. Bilincin başka bir hali. Şuurun çevreye ve dış etkenlere tepkisinin azalarak, dış algılamasının azalması.
Trans Medyumu
Trans durumuna geçerek medyumsal fenomenler üreten kişi.
Transandantal meditasyon
Seslerin ( Mantra ) tekrarlanmasını kapsayan, Maharishi Mahesh Yogi tarafından bulunan meditasyon tekniği.
Uçan Daire
1947 de icat edilen bir terim. Genellikle dünya dışı uzay gemisi olduğuna inanılnan, bilinmeyen, diske benzer hava cisimlerine verilen ad. Şimdiki genel adı “ UFO” dur.
Ufoloji
UFO Çalışma ve araştırması alanı
Uğrama/Halk dilinde
Uzun bir süre boyunca aynı lokasyonda oluşan, açıklanamayan görüntü,ses,koku veya daha başka algıları içeren paranomal fenomenler.
Umbanda
Brezilya ruhani dini.
Uyku
Uyku tüm memelilerde, kuşlarda ve balıklarda gözlenen doğal dinlenme biçimidir. Bu canlılar günlük işlevlerini gerçekleştirebilmek için uykuya ihtiyaç duyarlar. Uyku tam anlamıyla şuursuzluk olarak nitelendirilemez. İnsanlarda yeterli uyku alınmaması unutkanlık, asabiyet, dikkat dağınıklığı gibi sorunlara neden olabilir. Ayrıca gereğinden fazla uyku depresyon gibi rahatsızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Uyku bozukluğu kimi insanlarda kronik hale gelip çok büyük sorunlara neden olabilmektedir. Uyku insan ömrünün 1/3 ünü oluşturur. Vücudun dinlenmesini ve beynin bir gün önce aldığı bilgiyi işlemesini sağlar. Uyku, 24 saatlik döngüde doğal olarak yerini almaktadır. Kişinin kolaylıkla uyandırılabildiği, değiştirilmiş bilinçlik halidir. Kişilerin uykudaki davranışlarını ve elektroensefalografi kullanarak onlarınbeyin dalgalarını inceleyen bilim adamları, uyku sırasında gerçekleşen olaylara dair kanıtları ortaya koyarlar. Uyanıkken ya da uyurken beyin dalgaları, beyindeki milyarlarcanöron arasındaki elektrik trafiği sonucunda üretilir.
Uyku Felci
Uyanık olduğu halde kişinin hareket edememesi durumu. Genellikle korkutucu olan bu deneyime yalancı uyanıklık adı da verilir.
Uzaktan his
Genelde durugörü ile aynı anlamda kullanılır (remote sensing)
Uzaktan iyileştirme
Parapsikoloji ve zihnin uzaktan etkisi olarka öne sürülen Psikokinezinin başka bir bedene veya zihne uygulanmasıdır. Son yıllarda alternatif tedavi yöntemleri arasında sayılmaya başlanan “uzaktan iyileştirme” bir çeşit, uzaktan etkileme ya da psikokinezi yöntemidir. Uzaktan iyileştirme, “bilinçli olarak bir kişinin, başka bir kişinin fiziksel veya duygusal iyilik halinin sağlanması için yapılan girişim” olarak tanımlanır. Uzaktan iyileştirme durumlarında “duacı” denen birisi kullanılır. Duacı bazen hastanın resmine bakarak, bazen de yoğun bakımda uzaktan hastayı görerek iyi dileklerde bulunur.
Uzaktangörü
Genelde durugörü ile aynı anlamda kullanılır (remote viewing)
Uzantı
Fiziksel bedenin paranormal uzantısı. Bazı mistik ve fiziksel medyumlarda olduğu rapor edilmiştir.
Varlık
Bir kişinin, hayvanın veya discarne varlığın mevcudiyetini algılama.
Varlık/Entity
Varoluş, varlık, şey.
Voodoo
Afrika kökenli ruhani ve çok eskilere dayanan bir din. Haiti, Jameika ve Kuba’ da yaygındır. Büyü ritülleri,transa girmek ve pozesyon önemli rol oynar bu dinde.
Yabancılar tarafından kaçırılma tecrübes
Rapor edilmiş ,yabancı yaratıklar tarafından ( çoğunlukla uzaylılar tarafından uzay gemilerine kaçırılan vakkalar) kaçırılma tecrübesidir. Kaçırılan kişi çoğunlukla zaman kaybı ( zaman atlaması ) ve hafıza kaybı gibi rahatsızlıklara mağruz kalmıştır. Hipnoz ve geriye dönme sanslarıyla hafıza onarıldığında, çoğunlukla, kaçırılan kişinin kaçıran yabancılar tarafından cerrahi mudahele gördüğü rapor edilmiştir.
Yanıltma
Sihirbazlar ve Mentalistler tarafından, kişinin dikkatini dağıtmak veya düşüncelerini karıştırmak için kullanılan teknikler.
Yargıç
Psişik deneylerde, hedefleri ve tepkileri karşılaştıran kişi.
Yılan Gücü
Bkz. Kundalini
Yoga ( Yoga )
Hindistan kökenli dini felsefe. Kişinin fiziksel ve psiko-spiritüel teknikleri kullanarak kendini daha yüksek bir bilince taşımasını savunur.
Zar Testi
Psikokinesis araştırmalarında kullanılan bir teknik. Özne zarların düşüşünü yönetmeye çalışır.
Zener Kartları
Üzerinde daire, kare, yunan haçı,beş köşeli yıldız ve üç adet dalgalı çizgi bulunan kartlardır. Bir destede her bir şekilden 5 adet olmak üzere 25 adet karttan oluşur. Algılama psikoloğu olan Karl Zener tarafından bulunmuştur. Duyu dışı algılama estlerinde kart takmini testlerinde kullanılır. ESP ( DDA) kartları olarak da bilinirler.
Zihin
Zihin ya da bilinç düşüncenin, algılamanın, belleğin, duygunun, isteğin ve düşlemenin bazı birleşimlerinde görünür olan bilincin ve zekânın kolektif görünüşlerini kapsar. Zihin bilinç akışı olarak tanımlanabilir. İnsan beyninin bilinçli süreçlerin tümünü içerir. Ayrıca bu sözcük kesin içeriklerde hayvanların bilinçli veya insanların bilinçaltı düşüncelerinin çalışmasını içermek için kullanılır. "Zihin" mantığın düşünce süreçlerine özellikle değinmek için sıklıkla kullanılır.
Zihin Okuma
Telepatinin bir diğer adı. Bkz. Telepathy ( Telepati )
Zihinsel Eğme
Metal objelerin eğilmesiyle ilgili Psikokinetik yetenek. Uri Geller tarafından popülarize edilen fenomen.
Zihinsel Medyumluk
Medyumun paranormal olarak bilgi elde etmesi.
Zombi
Büyü yoluyla yaşama döndürülen ruhsuz cesetlere verilen addır





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:

 
  Bugün 2 ziyaretçi (28 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=